O, konserlerde uyuşturucu satıyor.She's selling drugs at concerts.
John'un komşusu John'u uyuşturucu satarken görünce, onu ihbar etti.When John's neighbor saw John selling drugs, she blew the whistle on him.
Bu köpek uyuşturucu bulmak için eğitilmiştir.This dog is trained to smell out drugs.
Amerika daki çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Amerika'da çoğu suçlu uyuşturucuya bağımlıdır.Many criminals in America are addicted to drugs.
Polis ülke çapında yüzlerce uyuşturucu baskınları yaptı.The police have made hundreds of drug busts across the country.
Birçok ülkenin uyuşturuculara karşı sıkı yasaları vardır.A number of countries have strict laws against drugs.
O, uyuşturucu kullandığı için takımdan ilişkisi kesildi.He was dropped from the team for using drugs.
Uyuşturucu trafiğini, kök ve dalları ortadan kaldırmalıyız.We must eradicate the drug traffic, root and branch.
Uyuşturucu problemi uluslararasıdır.The drug problem is international.
Polis okulda büyük miktarda uyuşturucu ele geçirdi.The police seized a large quantity of drugs at the school.
Ben bir alkoliğim. Ben bir uyuşturucu bağımlısıyım. Ben eşcinselim. Ben bir dahiyim.I'm an alcoholic. I'm a drug addict. I'm homosexual. I'm a genius.
Mary uyuşturucu kullanıyordu, bu yüzden polis onu tutukladı.Mary was using drugs, so the police arrested her.
Polis bazı uyuşturucu satıcılarına karşı saldırı düzenledi.The police conducted an offensive against some drug dealers.
Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.Recreational drug use inspires many urban legends.
Adam uyuşturucu bulundurmaktan hapiste 3 yıl geçirdi.Adam spent 3 years in jail for drug possession.
Uyuşturucu etkisi altında bilincini kaybetti.He lost consciousness under the influence of the anesthetic.
Vera, uyuşturucu alan onun eski en iyi arkadaşlarından bağını kesmek zorunda kaldı.Vera had to disassociate herself from her former best friends, who got into drugs.
Kazananlar uyuşturucu madde kullanmaz.Winners don't use drugs.
Fazla kumar, uyuşturucu bağımlılığına benzer beyin değişimlerine neden olur.Excessive gambling causes the same brain changes as a drug addiction.
Ben, yakalanmadan önce Tom'un yıllardır Amerika'ya uyuşturucu ticareti yaptığını duydum.I heard that Tom had been smuggling drugs into America for years before he got caught.
Polisi büyük bir uyuşturucu operasyonunu ortaya çıkardı.The police uncovered a major drug operation.
Tom uyuşturucu kullanmaz.Tom doesn't do drugs.
Tom aşırı dozda uyuşturucudan öldü.Tom died of a drug overdose.
Tom'un uyuşturucu kullandığını sanmıyorum.I think that Tom doesn't do drugs.
Tom'un eskiden uyuşturucu satıcıları ve katillerle takıldığını duydum.I heard that Tom used to hang out with drug dealers and murderers.
İstemeyerek uyuşturucuyu almak zorunda kaldım.I was forced to take the drug against my will.
Benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın.You're a drug addict like me!
Sen benim gibi bir uyuşturucu bağımlısısın!You are a drug addict like me!
Portekiz kişisel kullanım için uyuşturucu bulundurmayı suç olmaktan çıkardı.Portugal has decriminalized drug possession for personal uses.
Alman çobanlar uyuşturucu maddeleri ortaya çıkarmada iyidir.German Shepherds are good at sniffing out drugs.
Onlar büyük bir markete uyuşturucu satarak para kazandı.They made money by selling drugs into the huge market.
O uyuşturucu bağımlısı.He's addicted to drugs.
Uyuşturucu bağımlısıdır.She's addicted to drugs.
Tom'un bir uyuşturucu sorunu var.Tom has a drug problem.
Uyuşturucu kullanıyor musunuz?Do you do drugs?
Gemi özenle arandı ama hiçbir uyuşturucu maddesi bulunmadı.The ship was searched thoroughly, but no illegal drugs were found.
İddialara göre, bir örgüt Avrupa uyuşturucu piyasasını kontrol ediyor.One organization allegedly controls the European drug market.
Onlar için uyuşturucu satmamı istediler ama reddettim.They wanted me to sell drugs for them, but I refused.
Uyuşturucu savaşı, siyasi bir savaştır.The war on drugs is a political war.
Dünya seks, para ve uyuşturucu etrafında dönüyor.The world turns around sex, money and drugs.
Tom uyuşturucu almış.Tom is high.
Davalının uyuşturucu bağımlılığı öyküsü yoktur.The defendant has no history of drug abuse.
Uyuşturucu kullanmam.I don't do drugs.
Uyuşturucu almam.I don't take drugs.
Tom'un uyuşturucu bağımlısı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom was a drug addict.
Polis Tom'un bir uyuşturucu satıcısı olduğundan şüphelendi.The police suspected that Tom was a drug dealer.
Onun uyuşturucu kullanmayı bırakmasını rica ettim.I begged him to stop using drugs.
Senin bir uyuşturucu sorunun var mı?Do you have a drug problem?
Eroin bir uyuşturucudur.Heroin is a drug.
Kokain bir uyuşturucudur.Cocaine is a drug.
Tom uyuşturucu bağımlısı oldu.Tom became a drug addict.
Ben bir uyuşturucu bağımlısı değilim.I'm not a drug addict.
Uyuşturucu kullanmıyorum.I'm not on drugs.
Tom Mary'nin içkisine uyuşturucu ilaç kattı.Tom drugged Mary's drink.
Tom uyuşturucu kullanmıyor.Tom isn't on drugs.
Uyuşturucu kullanıyor musun?Are you on drugs?
Uyuşturucu mu kullanıyorsun?Are you on drugs?
Tom'un bir alkol ve uyuşturucu sorunları hikayesi var.Tom has a history of alcohol and drug problems.
Tom'un bir uyuşturucu sorunu olduğunu düşünüyor musunuz?Do you think Tom has a drug problem?