uyuşmuş ile cümle

uyuşmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ellerim soğuktan uyuşmuş.My hands are numb from the cold.
Yüzücüler soğuktan uyuşmuştu.The swimmers were numb with cold.
Benim sağ elim uyuşmuş.My right hand is numb.
Sol kolum uyuşmuş.My left arm is asleep.
Parmaklarım soğuktan o kadar uyuşmuştu ki piyano çalamıyorum.My fingers are so numb with cold that I can't play the piano.
Onun sağ ayağı uyuşmuştu.His right leg was asleep.
Bacağım uyuşmuş. Hemen kalkabileceğimi sanmıyorum.My leg's gone to sleep, so I don't think I can stand up right away.
Parmaklarım o kadar üşümüş ki onlar uyuşmuş.My fingers are so cold they have gone numb.
Onun ayakları uyuşmuştu.His feet were asleep.
Elim soğuktan o kadar uyuşmuş ki parmaklarımı hareket ettiremiyorum.My hand is so numb with cold that I can't move my fingers.
Onlar bu konu üzerinde uyuşmuş olmalı.They must have agreed about this subject.
Tom uyuşmuş.Tom is numb.
Tom'un ayaklarını uyuşmuş hissediyordu.Tom's feet felt numb.
Tom'un bacağı uyuşmuştu bu yüzden ayağa kalkamadı.Tom's leg had fallen asleep so he couldn't stand up.
Sırtım uyuşmuş.My back is numb.
Parmaklarım uyuşmuş.My fingers are numb.
Herkes uyuşmuştu.Everyone was numb.
Ayak parmaklarım uyuşmuş.My toes are numb.
Bacaklarım uyuşmuş.My legs are numb.
Ben uyuşmuşum.I'm numb.
Ellerim uyuşmuştu.My hands were numb.
Sega'nın şu anki maskotu olan Sonic the Hedgehog renk uyuşmuştu.Sonic the Hedgehog, Sega's current mascot, was colored to match.
Sarayın tütsüsüyle uyuşmuş olarakHe's locked in the water gate.
Zihnimin en uyuşmuş yerinde bile, ...başka seçenekler olduğunu biliyordum.Even in my distraught state of mind, I knew that there were other choices.
Bacakların uyuşmuş olmalı.Your legs should be asleep by now.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.She was one of those women who kind of numb a fellow's faculties.
Sarhoş veya uyuşmuş değildim.I just wasn't drunk or high.
Sen onları uyanık sanırsın, oysa onlar (derin bir uykuda) uyuşmuşlardır.You may have thought that they were awake, yet they were asleep.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.La pierre tombe des mains d'Harry dans la forêt interdite.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Kivi putoaa Harryn tunnottomista sormista Kiellettyyn metsään.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Harry taber stenen i Den Forbudte Skov.
Taş Harry'nin uyuşmuş parmakları arasından kayıp Yasak Orman'da kaldı.Batu tersebut tergelincir dari jari-jari Harry yang kebas di Hutan Terlarang.
Bacakların uyuşmuş olmalı.A lábad mostanra már elzsibbadt.
Hiç o pozisyonda uyumadım. Bacakların uyuşmuş olmalı.Επειδή έχω κοιμηθεί σε αυτήν την στάση πολλές φορές.
Hiç o pozisyonda uyumadım. Bacakların uyuşmuş olmalı.لانني نمت في هذه الوضعية العديد من المرات وارجلي كانت تتنمل
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Bila je ena tistih žensk, ki vrste otrple kolegi na fakultetah.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Bola jednou z tých žien, ktoré druhy otupení kolega na fakultách.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Była jedną z tych kobiet, które rodzaj numb innymi w wydziałach.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Byla jednou z těch žen, které druhy otupělá kolega na fakultách.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Cô là một trong những người phụ nữ loại tê liệt một khoa của đồng bào.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Dia adalah salah satu wanita yang semacam mati rasa seorang rekan di fakultas.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Ea a fost una dintre acele femei care au un fel de amortit un tip de facultăţi.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Elle était l'une de ces femmes qui sorte de engourdie un camarade de faculté.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Era una di quelle donne che tipo di intorpidire un collega di facoltà.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Hän oli yksi niistä naisista, jotka sellainen tunnoton mies tiedekuntien.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Hon var en av de kvinnor som typ av numb en andra fakulteter.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Hun var en af de kvinder, der slags følelsesløs en fyr fakulteter.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.대한 쉰일곱 앞니. 그녀는 어떤 감각의 여자들 중의 하나가되었다 동료의 학부.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Ő egyike volt azoknak a nőknek, akik ilyen zsibbadt a fickó a karok.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Sie war eine jener Frauen, die Art von numb ein Kerl ist Fakultäten.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Zij was een van die vrouwen die soort gevoelloze een collega van de faculteiten.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Ήταν μια από εκείνες τις γυναίκες που το είδος του μουδιασμένος σχολές έναν συνάδελφο του.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Вона була однією з тих жінок, які начебто оніміння стипендіата факультетів.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Она была одной из тех женщин, которые вроде онемения стипендиата факультетов.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.Тя е една от онези жени,, които вид вцепенен факултети на един човек.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.حوالي 57 الأسنان الأمامية. كانت واحدة من تلك النساء اللواتي نوع من خدر زميل في الكليات.
O tür uyuşmuş bu kadınların biri oldu bir adam fakülte.仲間の学部。 彼女は私が10歳だったと客間に持ち込まれていたかのように私に感じさせてくれた
Sarhoş veya uyuşmuş değildim.Akurát som nebola opitá alebo na drogách.
Sarhoş veya uyuşmuş değildim.Chỉ là tôi không say rượu.
Sarhoş veya uyuşmuş değildim.Doar că eu nu eram nici băută nici drogată.

İlgili Sayfalar