Diğer bölümlere uymayan yapılandırma seçenekleriNameその他の設定Name
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Als iets niet perfect is, als het niet past bij ons verwachte model, bij het afval.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Dacă ceva nu e perfect, dacă nu se aliniază cu modelul premeditat, merge la gunoi.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Jeśli coś nie jest doskonałe, jeśli nie pasuje do zaplanowanego modelu, do kosza.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Když něco není dokonalé, není to přesně podle našich představ, šup s tím do popelnice.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.무엇이든 완전하지 않으면, 미리 계획된 모델과 일치 하지 않으면, 쓰레기통으로."
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Mert ha valami nem tökéletes, ha nincs összhangban az előre kigondolt modellel -- kukába vele.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Nếu có thứ gì không hoàn hảo, và nếu nó không ăn nhập với hình mẫu đã định trước, quẳng nó vào thùng rác.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Se algo não é perfeito, se não está alinhado com o tal modelo premeditado... lixeira.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Se qualcosa non è perfetta, se non si allinea con quel modello premeditato, cassonetto.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Si algo no es perfecto, si no cuadra con el modelo planeado, a la basura.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Si quelque chose n'est pas parfait, ne s'aligne pas au modèle préconçu - à la benne.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Wenn etwas nicht perfekt ist, wenn es nicht zu dem vorbedachten Modell passt, Mülleimer.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Ако нещо не е идеално, ако не съвпада с очаквания модел, на боклука.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Если что то не идеально, не соответствует запланированной модели - на свалку.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.Якщо щось не ідеально, не відповідає запланованій моделі - на звалище.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.אם משהו לא מושלם, אם הוא לא מסתדר עם התבנית המתוכננת מראש, אשפה.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.لو هناك شىء غير مثالي، لو لم يستقيم مع نموذج مسبق، قمامة.
Eğer birşey mükemmel değilse, önceden tasarlanmış modele uymazsa, doğru çöplüğe.計画されたモデルでなかったりすると 「おっと 傷がある ゴミ箱行きだ
Eğer doktoranızı almak istiyorsanız bu üniversiteden, müfredata uymak zorundasınız.Dacă doreşti să-ţi primeşti doctoratul de la această universitate, va trebui să te ţii de programă.
Eğer doktoranızı almak istiyorsanız bu üniversiteden, müfredata uymak zorundasınız. İyi geceler.Če želite doktorat na tej univerzi, se boste držali učnega načrta.
Eğer doktoranızı almak istiyorsanız bu üniversiteden, müfredata uymak zorundasınız. İyi geceler.Si desea doctorarse en esta universidad... tendrá que seguir el plan de estudios asignado.
Eğer doktoranızı almak istiyorsanız bu üniversiteden, müfredata uymak zorundasınız. İyi geceler.Αν θέλετε να πάρετε το ντοκτορά σας από εδώ, θα πρέπει να ακολουθήσετε την διδακτέα ύλη.
Eğer doktoranızı almak istiyorsanız bu üniversiteden, müfredata uymak zorundasınız.Pkud chcete získat doktorát na této univerzitì, budete sledovat pøedepsanou osnovu.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Můžete z toho šílet a shodit experiment na zem, pokud nedbáte pravidel.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.Te poţi enerva şi trânteşti experimentul de pământ, dacă nu urmezi regulile.
Eğer kurralara uymazsanız sinirlenip deneyi yere fırlatabilirsiniz.אתם יכולים לכעוס ולזרוק את הניסוי על הרצפה, אם לא תלכו לפי הכללים.
Emrine uymayacağım.Няма да ви се подчинявам.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A aby překonaly překážky, mohou přizpůsobovat formaci během letu.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.A pri prelete cez prekážky môžu tieto formácie za letu prispôsobovať.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.E per volare attraverso gli ostacoli riescono rapidamente ad adattare la formazione.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.És miközben akadályokon haladnak át, képesek a köteléket menet közben módosítani.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Et pour voler à travers les obstacles ils peuvent s'adapter aux formations à la volée.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.또, 장애물을 통과하며 날기 위해서 비행중에 포메이션에 적응 할 수 있습니다.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Om door obstakels te vliegen, kunnen ze de formaties tijdens het vliegen aanpassen;
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Para voarem através de obstáculos podem adaptar as formações de improviso.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Şi ca să zboare printre obstacole se pot adapta la diverse formaţii în zbor.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Und um durch Hindernisse zu fliegen, können sie ihre Formation im Flug anpassen.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Y para volar sorteando obstáculos pueden modificar las formaciones sobre la marcha.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Και για να πετάξουν μέσα από αντικείμενα μπορούν να προσαρμόσουν τους σχηματισμούς στον αέρα.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Для преодоления препятствия роботы адаптируются на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.И за да прелитат през препятствия, те могат да адаптират формациите в движение.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.Якщо потрібно пролетіти крізь перешкоди, роботи змінюють стрій на лету.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.וכדי לטוס דרך מכשולים, הם יכולים לטוות את המבנים תוך כדי טיסה.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.وتطير من خلال عوائق يمكنها تكييف التشكيل أثناء الطيران.
Engellerin içinden uçarak geçebilmek için uçuş sırasında dizilişe uymaları gerekiyor.その場で編隊を変形して対応します ロボットは互いにとても近い距離で飛んでいます
Fakat buna uymalısın.Ale należy się z tym godzić.
Fakat buna uymalısın.Mas tens de o tolerar.
Fakat buna uymalısın.-men du måste rätta dig efter det.
Fakat buna uymalısın.- men samtidig må du udholde den.
Fakat buna uymalısın.-mutta sinun on siedettävä sitä.
Fakat buna uymalısın.Pero debes soportarla.
Fakat buna uymalısın.Però devi sopportare.
Fakat buna uymalısın.Αλλά να τη δέχεσαι.
Fakat buna uymalısın.Но ты должен это терпеть.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.하지만, 이것들은 원격통신이나 컴퓨팅과 같은 방식의 사고에서 뚝딱 떨어지는 그런 것들이 아니지요.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.To oczywiste, ale niekoniecznie w podejściu informatycznym.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.אבל שוב, זה משהו שלא בא בצורה טבעית משיחות ועידה או סגנון חשיבה של מחשוב;
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.لكن مرة اخرى، انه لم يكن شيء طبيعي في المؤتمرات او طريقة الكمبيوتر في التفكير.
Fakat, telekomünikasyondan veya programlama stillerinin düşünme tarzına doğallıkla uymayan bir şey vardı.概念から自然に導かれるものではありません まさに設計思想とか空間的概念の話になります