Ana içeriğe geç
Sözlük

uyma ile cümle

uyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Amacim butun bu kaidelere uymakti.Zato sem se želel ravnati po teh.
Amacim butun bu kaidelere uymakti.Κι έτσι ήθελα να τους ακολουθήσω.
Amacim butun bu kaidelere uymakti.И я хотел следовать им.
Amacim butun bu kaidelere uymakti.Тези ми се искаше да ги следвам.
Amacim butun bu kaidelere uymakti.אז רציתי באמת לשמור על החוקים הללו.
Amacim butun bu kaidelere uymakti.فاردت ان اتبعها
Amacim butun bu kaidelere uymakti.因此我要遵守依啲規條。
Amacim butun bu kaidelere uymakti.私はこの試みに真剣になりました
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Ale baby one bały się Boga, i nie czyniły, jako im rozkazał król Egipski, ale żywo zachowywały chłopiątka.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Ale baby sa bály Boha, a neurobily tak, ako im hovoril egyptský kráľ, lež nechaly chlapcov žiť.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Bály se pak ty baby Boha, a nečinily tak, jakž jim poručil král Egyptský, ale živých nechávaly pacholíků.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.그러나 산파들이 하나님을 두려워하여 애굽왕의 명을 어기고 남자를 살린지라
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Men Jordemødrene frygtede Gud og gjorde ikke, som Ægypterkongen havde befalet dem, men lod Drengebørnene leve.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Men jordmødrene fryktet Gud og gjorde ikke som kongen i Egypten bød dem, men lot guttebarna leve.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Но бабите се бояха от Бога, та не правеха каквото им заръча египетския цар, а оставяха живи мъжките деца.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.Но повивальные бабки боялись Бога и не делали так, как говорил им царь Египетский, и оставляли детей вживых.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.ותיראן המילדת את האלהים ולא עשו כאשר דבר אליהן מלך מצרים ותחיין את הילדים׃
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.ولكن القابلتين خافتا الله ولم تفعلا كما كلمهما ملك مصر. بل استحيتا الاولاد.
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.但 是 收 生 婆 敬 畏 神 、 不 照 埃 及 王 的 吩 咐 行 、 竟 存 留 男 孩 的 性 命
Ama ebeler Tanrıdan korkan kimselerdi, Mısır Kralının buyruğuna uymayarak erkek çocukları sağ bıraktılar.但是 收生婆 敬 畏神 、 不 照 埃及 王 的 吩咐 行 、 竟 存留 男孩 的 性命
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.(77:56) Но они еще искушали и огорчали Бога Всевышнего, и уставов Егоне сохраняли;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Aber sie versuchten und erzürnten Gott den Höchsten und hielten ihre Zeugnisse nicht
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Ale oni pokúšali a dráždili Boha, Najvyššieho, a neostríhali jeho svedoctiev,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.A wszakże przecież kusili i draźnili Boga najwyższego, a świadectwa jego nie strzegli.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Contudo tentaram e provocaram o Deus Altíssimo, e não guardaram os seus testemunhos.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dar ei au ispitit pe Dumnezeul Prea Înalt, s'au răzvrătit împotriva Lui, şi n'au ţinut poruncile Lui.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dầu vậy , chúng_nó thử và phản_nghịch Ðức_Chúa_Trời_Chí cao , Không giữ các chứng_cớ của Ngài ;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dầu vậy, chúng nó thử và phản nghịch Ðức Chúa Trời Chí cao, Không giữ các chứng cớ của Ngài;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.De megkisérték és megharagíták a magasságos Istent, és nem õrizék meg bizonyságait;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Dog fristed og trodsede de Gud den Allerhøjeste og overholdt ikke hans Vidnesbyrd;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.그럴지라도 저희가 지존하신 하나님을 시험하며 반항하여 그 증거를 지키지 아니하며
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Ma ancora lo tentarono, si ribellarono a Dio, l'Altissimo, non obbedirono ai suoi comandi
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Mais ils tentèrent le Dieu Très Haut et se révoltèrent contre lui, Et ils n`observèrent point ses ordonnances.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Men de fristet Gud, den Høieste, og var gjenstridige mot ham, og de aktet ikke på hans vidnesbyrd.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Men i sin gensträvighet frestade de Gud den Högste och höllo icke hans vittnesbörd;
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Mutta niskoittelullaan he kiusasivat Jumalaa, Korkeinta, eivätkä ottaneet hänen todistuksistansa vaaria,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Pero pusieron a prueba al Dios Altísimo y lo amargaron, y no guardaron sus testimonios
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Tetapi mereka berontak dan menguji Allah Yang Mahatinggi, perintah-perintah-Nya tidak mereka taati
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Vendar so izkušali Boga Najvišjega in se mu upirali in pričevanj njegovih se niso držali.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Však vždy předce pokoušeli a dráždili Boha nejvyššího, a svědectví jeho neostříhali.
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Και ομως επειρασαν και παρωξυναν τον Θεον τον υψιστον και δεν εφυλαξαν τα μαρτυρια αυτου
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.Но въпреки това те изпитваха Всевишния Бог и се бунтуваха против Него, И не пазеха наредбите Му,
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.וינסו וימרו את אלהים עליון ועדותיו לא שמרו׃
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.فجربوا وعصوا الله العلي وشهاداته لم يحفظوا
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.他 們 仍 舊 試 探 悖 逆 至 高 的 神 、 不 守 他 的 法 度
Ama onlar yüce Tanrıyı denediler, Ona başkaldırdılar, Koşullarına uymadılar.他 們仍舊試 探 悖逆 至高 的 神 、 不 守 他 的 法度
Ama telif hakkı kurallarıyla ilgili her şeye uymak istiyorum. .Ale chci se ujistit, že je všechno v pořádku z hlediska autorských práv.
Ama telif hakkı kurallarıyla ilgili her şeye uymak istiyorum. .그러나 나는 모든 것이 확실히 승승장구하길 만들고 싶다 저작권 법 때문에.
Ama telif hakkı kurallarıyla ilgili her şeye uymak istiyorum. .קודם כל, אני רוצה לוודא שהכל בסדר מבחינת חוקי זכויות יוצרים.
Ama telif hakkı kurallarıyla ilgili her şeye uymak istiyorum. .ولكن اريد أن اتأكد ان كل شيئ صحيح من حيث حفظ قوانين النشر.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Ale ak nebudete poslúchať tieto slová, prisahám sám na seba, hovorí Hospodin, že bude púšťou tento dom.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Ha pedig nem hallgattok e szókra, én magamra esküszöm, azt mondja az Úr, hogy elpusztul e ház.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Jestliže pak neuposlechnete slov těchto, skrze sebe přisahám, dí Hospodin, že poušť bude dům tento.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››너희가 이 말을 듣지 아니하면 내가 나로 맹세하노니 이 집이 황무하리라 나 여호와의 말이니라
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Lecz jeżli nie posłuchacie tych słów, sam na się przysięgam, mówi Pan, że ten dom pustynią będzie.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Men dersom I ikke hører på disse ord, da sverger jeg ved mig selv, sier Herren, at dette hus skal bli ødelagt.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Men hører I ikke disse Ord, så sværger jeg ved mig selv, lyder det fra HERREN, at dette Hus skal lægges øde.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Pero si no escucháis estas palabras, por mí mismo he jurado, dice Jehovah, que esta casa será desolada
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››Toda če ne boste poslušali teh besed, pri sebi prisegam, govori GOSPOD, da pride v razdejanje ta hiša.
Ancak bu buyruklara uymazsanız, diyor RAB, adım üzerine ant içerim ki, bu saray viraneye dönecek.› ››А если не послушаете слов сих, то Мною клянусь, говорит Господь,что дом сей сделается пустым.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod