uykulu ile cümle

uykulu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Uykuluysan, yatmalısın.If you're sleepy, you should go to bed.
Uykuluysanız, uyumalısın.If you're sleepy, you should sleep.
Uykulu olduklarını söylediler.They said they were sleepy.
Uykulu gibi davrandım.I pretended to be sleepy.
Tom hep uykulu görünüyor.Tom always looks sleepy.
Hiç uykulu değilim.I am not sleepy at all.
Çok uykuluydum ve hemen uyudum.I was very sleepy and fell asleep right away.
Çocuklar uykulu.The kids are sleepy.
Çok uykuluyum neredeyse düşmek üzereyim.I'm so sleepy I'm about to fall over.
Öldürülen askerler ya uyurken ya da yarı uykulu bir şekilde kaçarken vurularak öldürüldü.The enemy were killed while half asleep.
Ve ben uykulu elde tutmak.And I keep getting sleepy.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.You feel kind of sleepy afterwards.
Ciğer, kalp, dil, taşlık, uykuluk gibi sakatatları haftada bir kez yiyin.Therefore have organ meats like liver and onions, heart, tongue, gizzard, sweetbreads once a week.
Caterpillar, ağzında nargile aldı ve bir gayretsiz onu ele uykulu ses.Caterpillar took the hookah out of its mouth, and addressed her in a languid, sleepy voice.
'Şeker pekmezi,' onun arkasında uykulu bir ses söyledi.'Treacle,' said a sleepy voice behind her.
Uykulu, başından çok şey geçmiş.He's drowsy, been through a lot.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Otherwise the sleepy people are going to destroy this earth, this life.
-Evet Charlie seni aptal uykulu kafa uyan...Yeah Charlie you silly sleepy head - wake up
Uykulu küçük Liberty kasabasında korkunç bir cinayet işlendi.A horrible murder has taken place in the sleepy little town of Liberty.
Erken belirtilere uykululuk veya uyanıklık hakim olacaktır.The early symptoms would be dominated by sleepiness or wakefulness.
Etkilenen insanlar günlük aktiviteleri sırasında uykuya dalarlar ve her zaman uykulu hissederler.The affected people would fall asleep during day-to-day activities and always feel sleepy.
Tombul beyaz bir kedi, duvarın üstüne oturdu ve onları uykulu gözlerle seyretti.Eine fette weiße Katze saß auf einer Mauer und beobachtete sie mit schläfrigen Augen.
Her zaman uykulu hissederim.Siempre tengo sueño.
Ben şimdi çok uykuluyum.Ahora tengo mucho sueño.
Ben uykulu değilim.No tengo sueño.
Çok uykuluyum.Tengo mucho sueño.
Sanırım her ikimiz de biraz uykuluyuz.Creo que los dos tenemos un poco de sueño.
Tom ve Mary her ikisi de uykulu.Tanto Tom como Mary tenían sueño.
Çok uykulu hissettim.Tenía mucho sueño.
Öldürülen askerler ya uyurken ya da yarı uykulu bir şekilde kaçarken vurularak öldürüldü.Aquellos que intentaban huir morían por un disparo en la espalda o decapitados.
O, çok uykulu görünüyor.Sembra molto assonnato.
Tom, çok uykulu görünüyorsun.Tom, sembri molto assonnato.
Tom çok uykulu görünüyordu.Tom sembrava molto assonnato.
Tom uykulu görünüyor, değil mi?Tom sembra assonnato, non è vero?
Washington Irving'in kısa öyküsü Uykulu Kuytu Menkıbesi "ilk büyük korku-komedi öyküsü" olarak anılır.القصة القصير أسطورة سليبي هولو للكاتب واشنطن إيرفينج تعد "أول قصة كوميديا رعب عظيمة".
Her gece çekim yaptığı için "hep uykulu gezdiğini" ve "iyice kilo aldığını" belirtti.Sendo dito todas as manhãs, 'Cara, o que você fez na noite passada?' me deixa louco."
Tom uykulu değildi.Tom não estava com sono.
Gayet uykulu Gretel Hansel'e "akşam yatma duası"nı söylemeleri gerektiğini hatırlatır.Gretel herinnert Hänsel eraan hun avondgebed op te zeggen.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.Barn uppvisar ofta endast icke-specifika symptom, såsom irritation och dåsighet.
O uykulu değil.Він не хоче спати.
O uykulu değil.Вона не хоче спати.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.U dětí se často vyskytují pouze nespecifické symptomy, jako je podrážděnost a ospalost.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.De regulă, copiii prezintă numai simptome nespecifice, cum sunt iritabilitatea și somnolența.
Her gece çekim yaptığı için "hep uykulu gezdiğini" ve "iyice kilo aldığını" belirtti.Majd annyit mondott: „Aludni akarok”, s fokozatosan elhagyta ereje.
Öğrenciler bugün uykulu gibi görünüyor.A jó mindig legyőzi a rosszat.
Çocuklar genelde özel olmayan semptomlar sergiler: irritabilite (duyarlılık) ve drowsiness (uykulu olma) gibi.Anak-anak biasanya hanya menunjukkan gejala nonspesifik, seperti lekas marah dan mengantuk.
Hatta uykuya başladığı zaman diliminden daha uykulu bir hâldedir.初登場時に冥夜に斬られる(無事だったが)。
Gece geç saatlere kadar oturduğum için, çok uykuluyum.夜更かしをしたので、とても眠いんだ。
Hâlâ uykulu musun?まだ眠たいですか?
Hatta uykuya başladığı zaman diliminden daha uykulu bir hâldedir.既夜若为眠,狂歌莫能罢。
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Altfel, oamenii adormiţi vor distruge acest pămant, această viaţă.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Altrimenti coloro che dormono distruggeranno questa Terra, la vita.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Anders zullen de slapende mensen deze aarde, dit leven vernietigen.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Annars kommer de sovande människorna att förstöra detta jordklot, detta liv.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.De lo contrario la gente dormida va a destruir este planeta, esta vida.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Nếu không thì những người ngủ sẽ phá hủy trái đất này, cuộc sống này.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Sonst werden die schlafenden Leute diese Erde zerstören, dieses Leben.
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.Διαφορετικά, η κοιμισμένοι άνθρωποι πρόκειται να καταστρέψουν αυτή τη γη, αυτή τη ζωή.♪
Aksi takdirde uykulu insanlar bu dünyayı yok edecekler, bu hayatı.この地球を破壊し この生を破壊しつづける 政治家たちは眠っている
Bazen kulaklarım zil. Üşüyorum. Ve ben uykulu elde tutmak.לפעמים צלצולים באוזניים. קר לי. ואני ממשיך לקבל מנומנם.
İlgili Sayfalar