Ana içeriğe geç
Sözlük

uykuda ile cümle

uykuda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Det betyder at den ikke er i dvale.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.E questo vuol dire che non è dormiente.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Ez azt jelenti, hogy nem alvó élőlény.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Isto significa que não está dormente.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.무슨 의미냐면, 이 생물은 동면을 하지 않는다는 뜻이에요.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Şi ce înseamnă asta e că nu e inactivă.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Und das bedeutet, dass sie nicht schlafen.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Và điều đó có nghĩa là nó không ngủ đông.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Y eso significa que no está latente.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Το οποίο σημαίνει ότι δεν είναι σε ληθαργική κατάσταση.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.И това означава, че тя не е дормантна.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.Это значит, что она не находится в состоянии покоя.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.וזה אומר שהוא איננו רדום.
Bu da bakterinin uykuda olmadığı anlamına geliyor.و هذا يعني أنها مازالت يقظة
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Aceste două războaie mondiale dovedesc că este adormit.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.De två världskrigen bevisar att hon sover.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Deze twee wereldoorlogen bewijzen dat hij ingeslapen is.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Diese zwei Weltkriege beweisen, dass er schläft.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Estas dos guerras mundiales demuestran que esta dormido.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Hai cuộc chiến tranh thế giới đây chứng minh rằng người ta đang ngủ.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Le due guerre mondiali dimostrano che è addormentato.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.Αυτοί οι δύο Παγκόσμιοι Πόλεμοι αποδεικνύουν ότι είναι κοιμισμένος.
Bu iki Dünya Savaşı onun uykuda olduğunun kanıtıdır.人類が眠っていることを示している 次の第三次世界大戦を防げるのは
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.수면은 우리 삶에서 중요한 부분입니다. 1/3을 자면서 보낸다고 하죠.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Acesta este o parte importantă a vieţii, o treime ar trebui să ne-o petrecem dormind.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.C'est une partie importante de notre vie : 1/3 à dormir.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Dies ist ein wichtiger Teil unseres Lebens. Wir sollen ein Drittel unseres Lebens schlafen.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Dit is een belangrijk deel van ons leven. We slapen ongeveer een derde deel.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Esta es una parte importante de nuestras vidas, ya que un tercio lo pasamos durmiendo.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.É uma parte importante da nossa vida, um terço que passamos a dormir,
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.E' una parte rilevante della nostra vita, circa un terzo dedicato al sonno.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Nagyon fontos része ez az életünknek, egyharmadát alvással töltjük.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.To ważna część naszego życia, przyjmuje się, że jedną trzecią przesypiamy.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Сон - значительная часть нашей жизни, предположительно, одна треть.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.Това е важна част от живота ни - предполага се, че една трета е сън.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.זה חלק חשוב מהחיים שלנו, אנחנו אמורים לישון שליש מתוכם.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.إنه جزء هام في حياتنا، يفترض أن نمضي ثلث أعمارنا في النوم.
Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.ところで 睡眠に問題をお持ちの方は
Derin uykuda, bu bilgiyi taşımazsın ve tüm insanlar bu hale gitmek isterler.En sueño profundo no tienes este conocimiento y todos los seres quieren ir a ese estado.
Derin uykuda, var olduğuna dair bu bilgi bile yoktur sende.En sueño profundo no tienes siquiera este conocimiento de que existes.
Eğer başarılı olacaksanız, uykudan feragat edeceksiniz.Jeśli chcesz odnieść prawdziwy sukces, musisz być w stanie zrezygnować ze snu.
Ego uykudaki benliktir.Bản ngã tồn tại như cái ta thay thế trong giấc ngủ.
Ego uykudaki benliktir.Das Ego ist ein Ersatz für das Selbst im Schlaf.
Ego uykudaki benliktir.Ego bestaat, in de slaap, als een substituutzelf.
Ego uykudaki benliktir.Egot existerar som ett ställföreträdande själv i sömn.
Ego uykudaki benliktir.Ego-ul există ca un substitut al sinelui în somn.
Ego uykudaki benliktir.El ego existe en el sueño como un sustituto del ser.
Ego uykudaki benliktir.L'ego esiste come sostituto del sé, nel sonno; nel momento in cui sei risvegliato
Ego uykudaki benliktir.Το εγώ υπάρχει ως υποκατάστατο του εαυτού μας στον ύπνο.
Ego uykudaki benliktir.あなたが目覚めた瞬間
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, chcę porozmawiać. Chcę porozmawiać." A ja starałem się udawać, że śpię.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, ich will reden. Ich will reden." Während ich versuche, mich schlafend zu stellen.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, ik wil met je praten." En ik maar doen alsof ik sliep.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum.'Eric, je veux parler." Alors que j'essayais de faire le mort.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, mondanom kell neked valamit. Beszélni akarok veled." Miközben én alvást színlelek.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, preciso de falar contigo". E eu a tentar fingir que estava a dormir.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, quiero hablar contigo. Quiero hablar contigo." Y trato de hacerme el dormido.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, voglio parlare con te. Ti voglio parlare." E io facevo finta di dormire.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."Eric, vreau să vorbim. Vreau să vorbim." Şi încerc să mă prefac că dorm.
"Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum."에릭, 나랑 말좀해. 나랑 말좀 하자고." 그래서 저는 계속 자는 척 했습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod