Şimdi ihtiyacın olan şeyin biraz uyku olduğunu düşünüyorum.I think that what you need now is some sleep.
Tom'un uykusu gelebileceğini düşünüyorum.I think Tom might be sleepy.
Sanırım Tom'un şimdiye kadar oldukça uykusu gelmiş olmalı.I think Tom must be pretty sleepy by now.
Tom bana uykumun gelip gelmediğini sordu.Tom asked me if I was sleepy.
Tom'un uykusu gelmeye başladı.Tom began to feel sleepy.
Tom uykusunda inledi.Tom groaned in his sleep.
Tom hâlâ uykulu.Tom is still sleepy.
Tom'un yatakta gözüne uyku girmedi.Tom lay awake in bed.
Tom biraz uykulu görünüyor.Tom looks a little sleepy.
Tom Mary'nin muhtemelen uykulu olduğunu fark etti.Tom realized Mary was probably sleepy.
Tom uykuya dalmaya başladı.Tom started to drift off to sleep.
Tom uykulu hissediyordu.Tom was feeling sleepy.
Son zamanlarda uyku sorunu yaşıyorum.Recently, I've been having trouble sleeping.
Ben tekrar uykulu oluyorum.I'm getting sleepy again.
Uyku sorunu yaşıyorum.I'm having trouble sleeping.
Tom yine evde, uykusunu tamamlıyor.Tom is back at the house, catching up on his sleep.
Tom uykusu ağır bir kimse.Tom is a heavy sleeper.
Tom okurken uykuya daldı.Tom fell asleep while reading.
Tom gazete okurken uykuya daldı.Tom fell asleep while reading the newspaper.
Tom bir kitap okurken uykuya daldı.Tom fell asleep reading a book.
Tom'un bütün istediği sekiz saatlik kesintisiz uykuydu.All Tom wanted was eight hours of uninterrupted sleep.
İnsanlar neden kış uykusuna yatamaz?Why can't people hibernate?
Uykulu musun, sevgilim?Are you sleepy, honey?
Hepimiz uykuya daldık.We all fell asleep.
Benim uyku alışkanlıklarım olimpiyatlar nedeniyle altüst edildi.My sleeping patterns have been turned upside down due to the Olympics.
Onu düşünerek uykunu kaçırma.Don't lose any sleep over it.
Sincap kış uykusuna yatıyor.The squirrel is hibernating.
Bu sincap kış uykusuna yatıyor.This squirrel is hibernating.
Tom bana birkaç hafta önce bir uyku tulumu verdi.Tom gave me a sleeping bag a few weeks ago.
Yemek için çok uykuluyum.I'm too sleepy to eat.
Tom kestirerek uykusuzluğunu telafi etmeye çalıştı.Tom tried to make up for his lack of sleep by taking a nap.
Tom kitap okurken uykuya daldı.Tom fell asleep while reading a book.
Sen uykunda yürüyorsun.You've been walking in your sleep.
Sen uykunda konuşuyorsun.You talk in your sleep.
İyi bir gece uykusu alman gerekiyor.You should get a good night's sleep.
Yalnızca biraz uyku alman gerek.You just need to get some sleep.
İhtiyacın olan iyi bir gece uykusu.What you need is a good night's sleep.
Tom o kadar yorgundu ki akşam yemeği yemeden uykuya daldı.Tom was so tired that he fell to sleep without eating dinner.
Tom tekrar uykuya dalmaya çalıştı.Tom tried to go back to sleep.
Tom bir uyku hapı içti fakat yine de uyuyamadı.Tom took a sleeping pill, but still couldn't fall asleep.
Tom bazen uykudan geç kalkar.Tom sometimes sleeps in.
Tom uykusunda takla attı.Tom rolled over in his sleep.
Tom uykusunda yuvarlandı.Tom rolled over in his sleep.
Tom uykusunda huzur içinde öldü.Tom passed away peacefully in his sleep.
Tom uyku sorunları yaşıyor.Tom is having trouble sleeping.
Tom birinin onu uykusunda öldürebileceğinden korkuyor.Tom is afraid that someone might kill him in his sleep.
Tom tekrar uykuya daldı.Tom fell back to sleep.
Tom dün gece uykusunda öldü.Tom died in his sleep last night.
Belki Tom uykusunda yürüyordu.Maybe Tom was walking in his sleep.
Belki de sadece biraz uykuya ihtiyacım var.Maybe I just need some sleep.
Yeterli uyku aldığından emin ol.Make sure you get enough sleep.
Tom uykuya dalmış gibi görünüyor.It looks like Tom has fallen back to sleep.
Ben hâlâ yarı uykudayım.I'm still half asleep.
Tekrar uykuya dalamadım.I couldn't fall back to sleep.
Bir uyku hapı almayı denediniz mi?Have you tried taking a sleeping pill?
Yeterli uyku uyuyor musun?Have you been getting enough sleep?
Yapabilirsen iyi bir gece uykusu al.Get a good night's sleep if you can.
Hiç uyku hapları alıyor musunuz?Do you ever take sleeping pills?
Uykunu alıyor musun?Are you getting enough sleep?
Uykuya karşı mücadele ettim.I fought against sleep.