Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Fiţi împlinitori ai Cuvîntului, nu numai ascultători, înşelîndu-vă singuri.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời , chớ lấy nghe làm đủ mà lừa_dối mình .
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Hãy làm theo lời, chớ lấy nghe làm đủ mà lừa dối mình.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.너희는 도를 행하는 자가 되고 듣기만 하여 자신을 속이는 자가 되지 말라
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Maar naar dat nieuws moet u niet alleen luisteren, u moet er ook naar handelen.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vær ordets gjørere, og ikke bare dets hørere, idet I dårer eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men varen ordets görare, och icke allenast dess hörare, eljest bedragen I eder själva.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Men vorder Ordets Gørere og ikke alene dets Hørere, hvormed I bedrage eder selv.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Mutta olkaa sanan tekijöitä, eikä vain sen kuulijoita, pettäen itsenne.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Pero sed hacedores de la palabra, y no solamente oidores, engañándoos a vosotros mismos
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Seid aber Täter des Worts und nicht Hörer allein, wodurch ihr euch selbst betrügt.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Siate di quelli che mettono in pratica la parola e non soltanto ascoltatori, illudendo voi stessi
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Γινεσθε δε εκτελεσται του λογου και μη μονον ακροαται, απατωντες εαυτους.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Будьте же исполнители слова, а не слышатели только,обманывающие самих себя.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.Будьте ж чинителями слова, а не тілько слухателями, обманюючи себе самих.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.не правите ли различия помежду си, и не ставате ли пристрастни съдии?
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.והיו עשי הדבר ולא שמעיו לבד לרמות את נפשכם׃
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.ولكن كونوا عاملين بالكلمة لا سامعين فقط خادعين نفوسكم.
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.只 是 你 們 要 行 道 、 不 要 單 單 聽 道 、 自 己 欺 哄 自 己
Tanrı sözünü yalnız duymakla kalmayın, sözün uygulayıcıları da olun. Yoksa kendinizi aldatmış olursunuz.只是 你 們要 行道 、 不 要 單單 聽道 、 自己 欺哄 自己
Ve bizim harika kuzey şehirlerimizde, aslında bizim de zulum uygulayıcılar olduğumuzu.그리고 우리가 oppressors 여기 우리의 아름 다운 북부 도시에 있었다.
Ve bizim harika kuzey şehirlerimizde, aslında bizim de zulum uygulayıcılar olduğumuzu.و طغاة هنا في المدن الرائعة الشمالية.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Așa că înțelepciunea practică nu necesită acte eroice de sacrificiu de sine din partea celor care o practică.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.A také že praktická moudrost nevyžaduje hrdinství nebo sebeobětování ze strany jejích činitelů.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Donc la sagesse pratique ne nécessite pas des actes héroïques de dévouement de la part des professionnels.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.E così la saggezza pratica non richiede atti di eroismo o di sacrificio da parte dei professionisti.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.És így a gyakorlatias bölcsesség nem kíván meg önfeláldozó hősies cselekedeteket az ezt alkalmazók részéről.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Kebijakan praktis tak membutuhkan tindakan heroik atau jagoan pada diri para praktisi.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Klugheit verlangt also keine Heldentaten der Selbstaufopferung von den Ausübenden.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.그래서 실천적 지혜는 실천자들의 영웅적인 행위나 자기 희생을
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Por eso la sabiduría práctica no requiere actos heroicos de abnegación por parte de los profesionales.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Por isso, a sabedoria prática não requer atos heroicos de sacrifício próprio por parte dos praticantes.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Praktická múdrosť nevyžaduje hrdinstvo, či sebaobete zo strany ich aktérov.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Praktische wijsheid heeft daarom niet echt heroïsche daden van zelfopoffering nodig van de beoefenaars.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Så praktisk visdom kræver ikke heroiske handlinger af selvopofrelse fra den praktiserendes side.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Và cũng như sự khôn ngoan sáng suốt thực tiễn không đòi hỏi hành động hy sinh như 1 phần của việc thực hiện,
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Zatem zdrowy rozsądek nie wymaga heroicznego aktu poświęcania się ze strony pracujących.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.Η πρακτική σοφία δεν απαιτεί ηρωικές πράξεις ή αυτοθυσία από τη μεριά των επαγγελματιών.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.А житейская мудрость не требует героического самопожертвования от тех, кто ее практикует.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.И така, практическата мъдрост не изисква героични актове на саможертва от страна на тези, които я практикуват.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.אינם תחליפים לתבונה. אכן, אנו טוענים שאין תחליף לתבונה.
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.والحكمة العملية لاتتطلب منا تصرفات بطولية وتضحية بالنفس
Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez.英雄的行動や 自己犠牲を 求めることはありません
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.A Ken a já věříme, že to je právě to, co profesionální povolání chtějí.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.En Ken en ik geloven dat dit is wat beoefenaars eigenlijk willen.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.És Kennel együtt hiszünk abban, hogy a szakemberek is tényleg ezt akarják.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Iar Ken și eu credem că asta vor de fapt specialiștii.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken dan saya percaya bahwa inilah yang sesungguhnya diinginkan para praktisi.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken ed io crediamo che questo sia quello che i professionisti vogliono davvero.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken e eu acreditamos que é isto que os praticantes querem verdadeiramente.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken et moi croyons que c'est ce que les professionnels veulent en réalité.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken i ja wierzymy, że właśnie tego pragną praktycy.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken và tôi tin tưởng đó là những gì mà người làm việc thực sự cần.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken y yo creemos que esto es lo que realmente quieren los profesionales.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.그리고 캔과 저는 이것이 바로 전문직업인들이 진정으로 원하는 것이라 믿습니다.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Og Ken og jeg mener at dette er hvad de praktiserende virkelig vil have.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Spolu s Kenom veríme, že to je presne to, čo chcú i odborníci.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Und Ken und ich glauben, dass es dies ist, was Ausübende tatsächlich wollen.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ο Κεν κι εγώ πιστεύουμε ότι αυτό θέλουν στην πραγματικότητα οι επαγγελματίες.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.И Кен и аз вярваме, че това всъщност искат практикуващите.