uygulamaya ile cümle

uygulamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Localar bunu kendi kendilerine uygulamaya başladılar.Orang-orang mulai berpikir tentang mereka sendiri.
Avrupa ve Kanada da resmen onaylanmış ve klinik uygulamaya girmiştir.DRI digunakan oleh Amerika Serikat dan Kanada dan ditujukan untuk umum dan ahli kesehatan.
Uygulamaya dair en kötü etkiler yoğun savaşlar döneminde yaşanmıştır.Itulah pengalaman buruknya selama stand up.
Fransız ceza kanunu çevrilerek uygulamaya konuldu.Perbatasan Guyana Prancis ditentukan.
Zambiya Ağustos 2014 yılında elektronik vize sistemini uygulamaya karar vermiştir.Zambia đưa ra hệ thống thị thực điện tử cuối năm 2014.
19 Haziran 1990'da imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur.Bài chi tiết: Hiệp ước Schengen Ngày 19 tháng 6 năm 1990, Hiệp ước Schengen được thoả thuận xong.
Localar bunu kendi kendilerine uygulamaya başladılar.Khách phải tự mang những thứ này tới.
2014 yılının Mayıs ayında Zambiya ve Zimbabwe ortak bir vize rejimi uygulamaya karar verdiler.Kể từ tháng 11 năm 2014 Zimbabwe và Zambia đã có thị thực du khách chung.
Kral Charles bu dinsel reformları İskoçya'da zorla uygulamaya başlayınca büyük zorluklarla karışlaştı.Khi Charles cố gắng áp đặt chính sách tôn giáo của ông đối với người Scotland, ông đối mặt với nhiều khó khăn.
Mimari teori konusu uzay mimarisinde birçok uygulamaya sahiptir.Lý thuyết của Einstein có nhiều ứng dụng quan trọng trong vật lý thiên văn.
Sempronio Griletta ile evlenme planını hemen uygulamaya koyar.Lê Ba Lạp lập tức thực hiện kế hoạch của mình.
Achilla'yı bunu uygulamaya razı eder.Achilles vui vẻ nhận lời.
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.かれは魔法使い(イスタリ)の一人で、白の会議の一員であった。
Localar bunu kendi kendilerine uygulamaya başladılar.なので、住民が自分で使うということになった。
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.次のステージへ行くのに必要となっている。
NBA ilk yıllarındaki denemelerin sonunda 1985 Finalleri için bu orijinal düzenlemeyi uygulamaya koydu.NBAでは、他のフォーマットも試行した上で、1985年からファイナルについて、この元からのフォーマットを用いることに戻した。
Katılımcı, çoğulcu demokrasiyi uygulamaya yönelik bir çaba içine girer.これらの政党は、キューバにおける多元的民主主義の実現を目指す運動を推進している。
Günümüzde geçerli olan versiyon ise 1 Ocak 2011'de uygulamaya giren INCOTERMS 2010'dir.1936年以降策定されているが、改正を重ね、最新版 (Incoterms2010) は2011年1月1日から発効した。
O sezonki uygulamaya göre yapılan ilk maçlar berabere sonuçlandığı takdirde ikinci maçlar oynanıyordu.試合が立て込んでいたシーズン終盤には、暫定措置ながら先発で2試合に登板。
Böyle bir uygulamaya müsaade edildiğine daha önce de temas edilmişti.彼らは、このようなさばきを受けることに、昔から予告されているのである。
Franklar bir genisleme stratejisi uygulamaya basladilar.コンセプトは新世代の戦略指針。
Fakat büyücü Medea bir plan yapmış ve bunu uygulamaya koyulmuştur.魔術師(魔術師) 將自己體內的能量轉化為魔力並引發奇蹟之人。
Ancak, Britanya bu çözümü reddederek yerine 1939 tarihli Beyaz Kitap'ı uygulamaya koydu.阿拉伯人拒绝了这一解决办法,而是执行了White Paper of 1939。
Ancak bu durum uygulamanın karmaşıklığı arttıracağı düşünülerek uygulamaya hiçbir zaman konmadı.同时,还要不会太大的增加设计的复杂性。
İlerleyen bölümlerde Michael, önüne çıkan zorluklara rağmen planını uygulamaya koyar.第一季紧跟迈克尔突破重重困难实践他的计划。
1 – Amerika Birleşik Devletleri'nden Delaware ve Hawaii'de sivil birliktelik yasaları uygulamaya kondu.1月1日,美國特拉华和夏威夷两州的同性民事法正式生效。
Set, bundan sonra kendisine yardım eden yetmiş iki kişiyle birlikte planını uygulamaya koyulur.但後來得悉引致兩國交戰的幕後主腦是遮光後,轉而與光之七人眾合作。
İlerleyen yıllarda uygulamaya Windsor Sarayı ve Balmoral Sarayı da katıldı.幾年後,這措施也在溫莎城堡和巴爾莫勒爾城堡中實施。
Günümüzde geçerli olan versiyon ise 1 Ocak 2011'de uygulamaya giren INCOTERMS 2010'dir.目前最新的版本是《Incoterms 2010》,是国际商会在2010年9月27日公布的,并于2011年1月1日开始全球实施。
19 Haziran 1990'da imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur.이 협정을 시행하기 위한 제2차 솅겐 협정은 1990년 6월 19일에 서명했다.
(Satın aldıktan sonra uygulamaya konulur.)(구매는 경매를 통하기도 한다.)
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.다음의 단계를 거치게 된다.
Aynı yılın Aralık ayında ilk planlar uygulamaya konuldu.같은 해의 8월 1일에 이 임대이적 제안이 수락되었다.
Acil eylem (urgent actions) : 1973 yılında uygulamaya konmuştur.방연보(房衍寶) : 1197년(고려 명종 27년) 과거에 장원 급제하였다.
Franklar bir genişleme stratejisi uygulamaya başladılar.게이지는 활로를 열 전략을 세우기 시작했다.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.לאחר מכן נעשתה המשרה לקבועה, ויאספרס לא חזר מעולם לפסיכיאטריה קלינית.
Franklar bir genişleme stratejisi uygulamaya başladılar.היישוב קיבל החלטה אסטרטגית להתרחב.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.משמע - הוא מעפיל לשלב הבא.
Ölüm Yıldızı'nı yok etme planı uygulamaya konur.האחראי על בניית כוכב המוות.
Planını uygulamaya koyar fakat işler beklediği gibi gitmez.הם עומדים להתחיל את חייהם אבל לא כפי שציפו שיקרה.
ZigBee tabanlı trafik yönetimi sistemi de uygulamaya konulmuştur.המין זיקית פנתר הופצה גם לקניה.
İlk insan denemesi Haziran 2009'da ABD Gıda ve İlaç Yönetimi tarafından uygulamaya kondu.הוא אושר על ידי מנהל המזון והתרופות האמריקאי בשנת 1997.
Bu iki program Türkiye'de yeni uygulamaya geçmiştir.ההסכם רק אישר את מה שכבר בוצע בטורקיה.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.По-късно работата става постоянна, а Ясперс никога не се връща в клиниката.
Birkaç başarısız saldırıdan sonra daha kurnazca bir plan uygulamaya kondu.След няколко неуспешни съветски атаки бива разработен по-изкусен план.
Uygulamaya dair en kötü etkiler yoğun savaşlar döneminde yaşanmıştır.Оживените дебати продължават дори през най-тежките военни години.
Becerikli bazı hilelerle, Gunnar, Hrútur'ün evi üzerinde hukukî işlemler uygulamaya başlar.Чрез умела режисура на събитията Гуннар прави така, че процесът да започне в дома на самия Хрутур.
Franklar bir genisleme stratejisi uygulamaya basladilar.Бонифаций води профренска политика.
Bir sonraki aşamada uygulamaya geçiliyor.Формирането протича през следните фази.
Sonunda 27 Aralık 1935 tarihinde, kilise konseyi, kale mimarının tavsiyelerini uygulamaya karar verdi.Dana 27. prosinca 1935. crkveno je vijeće konačno odlučilo implementirati prijedlog dvorskog arhitekta.
Uygulamaya verilen tepki esas olarak olumluydu.Rješenje reparacija bilo je presudno.
Birkaç başarısız saldırıdan sonra daha kurnazca bir plan uygulamaya kondu.Nakon nekoliko bezuspješnih napada, Sovjeti su razvili lukaviji plan.
Uruguay günümüzde uygulanmakta olan günlük 8 saatlik çalışma süresini Dünya'da uygulamaya koyan ilk devlettir.Prvou krajinou na európskom kontinente, ktorá zaviedla osemhodinový denný pracovný čas bolo Rusko.
19 Haziran 1990'da imzalanan Schengen Anlaşmasını Uygulama Konvensiyonu ise anlaşmayı uygulamaya koymuştur.V Schengene bola 19. júna 1990 podpísaná zmluva vykonaní Schengenskej dohody.
İki tasarı da mali yetersizlikler nedeniyle uygulamaya konamamıştır.Oba plány však museli pre nedostatok peňazí počkať.
1948'de Cündoğlu Hanı projesini hazırladı ve inşaatında uygulamaya katıldı.Pripravil edičný program na rok 1948 a zabezpečil jeho realizáciu.
Günümüzde geçerli olan versiyon ise 1 Ocak 2011'de uygulamaya giren INCOTERMS 2010'dir.V súčasnosti platia Incoterms 2010.
Doğrudan tüm koşullarıyla bağlayıcıdır ve tüm üye ülkelerde doğrudan uygulamaya girerler.Nariadenie je záväzné vo svojej celistvosti a priamo uplatniteľné vo všetkých členských štátoch.
Kararı kabul etmeyerek uygulamayan piskoposlar tutuklandı.Biskupi, ktorí vzdorovali cisárskemu rozkazu, boli zosadzovaní.
Daha sonra pozisyonu kalıcıya dönüşmüş, Jaspers hiçbir zaman klinik uygulamaya geri dönmemiştir.Delovno mesto je kasneje postalo trajno in Jaspers se nikoli ni vrnil h klinični praksi.
İlgili Sayfalar