adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeURL のコンテンツに適したアプリケーション(U)
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindev aplikácii podľa obsahu URL
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindev aplikaci závislé na obsahu URL
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeverkko- osoitteen sisällön mukaan valitulla sovelluksella
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindev programu na osnovi vsebine URL- ja
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindew programie określonym na podstawie zawartości URL
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeσε μία εφαρμογή βασισμένο στα περιεχόμενα του URL
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeв приложении, соответствующем типу содержимого по адресу
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeс различни програми според типа и съдържанието на адреса
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeу програмі виходячи зі змісту адреси
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeביישום התלוי בתוכן של הכתובת
adresin içeriğini taban almış bir uygulamanın içindeفي تطبيق مبني على محتويات الوصلة
Ancak bir mobil veya internet uygulamanız varsa... ...binlerce veya yüzlerce müşteriyle konuşmanız gerekir.하지만 가령 제품이 웹/모바일 앱이라면 최소 수백 명의 고객을 접촉해야 합니다
Ancak bir mobil veya internet uygulamanız varsa... ...binlerce veya yüzlerce müşteriyle konuşmanız gerekir.Pero si tienen una aplicación web o móvil deben hablar con cientos por no decir miles de ellos.
Ancak bir mobil veya internet uygulamanız varsa... ...binlerce veya yüzlerce müşteriyle konuşmanız gerekir.Але якщо у Вас є мобільний або Інтернет пристрій, Ви захочете поговорити з сотнями, якщо не тисячами клієнтів.
Ancak bir mobil veya internet uygulamanız varsa... ...binlerce veya yüzlerce müşteriyle konuşmanız gerekir.لكن لو لديك تطبيق جوال أو ويب، فيلزمك التحدث مع مئات إن لم يكن آلاف العملاء.
Ancak bir mobil veya internet uygulamanız varsa... ...binlerce veya yüzlerce müşteriyle konuşmanız gerekir.数百人か数千人になるかもしれません もちろん全員に直接は聞けないので
Aynı işi yapan birden fazla uygulamanın olması, onların gerekli olduğu anlamına geliyor...Istnienie tylu podobnych aplikacji jednoznacznie wskazuje, iż istnieje na nie zapotrzebowanie.
Aynı işi yapan birden fazla uygulamanın olması, onların gerekli olduğu anlamına geliyor...Le fait qu’il y ait plusieurs applications de ce type prouve l’existence d’un réel besoin.
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleAffiche le chemin vers l'APK d'une application spécifique
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleExibe o caminho para o APK de um app
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleExibir o caminho para o APK de um app
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleGib den Pfad der APK einer bestimmten App aus
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleImprime la ruta del APK de una aplicación específica
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntülePokaż ścieżkę APK konkretnej aplikacji
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleTampilkan jalan menuju file APK untuk sebuah aplikasi
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüleПоказать путь к APK определенного приложения
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüle印出指定應用程式的 APK 的路徑
Belirtilen uygulamanın APK'sine giden yolu görüntüle打印指定应用的 APK 的路径
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Cred că e timpul să le aplicăm apei.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Credo che sia venuto il momento di applicarle all'acqua.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Creo que es hora de que apliquemos eso al agua.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Czas zastosować je do wody.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Ich denke, es ist an der Zeit, das auf Wasser anzuwenden.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Ik denk dat het tijd is dat we dit toepassen op water.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Jag tycker att det är dags att vi tillämpar detta på vatten.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Je pense qu'il est temps pour nous d'appliquer cela à l'eau.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.그걸 물에도 적용시킬 때라고 생각합니다.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Myslím, že je na čase, aby sme ich aplikovali na vodu.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Penso que é tempo de as aplicarmos à água.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Saya rasa inilah saatnya untuk menerapkannya pada air.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Szerintem itt az idő, hogy ezt a vízre is alkalmazzuk.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Tôi nghĩ đã đến lúc chúng ta nên sử dụng chúng đối với nguồn nước.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Νομίζω ότι είναι καιρός να το εφαρμόσουμε στο νερό.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.И мисля, че е време да ги приложим и за водата.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Я думаю, зараз час застосувати це і до води.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.Я думаю, самое время применить это и к воде.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.אני חושב שזה הזמן בשבילנו לhישם את זה על מים.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.أعتقد أن الوقت مناسب لنا لتطبيقها على المياه.
Bence artık bunları suya uygulamanın vakti geldi.次の目標はウォーターカナリアを
Birkaç Apple çalışanı uygulamanın bazı grupların gücüne gidebileceğini düşünmüş.그 앱이 일부 그룹의 사람들에게 모욕적일 수도 있다고 애플이 판단했기 때문이죠.
Birkaç Apple çalışanı uygulamanın bazı grupların gücüne gidebileceğini düşünmüş.lo lắng rằng nó sẽ gây khó chịu cho một vài nhóm.
Birkaç Apple çalışanı uygulamanın bazı grupların gücüne gidebileceğini düşünmüş.מפני שאחדים מאנשי "אפל" חששו שזה יפגע בקבוצות מסוימות.
Birkaç Apple çalışanı uygulamanın bazı grupların gücüne gidebileceğini düşünmüş.لأن بعض العاملين في آبل كانوا قلقين من كونه يسيء لبعض المجموعات.
Birkaç Apple çalışanı uygulamanın bazı grupların gücüne gidebileceğini düşünmüş.特定のグループにとって攻撃的であることを憂慮したからです 彼のアプリは
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ci siamo detti: "Ci deve essere per forza un modo migliore di fare le cose."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Donc nous nous sommes dit, " Allez, il y doit y avoir une meilleure façon de le faire à coup sûr. "
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."그래서 "분명히 더 좋은 방법이 있습니다." 라고 말을 했습니다.
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor."Ne-am spus, "Trebuie să existe o cale mai eficientă de-a face asta."
Biz de dedik ki "Bu uygulamanın kesinlikle daha iyi bir yolunun olması gerekiyor.""Tiene que haber un mejor modo de hacer esto".