uygarlık ile cümle
uygarlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Đây là những điều được sinh ra từ một giai đoạn của nền văn minh đất nước.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Dies sind alles Werte, die kommen aus der Zeit des Zivilisationsstaats.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Disse er alle ting, der stammer fra civilisationsstatens periode.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Dit zijn allemaal dingen die voortkomen uit de periode van de beschavingsstaat.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Ezek mind olyan dolgok, amelyek a civilizáció-állam korából származnak.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Ini semua adalah hal yang datang dari periode negara peradaban.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Kaikki tämä on peräisin sivistysvaltion ajoilta.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.이것들 모두 문명국가 시기에 형성된 것이지요.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Todas estas cosas vienen del período del estado-civilización.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Toutes ces choses proviennent de la période de l'état-civilisation.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.To vse so stvari, ki prihajajo iz obdobje civilizacijske države.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Tudo isto são coisas que vêm do período do estado-civilização.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Tutte queste cose hanno origine durante il periodo dello stato-civilizzazione.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Všechny tyto věci mají svůj původ v období civilizačního státu.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Wszystko to wywodzi się z czasów powstawania chińskiej cywilizacji.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Всё это берёт начало в период цивилизационного государства.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Това са все неща, които идват от времето на цивилизираната държава.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.Ці всі речі походять з періоду цивілізаційної держави.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.כל אלה, מקורם מתקופת מדינת הציוויליזציה.
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.واشياء كتلك خرجت من عصر " دولة الحضارة "
Bunların hepsi uygarlık döneminden gelen şeyler.この現代中国が始まったころからのものなんです 言いかえれば 中国は西側諸国やその他の多くの国とは違って
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Altså grunden er, tror jeg, grundlæggende igen tilbage til civilisationsstaten.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Bem eu penso que a razão se prende, mais uma vez, com o Estado-civilização.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Bueno, la razón, creo, en esencia remite, otra vez, al estado-civilización.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Credo che la domanda si debba nuovamente ricercare nello stato-civilizzazione.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.De reden is, denk ik, opnieuw te vinden in de beschavingsstaat.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Eu cred că motivul, în esenţă, e din nou statul-civilizaţie.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Je crois que la raison est, encore une fois, principalement liée à l'état-civilisation.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.그 이유로는, 생각컨데 문명국가로부터 되짚어 보아야 할 것입니다.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Mislim, da je razlog za to, v bistvu, spet potrebno poiskati v pojmu civilizacijske države.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Myslím, že příčinou je v zásadě opět civilizační stát.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nos, azt hiszem, az ok lényegében megint csak a civilizáció-államra vezethető vissza.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Nun, ich denke der Grund dafür führt grundsätzlich, wiederum, zurück zum Zivilisationsstaat.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Odpowiedzią jest ponownie idea państwa cywilizacyjnego.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Varsinainen syy on mielestäni jälleen sivistysvaltionäkemyksessä.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Yah alasannya, saya pikir, pada dasarnya adalah, lagi, kembali ke negara peradaban.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ο λόγος, νομίζω, στην ουσία, βρίσκεται, και πάλι πίσω στο κράτος-πολιτισμό.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Ами причината, мисля, по същество е, отново, назад в цивилизираната държава.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Відповідь, я думаю, по суті є знову в цивілізаційній державі.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.Причиной тому, мне кажется, является цивилизационное государство.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.הסיבה לדעתי, ביסודו של דבר, היא, שוב, חזרה אל מדינת הציוויליזציה.
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.السبب هو اعتقد .. بصورة اساسية انه بالعودة الى دولة الحضارة
Bunun nedeni, bence, yine esasında uygarlık devletine dayanıyor.文明国家が理由なのです 少なくとも2000年の間
Burada biraz duralım ve eski uygarlıkların sanatsal yaklaşımlarına ilişkin kısaca bilgi vereyim.Jest bardzo ciekawy okres w sztuce jeśli pomyśleć o Starożytnej Grecji i Starożytnym Rzymie.
Burada biraz duralım ve eski uygarlıkların sanatsal yaklaşımlarına ilişkin kısaca bilgi vereyim.Víte, tohle je vážně zajímavý slohový okamžik, kdy přemýšlíme o starověkém Řecku a Římu.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Aquí no se trata de un choque de civilizaciones.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Chúng ta không nói đó là sự xung đột các nền văn minh.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Ici nous ne parlons pas de choc des civilisations.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.문명의 충돌을 이야기하자는 것이 아닙니다.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Mi itt most nem a civilizációk összecsapásáról beszélünk.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nehovoríme tu o strete civilizácií.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nemluvíme tady o střetu civilizací.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nie mówimy tutaj o starciu kultur.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Non stiamo parlando di uno scontro di civiltà.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Nu vorbim aici despre un conflict între civilizații.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Ou seja, não estamos a falar de um choque de civilizações.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Vi pratar inte om en sammanstötning mellan civilisationer.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Wir sprechen hier nicht über einen Kampf der Kulturen.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Εδώ δεν μιλάμε για σύγκρουση πολιτισμών.
Burada uygarlıkların çatışmasında bahsetmiyoruz.Тук не става дума за сблъсък на цивилизации.