CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 jest wydechem naszej cywilizacji, dosłownie.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 je výdychom našej civilizácie, doslova.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 on sivilisaatiomme uloshengitys, kirjaimellisesti.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 secara leterlek adalah hembusan nafas peradaban kita.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 е дъхът на нашата цивилизация, буквално.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 - це видих нашої цивілізації в буквальному сенсі.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.CO2 - это выдох нашей цивилизации в буквальном смысле.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.El CO2 es literalmente la exhalación de nuestra civilización.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Il CO2 è letteralmente il rantolo della nostra civiltà.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.이산화탄소는 문자그대로 우리의 문명이 내뿜는 호흡입니다.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Le CO2 est le soupir de notre civilisation, littéralement.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Literalmente falando, o CO2 é o ar que a nossa civilização exala.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Onze beschaving ademt letterlijk CO2 uit.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.Το CO2 είναι η εκπνοή του πολιτισμού μας, κυριολεκτικά.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.הפחמן הדו-חמצני הוא פשוטו כמשמעו האויר שתרבותנו נושפת.
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.ثاني أكسيد الكربون هو زفير حضارتنا، بمعنى حرفي
CO2, tam anlamıyla uygarlığımızın verdiği nefes.そして私達は今そのプロセスを機械化してしまったのです。
Çünkü binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.Deve ser, porque em tantos anos de civilização ainda não se aprendeu a amar.
Çünkü binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.Hogy többezer évnyi civilizálódás után még mindig nem tanultak meg szeretni.
Çünkü binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.Omdat men na eeuwen beschaving nog altijd niet weet lief te hebben.
Çünkü binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.Porque luego de miles de años de civilización... ...todavía no han aprendido a amar.
Çünkü binlerce yıllık uygarlığın ardından insanoğlu hala sevmeyi öğrenemedi.لأنه بعد آلاف السنوات من الحضارة لم يتعلموا بعد كيف يحبون
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Chúng ta có thể nói ánh sáng là văn minh, bóng tối là mọi rợ.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.E possiamo dire che la luce è la civiltà, l'ombra è la barbarie.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Het licht is de beschaving, de schaduw is de barbarij.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Kita bisa sebut cahaya adalah peradaban, kegelapan adalah kejahatan.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.빛은 문명이라고 할 수 있고 어둠은 야만이라고 할 수 있지요.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.La lumière c'est la civilisation, l'ombre c'est la barbarie.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Man kann sagen, Licht ist Zivilisation, Schatten ist Barbarei.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Możemy powiedzieć, iż światło to cywilizacja, cień to barbarzyństwo.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Můžeme říct, že světlo je civilizace, stín je barbarství.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Podemos decir que luz es civilizacion, oscuridad es barbarie,
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Podemos dizer que a luz é a civilização e que a sombra é a barbárie.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Putem numi lumina - civilizaţie şi umbra - barbarie.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Μπορούμε να πούμε ότι το φως είναι πολιτισμός, η σκιά είναι βαρβαρότητα.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Можем да кажем, че светлината е цивилизация, сянката е варварство.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Можна сказати, що світло - це цивілізація, а тінь - це дикунство.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.Можно сказать что свет - это цивилизация, тень - это варварство.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.אפשר לומר שאור הוא ציוויליזציה, צל הוא ברבריות.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.يمكننا القول أن الضوء يمثل الحضارة، والظل يمثل الهمجية.
Diyebiliriz ki ışık uygarlıktır, gölge de barbarlık.僕らがどこにいるのか知っておくことは とても重要です
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Als dat zo is, is er geen enkele manier om de herinneringen van die bevroren breinen terug te halen.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Jeśli tak to nikt w przyszłości nie odzyska wspomnień z zamrożonych mózgów.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Jestliže ano, žádná budoucí civilizace nebude schopna zachránit vzpomínky zmraženého.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.만약 그랬다면, 다른 어떤 미래 문명이 그 얼린 뇌의 기억들을 회복시킬 수 있는 방법은 존재하지 않을 것입니다.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Se sim, de forma alguma conseguirá uma civilização futura recuperar as memórias desses cérebros congelados.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Se sì, nessuna civiltà futura potrà in alcun modo recuperare le memorie di questi cervelli congelati.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Ако е, няма начин някаква бъдеща цивилизация да възвърне спомените на тези замразени мозъци.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Если да, то никакая будущая цивилизация не сможет восстановить воспоминания этих замороженных мозгов.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.Якщо так, цивілізація майбутнього нічого не вдіє, не відновить спогади із замороженого мозку.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.אם כן, אין שום דרך שאף תרבות עתידית תהיה מסוגלת לשחזר זיכרונות מתוך אותם מוחות קפואים.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.لو حدث هذا، فلن تتمكن أي حضارة مستقبلية نهائياً من إعادة إحياء الذكريات داخل تلك العقول المجمدة.
Eğer öyle ise gelecekteki bir uygarlığın donmuş beyinlerden hatıraları çıkarması mümkün olamaz.凍った頭脳から記憶を回復することはできないでしょう 肉体の復活を遂げたとしても
'Endgame'de, uygarlýđýn acilen yýkýlmasý gerektiđini iddia ediyor.'Στο "Endgame", υποστηρίζει πως υπάρχει μια επείγουσα ανάγκη να καταστρέψουμε τον πολιτισμό.'
Esasen bütün uygarlýk, ama özellikle endüstriyel uygarlýk sürdürülebilir deđildir ve asla da olamaz.Civilizácia je spôsob života - Takže máte skupinu ľudí žijúcich v
Esasen bütün uygarlýk, ama özellikle endüstriyel uygarlýk sürdürülebilir deđildir ve asla da olamaz.- 문명이란 도시의 확장으로 특정지을 수 있는 삶의 방식입니다.
Eski uygarlıkların üzeri nasıl kaplanıyor?Co je navrstveno na starých kulturách?
Eski uygarlıkların üzeri nasıl kaplanıyor?Co przykryło starożytne budowle?
Eski uygarlıkların üzeri nasıl kaplanıyor?Wat komt er in lagen bovenop de resten van oude culturen?
Eski uygarlıkların üzeri nasıl kaplanıyor?Что наслаивается поверх древних культур?