Ana içeriğe geç
Sözlük

uydu ile cümle

uydu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Uydu sayısı Ekim 2015'te 12'ye ulaşmıştır.The tenth series will in fact follow in October 2015.
Yayınlar Astra 2D uydusu üzerinden verilir."BBC ceases Astra 2A transmissions".
Ünlü bir Sufi idi, ve Nakşibendi Sufi tarikatına uydu.He was a known scene stealer and was famous for his villainous snarl.
Aynı zamanda uydu üzerinden dinlenebilmektedir.They also fold them during rest.
Kalan 12 uydusu ise ancak 20. yüzyılda keşfedilebildi.Both texts were discovered only in the twentieth century.
1889'da Dünya perspektifinden Lapetus uydusunun Satürn'ün halkaları arkasından geçişini gözlemledi.In 1889 he observed the moon Iapetus pass behind Saturn's rings.
XP GPS Uyduları hassas yörünge ve saat düzeltmelerini kullanır.XP makes use of precise orbit and clock corrections of the GPS Satellites.
Kasting, büyük bir uydunun, levha tektonikleri için gerekli bir ön ayak olmadığını söylüyor.Kasting argues that a large moon is not required to initiate plate tectonics.
Jüpiter'in bilinen 67 adet doğal uydusu vardır.Jupiter has 79 known natural satellites.
Ancak bu bilgi tamamen uydurmadır çünkü Şarlman Kutsal Topraklara hiçbir zaman ayak basmamıştır.However, by immortal tradition they cannot fight on holy ground.
İlk 10 uydu, 14 Ocak 2017'de California'da bulunan Vandenberg Hava Üssünden fırlatıldı.The first Minotaur IV was launched April 22, 2010 from Vandenberg Air Force Base in California.
Quasi-Zenith uyduları için bir pasif hidrojen mazeri geliştirilmesi 2006 yılında iptal edilmiştir.The development of a passive hydrogen maser for QZSS was abandoned in 2006.
M101'in kütle çekim etkisi, muhtemelen uydu galaksi olan NGC 5474'ün yapısını bozmuş olabilir.M101 has also probably distorted the companion galaxy NGC 5474.
Eutelsat 10A uydusuna gelmiştir.Aradmu to Šulgi 1 1a.
Bu uydu evrenin büyüme hızlanması oranını daha belirgin hale gelmesi sağlayacaktır.This has provided evidence that the expansion of the universe may be accelerating.
Callisto, Jüpiter’in Galilean uyduları arasından insan keşfine elverişli olan tek uydudur.Callisto is the only one of Jupiter's Galilean satellites for which human exploration is feasible.
Aynı zamanda cep telefonları ve uydu iletişiminde devrim gerçekleşti.Also unchanged were the wheelbase and the transmission.
Hydra (uydu) - Plüton'un uydusu.Soplon (Soplón) - A parody of Futon.
Bulutsuz bir gecede büyükçe yapay uyduları çıplak gözle görmek mümkündür.But then you may see beautiful women naked dancing erotically.
Hindistan sistemi desteklemek için uzaya 3 yeni uydu fırlattı."Yerli keşif uydusu Göktürk 2 uzaya fırlatıldı".
Haziran 2008'de, sistem zamanı tam olarak etkin 16 uydudan oluşuyordu.In June 2008, the system consisted of 16 satellites, 12 of which were fully operational at the time.
Diğer uyduları Nix, Hydra, Kerberos ve Styx'tir.The other four moons are named Hydra, Nix, Kerberos, and Styx.
Bulunan bu uzaklık uydu ile Dünya merkezi arasındaki uzaklıktır.Elevation is not to be confused with the distance from the center of the Earth.
Aynı şey gezegenler ve uyduları için de geçerlidir.The same principle applies to planets.
Bu fotoğraf da çatışma anının uydu görüntüsüydü.Those words would be the password for the surprise attack.
Güneş rüzgar halkası : Ayrıca Dyson-Harrop uydu denir.Solar Wind Loop: Also called a Dyson–Harrop satellite.
Size haritaları, uydu görüntülerini, yakınlaştırmaları gösterir.Show you maps, sattelite views, zoom in on things.
O zaman bu aile de buna uydu.So this family complied.
Ama gerçek bu değil. Bunları ben uydurdum!But these aren't the data.
Bu Mars'ın yörüngesinde dolanan uydu Odyssey'den birkaç yıl önce elde ettiğimiz bir ölçüm.This is a measurement we obtained a few years ago from a Mars-orbiting satellite called Odyssey.
Onları kafamdan uydurmuyorum.I don't make them up.
-Kafamdan uydurmuyorum bütün bunları! Tamam, kendin ye.Okay, so just eat this.
Amerika'da Derek için şu terimi uydurdular,But in America, they've coined this term,
Derek'e ayak uydurun.Keep up with Derek.
Bu vakada tunaya otomatik açılan uydu arşiv etiketi koyuyoruz.In this case, what we're going to do is put a pop-up satellite archival tag on the tuna.
Bu uydu etiketiyle köpek balığı ev telefonunuz olacak ve mesaj gödeebileceksiniz.That satellite tag will now have your shark phone home and send in a message.
Bilinen bir yetişkin tarafından uydurulmuş en başarılı kelimenin gaz olduğu söyleniyor.It's said to be the most successful ever invention of a word by a known individual.
Blass diye bir kelime daha uydurmuş, astral ışınım anlamına geliyor.He also invented a word called "blas," meaning astral radiation.
Ahizeyi kaldırıyorsunuz, çevir sesini duyuyorsunuz, ama biraz uyduruk bir ses.So you can pick up the phone, you hear a dial tone, but its just a fake-out.
Milyonlarca bahane uydurdum.I Came Up With A Million Excuses
Sadece -- ben değişik şeyler söyleyip söyleyemeyeceğinize ayak uyduramıyorum.I just -- I can't keep up with whether you can say, you know, the different things.
Bu nedenle kolaylıkla izlenebilir bir şekilde tasarladılar uyduyu.So they made it really easy to find it.
Eğer uydunun yerini biliyor olsanız, dünya üzerindeki bir noktanın konumunu belirleyebilir misiniz?"Could you figure out an unknown location on the ground, if you knew the location of the satellite?"
Ve bunları kafamdan uydurmuyorum. Hindistan cevizleri!And I'm not making that stuff up.
- O halde bana ayak uydurun.Tangles!
Bu, Europa adında küçük bir uydu.It's this small moon. The moon is called Europa.
Jüpiter'in uydularından biridir.It's one of Jupiter's moons.
Jüpiter'in yaklaşık 60 uydusu varken bizde bir tane var.Well, Jupiter has approximately 60 moons; we have one.
Jüpiter'in kendisine daha yakın Io adında bir uydusu var.There's one moon that's even closer to Jupiter that's called Io.
Uydunun iç kısmında bir ısı mevcuttur.You have some heat from the interior of the moon.
Bu uyduya birkaç sefer planlanmakta.Several expeditions to this moon are planned.
Şu anda terminolojiye ayak uydurmaya çalışıyoruz.We are trying to keep up with the nomenclature right now.
Bu bir uydurmaca değil, şuan devlet bankaya borç veriyor. -This isn't fiction.
Uydu telefonu aracılığıyla iletişim kurduk ve bir buluşma ayarladık.So we liaised by satellite phone and arranged to meet up.
Alaska'da olduğum için uydu, dünya ile olan tek bağlantım.As I am in the Great Alaskan Bush, satellite is my connection to the world."
COBE uydusu, 1989'da fırlatıldı ve bununla bahsettiğimiz sapmalari keşfettik.So there was the COBE satellite, which was launched in 1989, and we discovered these variations.
Emirlere uyuyorlar, ama uydukları emir ne.You would have arrested me? Under what charge? What would you have arrested me under?
Uydum onu.And until you get there, you will never be successful in life.
Kalabalığa karşı gelmek istemediler ve kalabalık davranışına uydular.They didn't want to stand out for the crowd. And went along with crowd behavior.
Bunu ben uydurmuyorum.I am not making this up.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
uydu ile cümle - Sayfa 9 - uydu kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App