Sizi uyarmalıyım, iki video da oldukça etkileyici.يجب على أن أحذركم فالمقاطع مؤثرة جداً
Sizi uyarmalıyım, iki video da oldukça etkileyici.タイの映像 そして 同じくプーケットの映像です
Sizi uyarmalıyım. Telsiz; ...lanet olsun sadece, üstlerine gel ve onları deş.Rádio: ... logo que cheguem lá, deem-lhes em cima.
Tablo başlığının değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at tabellteksten er endret
Tablo özetinin değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at tabellsammendrag er endret
Tablo sıra başlığının değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at radtopptekst for tabellen er endret
Tablo sıra tanımının değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at radbeskrivelse i tabell er endret
Tablo sütun başlığının değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at kolonnetopptekst for tabellen er endret
Tablo sütun tanımının değiştiğini uyarmak için kullanılırBrukes til å varsle at kolonnebeskrivelse for tabell er endret
- Uyarmalıyız.- Asia Orientale, tra 11 minuti. - Diamo I'allarme.
- Uyarmalıyız.-Do jižní Asie. Za 11 minut. -Varujte...
- Uyarmalıyız.-Itä-Aasiaan 11 minuutin päästä. -Varoitetaan... Ketä?
- Uyarmalıyız. - Kimi?- Hay que advertirles...
- Uyarmalıyız. - Kimi? Tüm Güney Pasifiği mi?Kita harus Peringatkan Seluruh Pasifik Selatan.
- Uyarmalıyız. - Kimi? Tüm Güney Pasifiği mi?علينا أن نحذرهم نحذر من؟ المحيط الهادى بأكمله
- Uyarmalıyız. - Kimi?- Va trebui să avertizăm...
- Uyarmalıyız. - Kimi?We waarschuwen...
- Uyarmalıyız. - Kimi?- Πρέπει να προειδοποιήσουμε.
- Uyarmalıyız. - Kimi?Трябва да предупредим.
- Uyarmalıyız. - Kimi?Трябва да предупредим.
- Uyarmalıyız.- Lançons l'alerte.
- Uyarmalıyız.- Moramo opozoriti... Koga?
- Uyarmalıyız.-Phải báo động cho... Báo động ai?
- Uyarmalıyız.- Südost-Asien. in elf Minuten. - Wir müssen eine Warnung... Warnen?!
- Uyarmalıyız.- Temos de avisar...
- Uyarmalıyız.- Trzeba ich ostrzec.
- Uyarmalıyız.- Vi må advare... Hvem?
- Uyarmalıyız.- Vi måste varna... Vem?
- Uyarmalıyız.נאס"א נמצאת בהכנות לשיגור חירום בשיתוף עם סוכנויות החלל של רוסיה, יפן וצרפת במבצע החלל הגדול ביותר .בהסטוריה
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Debemos alertar a Winry y a los demás de algún modo.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Dobbiamo avvisare Winry e gli altri in qualche modo.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Heitä on varoitettava.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Musimy jakoś ostrzec Winry i resztę.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Temos de avisar a Winry e os outros, dê por onde der.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Vi må advare dem på en eller anden måde.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Vi måste varna dem på nåt sätt.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Πρέπει να τους ειδοποιήσουμε.
Winry ve diğerlerini bir şekilde uyarmalıyız.Надо как-то предупредить Винри и остальных.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Chcę cię ostrzec przed tym co cię czeka.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Chci tě varovat před tím, čím se chystáš projít.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Figyelmeztetni akarlak, hogy mi vár rád.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Ich möchte dich davor warnen, was du durchmachen wirst.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Ik wil je waarschuwen voor wat je te wachten staat.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Jag vill varna dig för det du kommer att gå genom.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Je veux te prévenir de ce qui va t'arriver.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum. Lütfen bana bak." diyor.그러니 날 좀 보라구." 라고 말하는 거죠.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum. Lütfen bana bak." diyor.לגבי מה שעומד לקרות לך. בבקשה הבט אלי."
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum. Lütfen bana bak." diyor.بما ستخوضه قريباً. أرجوك أنظر إلي"
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum. Lütfen bana bak." diyor.でも彼は決して振り向かない
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Quero avisar-te sobre
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Quiero advertirte sobre
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Voglio metterti in guardia su quello che ti aspetta.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Θέλω να σε προειδοποιήσω για αυτό που πρόκειται να περάσεις.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Искам да те предупредя, за това, което ще преживееш.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum."Подивися на мене. Дозволь застерегти тебе від помилок у майбутньому.
Yaşamak üzere olduğun şeyle ilgili seni uyarmak istiyorum.Позволь предостеречь тебя от ошибок в будущем.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale musím vás varovať, ak budete hrať s niekým, kto rozdáva karty takto, nehrajte o peniaze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale musím vás varovat, pokud někdy budete hrát s někým, kdo rozdává karty takto, nehrajte o peníze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Ale muszę was ostrzec... jeśli przyjdzie wam grać z kimś, kto tak rozdaje karty, nie grajcie na pieniądze.
Yine de sizi uyarmalıyım; eğer bir gün kartları böyle kullanabilen biriyle oynarsanız, para için oynamayın.Contudo, devo avisar-vos que se jogarem com alguém que dá cartas assim, não joguem a dinheiro.