Ana içeriğe geç
Sözlük

uyar ile cümle

uyar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Onlar bizi uyardı.They warned us.
Onlar seni uyardılar.They warned you.
O, uyarıyı görmezden geldi.She ignored the warning.
O bir öğrenciyi uyardı.She warned a student.
O bir uyarıydı.That was a warning.
Tom gereksiz uyarılar yapmaya devam etmeseydi güzel olurdu.It would be nice if Tom didn't keep making unnecessary remarks.
Bu ceket ona uyar.This coat suits him.
Tom'la çok uyarıcı bir konuşma yaptım.I had a very stimulating conversation with Tom.
Ne olabileceği konusunda Tom'u uyarmalıyım.I have to warn Tom about what might happen.
O dersin ne kadar sıkıcı olacağı hakkında seni uyardım.I warned you about how boring that class would be.
Bunun ne kadar tehlikeli olacağı hakkında seni uyardım.I warned you about how dangerous it would be.
Onu yaparsan ne olacağı konusunda seni uyardım.I warned you what would happen if you did that.
Uyarıyı takdir ediyoruz.We appreciate the warning.
Tom'u uyarmamız gerekiyor.We have to warn Tom.
Tom'u uyarmalıyız.We have to warn Tom.
Tom'u uyarmamız lazım.We need to warn Tom.
Diğerlerini uyarsak iyi olur.We'd better warn the others.
Beni uyarabilirdin.You could've warned me.
Suyu içmememiz için bizi uyarmayı unuttun.You forgot to warn us not to drink the water.
Tom Mary'ye uyarıcı bir görüntü verdi.Tom gave Mary a warning look.
Bunun bir uyarı olduğunu düşünüyorum.I think it is a warning.
Tom Mary'yi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn Mary.
Bunun olabileceğine dair herhangi bir uyarı aldınız mı?Did you have any warning that this could happen?
Bir şey olursa, seni uyarmadığını söyleme.If something happens, don't say I didn't warn you.
Öğrencilerini uyardı.He warned his students.
Tom'u uyaracak mısın?Are you going to warn Tom?
Polis geri durmamız için bizi uyardı.The police warned us to keep back.
Bu bir uyarı olmalı.It must be a warning.
Bu muhtemelen bir uyarı.It's probably a warning.
Sanırım bu bir uyarı.I think it's a warning.
Tom Mary'den uzak kalmam için beni uyardı.Tom warned me to stay away from Mary.
Buraya ne olabileceği hakkında seni uyarmaya geldim.I came here to warn you about what might happen.
Bizi uyarı olmadan geldi.He came without warning us.
Tom tehlike ile ilgili beni uyardı.Tom warned me of the danger.
Tom'u tehlike ile ilgili uyarmalıydık.We should've warned Tom of the danger.
Onu uyarmaya çalıştım..I tried to warn him.
Onu uyarmaya çalıştım.I tried to warn her.
Yabancı dil bilgisi, beyin etkinliğini uyarır.Knowledge of foreign languages stimulates brain activity.
Tom'u uyarmaya gitmek zorundayız.We've got to go warn Tom.
Bu konuda Tom'u uyarmak zorundayız.We've got to warn Tom about that.
Bir şekilde Tom'u uyarmak zorundayız.We've got to warn Tom somehow.
Diğerlerini uyarmak zorundayız.We've got to warn the others.
Bize uyar.We're totally cool with it.
Tom'u uyarmaya çalıştık.We tried to warn Tom.
Onları uyarmayı denedik.We tried to warn them.
Onları uyarmaya çalıştık.We tried to warn them.
Tom'u uyarmak zorundayım.I have to warn Tom.
Annem, erkek kardeşimi örnek almamam konusunda beni uyardı.My mother warned me not to follow in the footsteps of my brother.
Annem, seninle evlenmemem konusunda uyardı.My mother warned me not to marry you.
Sana uyar mı?Are you cool with that?
Onun deli olduğuna dair seni uyardım.I warned you he was crazy.
Tom beni senin hakkında uyardı.Tom warned me about you.
Tom sizi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn you.
Tom bizim uyarılarımızı görmezden geldi.Tom ignored our warnings.
Hiçbir uyarı yoktu.There was no warning.
Tom defalarca uyarıldı.Tom has been warned many times.
Onu tekrar yapmaman için seni uyarıyorum.I warn you not to do that again.
Tom'u o kutuyu açmaması konusunda uyardın mı?Did you warn Tom not to open that box?
Tom herkesi uyarmaya çalıştı.Tom tried to warn everyone.
Ne yazık ki, onlar benim uyarılarımı dinlemedi.Unfortunately, they didn't listen to my warnings.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod