Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Stimulii care soseau prin sistemele mele senzoriale îi simțeam ca pe o durere pură.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Tôi cảm thấy tín hiệu đi qua hệ thống giác quan như những cơn đau.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Vjemy, které přicházely skrz mé smyslové orgány, byly čistou bolestí.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Κάθε διέγερση που εισερχόταν μέσω των αισθητήριων συστημάτων μου ήταν καθαρός πόνος.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Воздействие на мои органы чувств воспринималось как боль.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Зовнішні подразники, які діяли на мою сенсорну систему, сприймалися як біль.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Стимулите, идващи от сензорната ми система, се усещаха като истинска болка.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.גירויים שהגיעו מהמערכות התחושתיות שלי הורגשו ככאב טהור.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.خطتين متعارضين تماماً مع الواقع. التنبيه يأتي خلال أنظمة الإحساس لأشعر بألم حقيقي
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.入って来る刺激は 痛み以外の何でもなく 光は 野火のように私の脳を焼き
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.a povedal by si: Ej, ako som nenávidel kázne, a moje srdce pohŕdalo káraním!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.A řekl bys: Jak jsem nenáviděl cvičení, a domlouváním pohrdalo srdce mé,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.e dica: «Perché mai ho odiato la disciplina e il mio cuore ha disprezzato la correzione
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.e digas: Como detestei a disciplina! e desprezou o meu coração a repreensão!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.És azt kelljen mondanod: miképen gyûlöltem az erkölcsi tanítást, és a fenyítéket útálta az én elmém,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.in govoril: „Kako sem sovražil pouk in svarjenje je zametalo srce moje!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.I rzekłbyś: O jakożem miał ćwiczenie w nienawiści, a strofowaniem gardziło serce moje!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.ja sanomaan: "Miksi minä kuritusta vihasin ja sydämeni halveksui nuhdetta?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.말하기를 내가 어찌하여 훈계를 싫어하며 내 마음이 꾸지람을 가벼이 여기고
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Lalu engkau akan berkata, "Ah, kenapa aku membenci nasihat? Kenapa aku tidak mau ditegur
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.niet uitschreeuwt: "Waarom haatte ik die wijze lessen?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.och säga: »Huru kunde jag så hata tuktan, huru kunde mitt hjärta så förakta tillrättavisning!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Og du må si: Hvorledes har jeg kunnet hate tukt, og hvorledes har mitt hjerte kunnet forakte tilrettevisning,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.og du siger: "Ak, at jeg hadede Tugt, at mit Hjerte lod hånt om Revselse,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Rồi con nói rằng : Cớ_sao tôi ghét lời khuyên dạy , Và lòng tôi khinh_bỉ sự quở_trách ?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Rồi con nói rằng: Cớ sao tôi ghét lời khuyên dạy, Và lòng tôi khinh bỉ sự quở trách?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.şi să zici: ,,Cum am putut eu să urăsc certarea, şi cum a dispreţuit inima mea mustrarea?
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.und sprechen: "Ach, wie habe ich die Zucht gehaßt und wie hat mein Herz die Strafe verschmäht!
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.Y dirás: "¡Cómo aborrecí la disciplina, y mi corazón menospreció la reprensión
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.και λεγης, Πως εμισησα την παιδειαν, και η καρδια μου κατεφρονησε τους ελεγχους,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.И да казваш: Как можах да намразя поуката, И сърцето ми да презре изобличението,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.и скажешь: „зачем я ненавидел наставление, и сердце мое пренебрегало обличением,
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.ואמרת איך שנאתי מוסר ותוכחת נאץ לבי׃
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.فتقول كيف اني ابغضت الادب ورذل قلبي التوبيخ
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.說 、 我 怎 麼 恨 惡 訓 誨 、 心 中 藐 視 責 備
‹‹Eğitilmekten neden bu kadar nefret ettim, Yüreğim uyarıları neden önemsemedi?›› dersin.說 、 我 怎麼恨惡訓誨 、 心中 藐 視責備
Ek içerik hizmeti uyarıları, haber olabilir. şemsiye alet değiştiriciler diğer yararlı bilgiler추가 콘텐츠는 과거의 서비스 알림, 뉴스 할 수 있습니다. 또는 우산 공구 교환기에 대 한 기타 유용한 정보
Ek içerik hizmeti uyarıları, haber olabilir. şemsiye alet değiştiriciler diğer yararlı bilgilerNội dung bổ sung có thể qua dịch vụ cảnh báo, tin tức hoặc thông tin hữu ích về ô công cụ đổi
Ek içerik hizmeti uyarıları, haber olabilir. şemsiye alet değiştiriciler diğer yararlı bilgilerقد يكون محتوى إضافي في الماضي خدمة التنبيهات، أخبار أو غيرها من المعلومات المفيدة حول مظلة مغيّرات الأداة
Ek içerik hizmeti uyarıları, haber olabilir. şemsiye alet değiştiriciler diğer yararlı bilgilerまたは他の傘ツール ・ チェンジャーに関する有用な情報 可能なすべての手順このプロシージャ ボタンを一覧表示します。
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapan3月にTEDカンファレンスで NASAの科学者 ジム・ハンセン氏の講演を聴きました 彼は誰よりも早く1980年代に 地球温暖化の警鐘を鳴らし
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanLetzten März war ich auf einer TED-Konferenz.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapan지난 삼월, 저는 TED 컨퍼런스에서 NASA 과학자 짐 한센의 강연을 보았습니다.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanאבל הם עטופים בשדה אנרגיה מיוחד שמקטב בינינו, ולכן משתק אותנו.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanفي مارس الماضي ذهبت الى مؤتمر تيد ورأيت جيم هانسن العالم بوكالة ناسا يتحدث
Geçmiş UyarılarУстаревшие напоминания
Geçmiş Uyarılarעריכת תזכורת
Geçmiş UyarılarAlarme expirate
Geçmiş Uyarıları SaklaAbgelaufene Erinnerungen ausblenden
Geçmiş Uyarıları SaklaAlarme expirate
Geçmiş Uyarıları SaklaSkrij pretečene alarme
Geçmiş Uyarıları Saklaעריכת תזכורת
Geçmiş UyarılarPretečeni alarmi
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Általában meg is tesszük; tudjuk, hogy ezek a dolgok nagyon hatásosak, ha az emberek lelassításáról van szó.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.보통은 다들 그러죠. 이런 방법은 사람들이 속도를 줄이게 하는데 꽤 효과적인 것으로 나타났습니다.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Φαίνεται ότι τούτα είναι αποτελεσματικά για να κάνουμε τον κόσμο να κόψει ταχύτητα.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.Так мы и делаем. Такой способ показывает высокую эффективность, когда надо, чтобы люди ехали помедленнее.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.ובדרך כלל זה מה שאנחנו עושים; הוכח שהדברים האלו די יעילים במושגים של האטת מהירות הנסיעה.
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.وبصورة عامة الناس يقومون بذلك .. ان هذه الامور تبدو فعالة جداً في جعل الاشخاص يغيرون من سلوكهم او تصرفاتهم
Genelde de bunu yaparız; bu uyarıların insanların yavaşlamalarını sağlamada çok etkili oldukları görülmüş.とても効果的と証明されてます。 5~10%ほど減速します。