Ana içeriğe geç
Sözlük

uyarılar ile cümle

uyarılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.Слушайте, дети, наставление отца, и внимайте, чтобы научиться разуму,
Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.שמעו בנים מוסר אב והקשיבו לדעת בינה׃
Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.اسمعوا ايها البنون تأديب الاب واصغوا لاجل معرفة الفهم.
Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.眾 子 阿 、 要 聽 父 親 的 教 訓 、 留 心 得 知 聰 明
Çocuklarım, babanızın uyarılarına kulak verin. Dikkat edin ki anlayışlı olasınız.眾子阿 、 要 聽 父親 的 教訓 、 留心 得知 聰明
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Aku akan memberkati kamu, karena Abraham telah mentaati Aku dan memelihara segala hukum dan perintah-Ku.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Dat doe Ik allemaal omdat Abraham mijn bepalingen en wetten gehoorzaamde."
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››fordi Abraham adlød mine Ord og holdt sig mine Forskrifter efterrettelig, mine Bud, Anordninger og Love."
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››fordi Abraham lød mitt ord og holdt alt det jeg bød ham å holde, mine bud, mine forskrifter og mine lover.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››이는 아브라함이 내 말을 순종하고 내 명령과 내 계명과 내 율례와 내 법도를 지켰음이니라 하시니라
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››parce qu`Abraham a obéi à ma voix, et qu`il a observé mes ordres, mes commandements, mes statuts et mes lois.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››porque Abraham obedeció mi voz y guardó mi ordenanza, mis mandamientos, mis estatutos y mis instrucciones
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››Protože uposlechl Abraham hlasu mého, a ostříhal nařízení mých, přikázaní mých, ustanovení mých a zákonů mých.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››vì Áp - ra-ham đã vâng lời ta và đã giữ điều ta phán dạy , lịnh , luật và lệ của ta .
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››vì Áp-ra-ham đã vâng lời ta và đã giữ điều ta phán dạy, lịnh, luật và lệ của ta.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››понеже Авраам послуша гласа Ми и опази заръчването Ми, заповедите Ми, повеленията Ми и законите Ми.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››עקב אשר שמע אברהם בקלי וישמר משמרתי מצותי חקותי ותורתי׃
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››من اجل ان ابراهيم سمع لقولي وحفظ ما يحفظ لي اوامري وفرائضي وشرائعي.
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››都 因 亞 伯 拉 罕 聽 從 我 的 話 、 遵 守 我 的 吩 咐 、 和 我 的 命 令 、 律 例 、 法 度
Çünkü İbrahim sözümü dinledi. Uyarılarıma, buyruklarıma, kurallarıma, yasalarıma bağlı kaldı.››都 因 亞伯拉罕 聽從 我的話 、 遵守 我 的 吩咐 、 和 我 的 命令 、 律例 、 法度
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.ale ste pustili naprázdno každú moju radu a môjho karhania ste nechceli,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Anobrž strhli jste se všeliké rady mé, a trestání mého jste neoblíbili:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.antes desprezastes todo o meu conselho, e não fizestes caso da minha repreensão;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.avete trascurato ogni mio consiglio e la mia esortazione non avete accolto
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.eftersom I läten allt mitt råd fara och icke villen veta av min tillrättavisning
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.És elhagytátok minden én tanácsomat, és az én feddésemmel nem gondoltatok:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.fiindcă lepădaţi toate sfaturile mele, şi nu vă plac mustrările mele,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.fordi I forsmådde alle mine råd og ikke vilde vite av min tilrettevisning,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.도리어 나의 모든 교훈을 멸시하며 나의 책망을 받지 아니하였은즉
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.(más bien, desechasteis todo consejo mío y no quisisteis mi reprensión)
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.men I lod hånt om alt mit Råd og tog ikke min Revselse til jer,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Mijn raad hebt u naast u neergelegd en mijn vermaning wees u van de hand.
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Nhưng các ngươi đã bỏ hết lời khuyên dạy ta, Không chịu lời quở trách ta;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Nhưng các ngươi đã bỏ hết_lời khuyên dạy ta , Không chịu_lời quở_trách ta ;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Owszem odrzuciliście wszystkę radę moję, a karności mojej nie chcieliście przyjąć;
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Puisque vous rejetez tous mes conseils, Et que vous n`aimez pas mes réprimandes,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Semua nasihatku kamu abaikan dan teguranku kamu tolak
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.temuč prezirali ste vse svete moje in svarila mojega si niste želeli:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.und laßt fahren allen meinen Rat und wollt meine Strafe nicht:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.vaan te vieroksuitte kaikkia minun neuvojani, ette suostuneet minun nuhteisiini,
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Αλλα κατεφρονειτε πασας τας συμβουλας μου και τους ελεγχους μου δεν εδεχεσθε
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.и вы отвергли все мои советы, и обличений моих не приняли.
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.Но отхвърлихте съвета ми, И не приехте изобличението ми, -
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.ותפרעו כל עצתי ותוכחתי לא אביתם׃
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.بل رفضتم كل مشورتي ولم ترضوا توبيخي
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.反 輕 棄 我 一 切 的 勸 戒 、 不 肯 受 我 的 責 備
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.反輕棄 我 一切 的 勸戒 、 不 肯 受 我 的 責備
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.All stimulans som nådde mina sinnen kändes som ren smärta.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Az érzékelő rendszereimen át beérkező stimulációk, a tiszta fájdalom érzetét keltették.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Bodźce płynące do mnie kanałami zmysłów były dla mnie ogromnie bolesne.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.De stimulatie die binnenkwam via mijn zintuigen voelde aan als pijn.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Dražljaje, ki so prihajali prek čutil, sem občutila kot čisto bolečino.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Et mon esprit était suspendu entre deux réalités très opposées.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Ja mieleni oli sen jälkeen kahden erittäin vastakkaisen todellisuudentason välillä.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.순전한 고통처럼 느껴졌어요. 빛은 번갯불처럼 뇌를 태웠고,
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Los estímulos que ingresaban a través de mis sistemas sensoriales me causaban puro dolor.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Os estímulos que entravam através dos meus sistemas sensoriais eram pura dor.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Rangsangan yang memasuki sistem penginderaan saya terasa seperti rasa sakit.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Stimulácia pochádzajúca zo zmyslového aparátu predstavovala čistú bolesť.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Stimulation der kom ind igennem mine sanser føltes som ren smerte.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod