Onun uyarılarına daha fazla önem vermelisin.You should pay more attention to his warnings.
O bana her zaman alaycı uyarılar yapar.He always makes cynical remarks to me.
O onun kötü sürüşü hakkındaki uyarılarına içerledi.She resented his remarks about her poor driving.
O bütün uyarılarımı göz ardı etti.She ignored all my warnings.
O, uyarılarımızı görmezden geldi.He ignored our warnings.
Keşke uyarılarını dinleseydim.I wish I had listened to your warnings.
Tom Mary'nin uyarılarını görmezden geldi.Tom ignored all of Mary's warnings.
Tüm uyarılara kulak verin.Heed all warnings.
Tom gereksiz uyarılar yapmaya devam etmeseydi güzel olurdu.It would be nice if Tom didn't keep making unnecessary remarks.
Tom bizim uyarılarımızı görmezden geldi.Tom ignored our warnings.
Ne yazık ki, onlar benim uyarılarımı dinlemedi.Unfortunately, they didn't listen to my warnings.
O, uyarılarımıza aldırış etmedi.She paid no heed to our warnings.
Onlar onun uyarılarına dikkat etmedi.They paid no attention to his warnings.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
Tom herkesin uyarılarını görmezden geldi.Tom ignored everyone's warnings.
Uyarılar gözardı edildi.The warnings were ignored.
Art niyetli uyarılarından usandım.I've had enough of your snide remarks.
Senin küçümseyen uyarılarından bıktım.I'm tired of your snide remarks.
Tekrarlanan uyarılara rağmen, Tom bunu yapmaktan vazgeçmedi.Despite repeated warnings, Tom didn't stop doing that.
Önceki uyarılar yoktu.There were no prior warnings.
Tom tüm uyarılarımı gözardı etti.Tom ignored all my warnings.
Yeremya'nın uyarılarına kulak asmayan İsrailoğulları tövbe etmedi.Though of Israel, their tribe distinction is not mentioned as it is with the descendants of Lehi.
O, bu uyarılardan hiç birine kulak asmadı.These warnings were never heeded.
GNU IceCat ayrıca URL yölendirme için uyarılar sağlar.GNU IceCat also provides warnings for URL redirection.
Bu modellerde uyarıların ünlü Landau (roton) spektrumu nitel olarak yeniden üretilmiştir.In these models the famous Landau (roton) spectrum of excitations is qualitatively reproduced.
Konum tabanlı bilgi teslimi, (yani yerel hava ve trafik uyarıları).Location-based information delivery, (i.e. local weather and traffic alerts).
Fakat bu uyarılar dikkate alınmadı.The warnings were not heeded.
Son uyarılar uydumculuğu azaltmak için yapılan olay sonrası girişimlerdir.Postwarnings are post-event attempts to reduce conformity.
Bu uyarıların büyük bir kısmı insanın karşısına çıkarılan olayların içerdiği mesajdır.Most tiles give the player a number of followers when revealed.
Bu uyarıların şiddetini ve yerini tespit ederler."Purposes and Scope of Warnings".
Portları Gentoo'nun ebuild'lerine benziyor ve aynı uyarılar geçerli.Its ports are like Gentoo's ebuilds, and the same caveats apply.
Sempronius Scipio’ nun uyarılarını görmezden geldi ve ilerleyerek saldırı yoluna gitti.Sempronius decided to ignore Scipio and go ahead with the attack.
Bu uyarılar tsunaminin dinmesinin ardından geri çekilmiştir.(The submarine sinking was not confirmed until after the war.)
Deprem uyarıları alabiliyor.It is able to receive earthquake warnings.
Yardımcı T hücreleri sitotoksik T hücrelerinden daha hafif aktivasyon uyarılarına ihtiyaç duyar.Helper T-cells require a much milder activation stimulus than cytotoxic T cells.
Waze adım adım sesli navigasyon, gerçek zamanlı trafik ve yere özgü diğer uyarıları sunar.Waze offers turn-by-turn voice navigation, real-time traffic, and other location-specific alerts.
Sonra Kuzey Kore uyarılara aldırmadı ve Güney Kore gemisine ateş etti.The North Korean craft ignored the warnings and opened fire on the South Korean vessels.
Windows Live Uyarılar 30 Eylül 2010'dan itibaren kullanımdan kaldırılmıştır.Windows Live Alerts was discontinued from September 30, 2010.
Protestocular, İsrailli askerlerin uyarılarını dikkate almadı.The protesters had disregarded Israeli warnings to turn back.
Alarm seslerini, LED uyarı ve titreşimli uyarıları destekler.Supports alarm sounds, LED alert and vibrating alerts.
Yeni Wear cihazları aksine bir hoparlör yok, sadece uyarıları titreşimle yapabilirsiniz.Unlike newer Wear devices it doesn't have a speaker, it can only vibrate for alerts.
Bu uyarılar her bir uyarıcı tarafından tek tek meydana gelen uyarıların toplamıdır.Only one clue will be given by the hosts for each word.
Uyarılar: Kullanıcılar uyarı aldıklarında, devam etmeden önce işlem yapmaları gerekir.The Mounties realised that they would need a search warrant before proceeding any further.
Mekanik ve fiziksel uyarıları algılarlar.They perform mechanical and technical duties.
Kullanıcılar daha sonra kayıt bağlantısını tıklayarak bu uyarılara abone olabilir.Users may then subscribe to these alerts by clicking on the sign-up link.
Bir mobil cihazda uyarılar alma.(S) denotes a single car team.
Peter, Seamus'un uyarılarına rağmen balığı yakalamaya karar verir.When Peter calls him, Dr. Octopus decides to have Peter bring the ransom.
Ancak Stalin bu uyarıları da dikkate almadı.He chose to ignore those warnings.
Fakat Velid'in bu uyarılara hiç kulak asmadığı belirtilir.Whosoever heard it, became unconscious.
"Biz bunun üzerine bir girişim yapılmış olabilir çeşitli uyarılar vardı.""We have had several warnings that an attempt might be made upon it."
Uyarıların için zamanım yok.- Don't-- - I don't have time for your warnings.
Bu sizi tarihi Arşiv hizmeti uyarıları ve haber-e doğruThis one takes you to the history archive of service alerts and news
Kahve fincanlarının üzerine içeriğinin sıcak olabileceğini bildiren uyarılar koyuyoruz.We put warnings on coffee cups to tell us that the contents may be hot.
Duyu sistemim aracılığıyla gelen uyarıları, saf acı olarak hissediyordum.Stimulation coming in through my sensory systems felt like pure pain.
Ve bu uyarılara rağmen birisinin isim haklarını alacağını biliyordum.So even with that caveat, I knew that someone would buy the naming rights.
Şu an elimizde 50 seneye yayılan uyarılar var.Now we've had 50 years of warnings.
Patronumun uyarılarını yoksaydım.I ignored my boss's warning.
Oğlum, babanın uyarılarına kulak ver, Annenin öğrettiklerinden ayrılma.My son, listen to your father's instruction, and don't forsake your mother's teaching:
Duymazlıktan geldiniz bütün öğütlerimi, Uyarılarımı duymak istemediniz.but you have ignored all my counsel, and wanted none of my reproof;
Öğütlerimi istemediniz, Uyarılarımın tümünü küçümsediniz.They wanted none of my counsel. They despised all my reproof.