uyandırma ile cümle

uyandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
İçeri geldiğin zaman beni uyandırmasan iyi olur.You had better not wake me up when you come in.
Senden bizi zamanında uyandırmanı bekliyoruz bu yüzden uykuya dalma.We're counting on you to wake us up in time, so don't fall asleep.
Lütfen yarın sabah beni yedide uyandırmayı unutma lütfen.Please remember to wake me up at seven tomorrow morning.
John uyuyan bebeği uyandırmamaya çalıştı.John tried not to wake the sleeping baby.
Uyuyan çocuğu uyandırma.Don't wake up the sleeping child.
Bebeği uyandırmaktan korktuğum için yavaşça yürüdüm.I walked softly for fear of waking the baby.
Lütfen sessiz ol, böylece bebeği uyandırma.Please keep quiet, so you don't wake the baby up.
Bebeği uyandırma korkusuyla oturmaya devam etti.She sat still for fear of waking the baby.
O, aileyi uyandırmamak için sessizce geldi.He came in quietly in order not to wake the family.
Eşine sabah yedide kendisini uyandırmasını hatırlattı.He reminded his wife to wake him up at 7:00 a.m.
O, benim onu altıda uyandırmamı istedi.He asked me to wake him at six.
Onu uyandırma korkusuyla kımıldamadık.We did not move for fear we should wake him up.
Onu uykusundan uyandırmayın.Don't arouse him from his sleep!
O, benim onu 6:00 da uyandırmamı rica etti.She asked me to wake her at six.
Bebeği uyandırmaya korkuyordu.She was afraid of waking the baby.
Uyuyan bir aslanı uyandırma.Wake not a sleeping lion.
Uyuyan bebeği uyandırmamaya dikkat et.Take care not to awake the sleeping baby.
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandırmayı ihmal etme.Please remember to wake me up at six tomorrow morning.
Yarın sabah yedide uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at seven tomorrow morning.
Yarın sabah altıda uyandırma çağrısı istiyorum.I'd like a wake-up call at six tomorrow morning.
Yarın yedide beni uyandırmayı unutmayın.Please remember to wake me up at seven tomorrow.
Uyuyan yılanı uyandırmak iyi değildir.It's not good to wake a sleeping snake.
İlgilendiğim adamda arzuyu uyandırmak için ne yapmalıyım?What should I do to arouse desire in the man I'm interested in?
Jim bebeği uyandırmamak için odaya sessizce girdi.Jim entered the room quietly so he wouldn't wake the baby.
Onu uyandırma.Don't wake him up.
Tom kendini uyandırmak için kendi üzerine soğuk su döktü.Tom poured cold water over himself to wake himself up.
Uçuş görevlisi Tom'u uyandırmak için salladı ve ona uçağın indiğini söyledi.The flight attendant shook Tom awake and told him that the plane had landed.
Tom Mary'yi uyandırmaya çalışıyor.Tom is trying to wake Mary up.
Tom Mary'ye yediden önce onu uyandırmamasını söyledi.Tom asked Mary not to wake him up before seven.
O, saat altıda onu uyandırmamı istedi.She asked me to wake her up at six.
Tom bir uyandırma araması istedi.Tom asked for a wake-up call.
Annemin beni dörtte uyandırmasını istedim.I asked my mother to wake me up at four.
Yarın sabah beni uyandırmayı unutmamalısın.You must not forget to wake me tomorrow morning.
Beni uyandırmak zorunda değildin.You didn't have to wake me up.
Seni saat kaçta uyandırmam gerekiyor?What time should I wake you up?
Lütfen Tom'u uyandırmamak için sessiz ol.Please be quiet so you don't wake Tom up.
Biz düşük sesle konuştuk bu yüzden bebeği uyandırmadık.We talked in low voices so we wouldn't wake the baby.
Bebeği uyandırmayalım diye sessizce konuştuk.We talked quietly so we wouldn't wake the baby.
Bu, Tom için bir uyandırma alarmıydı.This was a wake-up call for Tom.
O, bebeği uyandırmamak için sessizce içeriye geldi.She came in quietly so she wouldn't wake up the baby.
Onlar beni uyandırmayı unuttular.They forgot to wake me up.
Uyuyan bir kediyi uyandırmamalıyız.We must not wake a sleeping cat.
Tom'u uyandırmalıyım.I have to wake Tom up.
Tom'u uyandırmaya çalışıyorum.I've been trying to wake Tom up.
Tom'u kendim uyandırmak istiyorum.I'd like to wake Tom up myself.
Sanırım Robert'ı uyandırmanın zamanı.I believe it's time to wake up Robert.
Seni uyandırmak istemedim.I didn't want to wake you.
Sizi uyandırmak istemedim.I didn't want to wake you.
Gerçekten Tom'u uyandırmak ister misin?Do you really want to wake Tom up?
Herkesi uyandırmak istemiyoruz, değil mi?We don't want to wake everybody up, do we?
Sanırım Robert'ı uyandırma zamanı.I reckon it's time to wake Robert up.
Seni uyandırmam zor olacak.It'll be hard for me to wake you up.
Onu uyandırmanı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemiyorum.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanı istemem.I don't want you to wake him up.
Onu uyandırmanızı istemem.I don't want you to wake him up.
Neden beni uyandırmadın?Why didn't you wake me?
Neden beni uyandırmadınız?Why didn't you wake me?
Amacım Tom'u uyandırmak değildi.I didn't mean to wake Tom up.
Canım, saat 11.00'de iş için beni uyandırmayı unutma.Honey, don't forget to wake me up for work at 11 o'clock.

İlgili Sayfalar