uyandıran ile cümle

uyandıran kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Chris sen kendin? Yani, sen merak uyandıran bir kişisin.Tu és uma figura intrigante.
Chris sen kendin? Yani, sen merak uyandıran bir kişisin.Κρις, εσύ; Είσαι ένας ενδιαφέρον άνθρωπος.
Chris sen kendin? Yani, sen merak uyandıran bir kişisin.כריס, אתה עצמך -- כלומר, אתה דמות מסקרנת במידה מסויימת.
Chris sen kendin? Yani, sen merak uyandıran bir kişisin.كريس، هل أنت بذات نفسك؟ أعني، أنك شخص يتمتع ببعض صفات التآمر .
Chris sen kendin? Yani, sen merak uyandıran bir kişisin.君はセミアンダーグラウンドの世界で
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.Ahogy most rámnéz, olyan mint amikor Hófehérke felébred és meglátja a hercegét.
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.Έχεις το βλέμμα της Χιονάτης, που είδε τον Πρίγκιπα της όταν ξύπνησε αφού είχε σχεδόν πεθάνει.
Ölmek üzereyken kendisini uyandıran... ...Prensini gören Pamuk Prenses gibi bakıyorsun.لديك الان نظرات بياض الثلج عندما استفاقت ورأت الامير
Resmin arzu uyandıran bir havası olduğunu düşünüyorum.Jasný znak smyslnosti, která činí obraz neodolatelným.
Resmin arzu uyandıran bir havası olduğunu düşünüyorum.Здесь есть чувственность, которой невозможно сопротивляться. Видите?
Resmin arzu uyandıran bir havası olduğunu düşünüyorum.Ця чуттєвість беззаперечна, чи не так?
Sanki, tarihin dışından bir ses, diğerlerine güven uyandıran basit ve içten bir mesaj vermeye çalışıyor.MANTENHA A CALMA E SIGA EM FRENTE
Sanki, tarihin dışından bir ses, diğerlerine güven uyandıran basit ve içten bir mesaj vermeye çalışıyor.困難な時代の人々に 自信を与えてくれるのです 流行によって 消え去ることはありません
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.A imagem que estou prestes a mostrar-vos... (Risos) -- é uma imagem fascinante.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.A kép amit most mutatni fogok - (Nevetés) - egy lenyűgöző kép.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Bilden jag ska visa er -- (Skratt) -- är en intressant bild.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Bức tranh các bạn sắp thấy ( Cười )
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Das Bild, das ich Ihnen nun zeigen will -- (Gelächter) -- ist ein fesselndes Bild.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Het plaatje dat ik u ga laten zien -- (gelach) -- is een fascinerend plaatje.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Imaginea pe care vi-o voi arăta -- (râsete) -- este o imagine convingătoare.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.보여드리려는 사진은 -- (웃음) -- 매우 흥미로운 것입니다.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Kuva, jonka aion näyttää teille -- (Naurua) -- on voimallinen kuva.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.La foto che sto per mostrarvi -- (Risate) -- è una foto avvincente.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.La imagen que voy a mostrarles -- (risas) -- es una imagen necesaria.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.L'image que je vais vous montrer -- (Rires) -- est une image fascinante.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Obrázek, který vám chci ukázat - (smích) je přesvědčivým obrázkem.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Obrázok, ktorý vám ukážem -- (Smiech) -- je presvedčivý obrázok.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Zdjęcie, które wam zaraz pokażę - (Śmiech) - jest zajmujące.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Η εικόνα που είμαι έτοιμος να σας παρουσιάσω -- (Γέλια) -- είναι μια συναρπαστική εικόνα.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Картинка которую я собираюсь показать - (Смех) - убедительная картинка.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.Снимката, която съм на път да ви покажа... (Смях) ...е завладяваща снимка.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.התמונה שאני עומד להראות לכם -- (צחוק) -- היא תמונה משכנעת
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.الصورة التي سأقوم بعرضها عليكم (ضحك) هي صورة مقنعة.
Size göstermek üzere olduğum resim- (Gülüşler) ilgi uyandıran bir resim.(スライド: 目をそらすなら今のうち) (笑) 注目に値する写真です でも 友人には認めたくなくても
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Aţi construit conflicte sincere cu adevăruri care crează îndoiala asupra finalului?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Avete costruito conflitti sinceri con verità che creano dubbi su quello che potrebbe essere il risultato?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Avez-vous construit les conflits honnêtes avec une vérité qui crée le doute quant au résultat final ?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Bạn đã xây dựng mối mâu thuẫn chân thật với hiện thực có thể sinh ra sự hồ nghi về kết cục?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Construíram conflitos honestos com verdades que suscitam dúvidas sobre o que poderá ser o resultado?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?¿Han construido conflictos auténticos con verdades que creen dudas sobre el posible resultado?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Har du konstrueret ærlige konflikter med sandheden, der frembringer tvivl i, hvad udfaldet mon bliver?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Har du skapat ärliga konflikter med sanningar som skapar tveksamhet om hur det skall gå på slutet?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Heb je eerlijke conflicten opgebouwd met eerlijkheid die twijfel creëert over wat de afloop zou kunnen zijn?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?결과가 어떻게 나올지 의심하게 만드는 진실과 순수하게 갈등하도록 만드셨습니까?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Skonštruovali ste úprimné konflikty s pravdou, ktorá vytvára pochybnosť v tom, aký bude výsledok?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Szerkesztettél-e őszinte konfliktusokat igazsággal, ami kétséget kreál abban, hogy hogy fejezdődhet be?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Zbudowaliście szczere konflikty z prawdą, która buduje niepewność co do możliwego wyniku?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Έχεις δομήσει ειλικρινείς συγκρούσεις με αλήθειες που γεννούν αμφιβολία για το ποιο θα είναι το αποτέλεσμα;
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Вы создали искренние противоречия, подлинность которых делает результат неопределённым для слушателя?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?Създал ли си честни конфликти, в които истината поражда съмнение какъв ще бъде крайният изход?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?האם בנית עימותים כנים עם אמת שיוצרת ספק באשר לתוצאה האפשרית?
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?هل بنيت صراعات صريحة مع الحقيقة تقوم بإثارة الشك حول ما ستكون عليه النتيجة؟
Sonucun ne olacağı hakkında şüphe uyandıran dürüst çatışmalar yaratabildiniz mi?と思わせるような事実を入れて 正当な緊張感を組み込んだか? 「ファインディング・ニモ」を例に出すなら
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Ale chwała Bogu, który dał takież staranie o was do serca Tytusowego,
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Ale díka Bohu, kterýž takovouž snažnost k službě vám dal v srdce Titovo,
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Ale vďaka Bohu, ktorý dáva tú istú snahu za vás do srdca Títovho,
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Betapa syukurnya kami kepada Allah sebab Ia sudah membuat Titus segiat kami untuk menolong kalian
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Gott aber sei Dank, der solchen Eifer für euch gegeben hat in das Herz des Titus.
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Grâces soient rendues à Dieu de ce qu`il a mis dans le coeur de Tite le même empressement pour vous;
Titusun yüreğinde sizin için aynı ilgiyi uyandıran Tanrıya şükürler olsun!Gracias a Dios que puso en el corazón de Tito la misma solicitud por vosotros
İlgili Sayfalar