uyandır ile cümle

uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Uzay Yolu, bende uzaylıları görme isteği uyandırdı başka dünyalara ait yaratıkları."מלחמת הכוכבים" גרמה לי לרצות לראות יצורים חייזריים, יצורים מעולם הרחק מכאן.
Uzay Yolu, bende uzaylıları görme isteği uyandırdı başka dünyalara ait yaratıkları.جعلني ستار تريك أريد مشاهدة المخلوقات الفضائية مخلوقات من عالم بعيد
Uzay Yolu, bende uzaylıları görme isteği uyandırdı başka dünyalara ait yaratıkları.遠い世界から来た生物にね まあ 自分が出会えるのはせいぜい
Uzay Yolu'nu çok severim. Uzay Yolu, bende uzaylıları görme isteği uyandırdı başka dünyalara ait yaratıkları.Star Trek m-a făcut să-mi doresc să văd creaturi extraterestre, dintr-o altă lume.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Am fost intrigata de aceasta intrebare, daca am putea evolua catre sau am putea dezvolta un alt saselea simt.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Dlho som sa zaoberala otázkou, či sa u človeka dá vyvinúť alebo vytvoriť šiesty zmysel.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Gyakran foglalkoztatott már a kérdés, hogy ki tudnánk-e fejleszteni egy hatodik érzéket.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?He estado intrigada por esta pregunta de si se podría evolucionar o desarrollar un sexto sentido.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Je me suis longtemps interrogée sur cette question : pouvons-nous évoluer ou développer un sixième sens.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Od jakiegoś czasu intryguje mnie pytanie, czy moglibyśmy wykształcić lub rozwinąć szósty zmysł.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Sinto-me intrigada por esta questão: poderemos desenvolver ou criar um sexto sentido?
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Πάντα αναρωτιόμουν... αν μπορούμε να εξελιχθούμε ή να αναπτύξουμε κάπως μια έκτη αίσθηση.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Интересувам се от въпросa дали може да развием шесто чувство.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var: Acaba bir altıncı his geliştirebilir miyiz?Мне всегда было интересно: можно ли развить в себе шестое чувство или создать его.
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var:저는 우리가 과연 식스센스를
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var:Tôi bị hấp dẫn bởi câu hỏi
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var:השאלה הזו העסיקה אותי,
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var:لطالما شغلني هذا السؤال
Uzun zamandır merakımı uyandıran bir soru var:開発できるかどうか興味がありました
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımEt j'ai eu un vrai déclic à Amsterdam:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımIn Amsterdam werd ik wakker geschud.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımIn Amsterdam wurden mir die Augen geöffnet:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldım그러던중 암스텔담에서 생각의 전환을 가져다준 일이 있었습니다.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımY tuve una especie de despertar en Ámsterdam:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımИ в Амстердаме до меня дошло.
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımוהייתה לי מעין קריאת-הַשְׁכָּמָה באמסטרדם:
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımوتلقيت مايشبه اتصالاً يوقظني من النوم في أمستردام
Ve Amsterdam 'dayken bir sabah bir 'uyandırma çağrısı' aldımデザインストアで
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.AMOR Así que nos estamos enamorando de la Tierra.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Apoi astronautii au experimentat apogeul separarii.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Astrounauté vzletli a zažili vrchol oddělení.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.De astronauten ervoeren tijdens hun reis het toppunt van isolatie.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.E os astronautas subiram e experimentaram o ápice de separação.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Et les astronautes ont fait l'expérience ultime de la séparation.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Ja ne kuvat lähetettiin maan pinnalle, ja vielä tänä päivänäkin ne herättävät rakkautta meissä.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Le foto di quel momento provocano in noi un sentimento di affetto ancora oggi.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Och bilderna som strålades ner, ännu idag väcker det kärlek inom oss.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Und die Bilder, welche uns von dort oben erreichten erwecken sogar noch heute ein Gefühl der Liebe in uns.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Zdjęcia, które przesłali na dół, nawet dzisiaj budzą w nas uczucie miłości.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.Και οι φωτογραφίες που έστειλαν στη Γη, ακόμα και σήμερα γεννούν συναισθήματα αγάπης μέσα μας.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.И астронавтите полетяха в космоса и преживяха връхната точка на изолацията.
Ve aşağıya yolladıkları fotoğraflar bugün bile içimizde sevgi duygusunu uyandırıyor.私たちは地球に恋してしまったのです。
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.A mojou úlohou bolo zostať hore, až kým neprišli jej nočné mory, aby som ju potom mohla zobudiť.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Az én feladatom volt, hogy ébren legyek addig, amíg megérkeznek a rémálmok, hogy felébresszem.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Dan tugas saya adalah tetap terjaga hingga mimpi buruk itu tiba agar saya bisa membangunkannya.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.E a minha tarefa era de me manter acordada até aos pesadelos começarem para que eu pudesse acordá-la.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Het was mijn taak om wakker te blijven tot haar nachtmerries kwamen zodat ik haar kon wekken.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.어머니가 악몽을 꾸면 어머니를 깨우곤 했습니다.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Moje delo je bilo, da ostanem budna, in jo zbudim, ko se more začnejo.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Moje práce byla zůstat vzhůru než přijdou její noční můry, abych ji mohla vzbudit.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Nhiệm vụ của tôi là thức đến khi mẹ bị ác mộng hành hạ để gọi mẹ dậy.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Şi sarcina mea era să stau trează până când începeau coşmarurile astfel încât să o trezesc.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Toccava a me vegliare e scuoterla prima che la assalissero gli incubi.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Y mi tarea era estar despierta hasta que sus pesadillas comenzaran para poder despertarla.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Και η δουλειά μου ήταν να μένω ξύπνια μέχρι να έρθουν οι εφιάλτες της ώστε να την ξυπνήσω.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Моей задачей было не засыпать до прихода этих кошмаров, чтобы разбудить её.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Моята задача беше да стоя будна докато кошмарите се появят, за да мога да я събудя.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.Я постановила собі не засинати, поки їй не насняться жахіття, щоб розбудити її.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.ומשימתי היתה להישאר ערה עד שהחלו סיוטיה כדי שאוכל להעיר אותה.
Ve benim işim o kabuslar görmeye başladığında uyandırmak için uyanık kalmaktı.ووظيفتي كانت ان اضل مستيقظة حتى يأتي كابوسها فيكون بإمكاني ايقاظها

İlgili Sayfalar