uyandır ile cümle
uyandır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Der zweite Schock schmerzt weniger, weil man sich ein wenig daran gewöhnt.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Det andet chok føles mindre smertefuldt, fordi man bliver lidt van til det.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.De tweede schok voelt minder pijnlijk, want het went.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Drugi je manj boleč, saj se že malo navadiš.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Drugi wydaje się mniej bolesny, ponieważ trochę się przyzwyczajasz.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Druhý šok bolí méně, protože už si na to trochu zvykli.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Druhý šok je na pocit menej bolestivý, lebo už ste si na to trochu zvykli.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Kejutan kedua berkurang sakitnya, karena Anda sudah mulai terbiasa.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.두번째는 덜 아팠습니다 왜냐하면 조금 익숙해 졌기 때문이었습니다
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.La deuxième décharge paraît moins douloureuse, parce vous vous y habituez un peu.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.La seconda un po' meno, perché cominci ad abituarti.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.La segunda parece menos dolorosa porque uno ya está un poco acostumbrado.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.O segundo choque é menos doloroso, porque vocês habituam-se um pouco a isso.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Toinen tuntuu vähemmän kivuliaalta, koska siihen vähän tottuu.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Νιώθουν το δεύτερο σοκ ως λιγότερο επίπονο, διότι το συνηθίζεις λιγάκι.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Відчуття під час другого удару менш болісні, оскільки ти вже трохи звик до цього.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Вторият шок се чувствал по-малко болезнен, защото започнали да привикват към него.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.Второй удар ощущался менее болезненным, в силу привыкания.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.השנייה נמדדת כפחות כואבת, מכיוון שאתה מעט מתרגל לזה.
İkinci şok biraz alışkanlık nedeniyle daha az ağrı uyandırır.والثانية اخف إيلاماً .. لان الشخص اعتاد قليلاً على الفكرة
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.강연이 흥미를 일으킬 정도로 짧으면서도 중요한 부분을 포괄할 수 있을 정도로 길어야만 한다고요.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.Kort genoeg om de interesse te wekken, maar lang genoeg om het onderwerp te bedekken.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.legyen elég rövid, hogy felkeltse az érdeklődést, de elég hosszú, hogy fedezze a témát.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.Powinno być na tyle krótkie, by wzbudzić zainteresowanie, ale na tyle długie by pokryć temat.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.זה צריך להיות קצר מספיק כדי לעורר עניין, אבל מספיק ארוך כדי לכסות את הנושא.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.يجب أن يكون قصيراً كفاية ليجذب الإنتباه، ولكن طويل كفاية ليغطي الموضوع.
İlgi uyandıracak kadar kısa, ancak meseleyi örtecek kadar da uzun olması.だけど題材をかばう長さもある。 成し遂げられたかな。
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.사람이 누우면 다시 일어나지 못하고 하늘이 없어지기까지 눈을 뜨지 못하며 잠을 깨지 못하느니라
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ma l'uomo che giace più non s'alzerà, finché durano i cieli non si sveglierà, né più si desterà dal suo sonno
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.så lægger Manden sig, rejser sig ikke, vågner ikke, før Himlen forgår, aldrig vækkes han af sin Søvn.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tak i človek, keď ľahne, nevstane; dokiaľ len budú nebesia, neprebudia sa ani sa nezobudia zo svojho spánku.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.tako leže človek in ne vstane; dokler bodo nebesa, se ne prebude in nič jih ne vzdrami iz spanja.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.Úgy fekszik le az ember és nem kél fel; az egek elmúlásáig sem ébrednek, nem költetnek föl az õ álmukból.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.так человек ляжет и не станет; до скончания неба он не пробудится и не воспрянет от сна своего.
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.ואיש שכב ולא יקום עד בלתי שמים לא יקיצו ולא יערו משנתם׃
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.والانسان يضطجع ولا يقوم. لا يستيقظون حتى لا تبقى السموات ولا ينتبهون من نومهم
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也 是 如 此 、 躺 下 不 再 起 來 、 等 到 天 沒 有 了 、 仍 不 得 復 醒 、 也 不 得 從 睡 中 喚 醒
İnsan da öyle, yatar, bir daha kalkmaz, Gökler yok oluncaya dek uyanmaz, Uyandırılmaz.人 也是 如此 、 躺下 不再 起來 、 等到 天沒 有 了 、 仍 不得復醒 、 也不得從 睡 中 喚醒
İnsanlarda büyük yankı uyandırmıştı, Nobel Ödülü'nden söz ediliyordu.사람들은 매우 흥분했죠, 노벨상 얘기도 있었습니다.
İnsanlarda büyük yankı uyandırmıştı, Nobel Ödülü'nden söz ediliyordu.אנשים התרגשו, היו דיבורים על פרס נובל,
İnsanlarda büyük yankı uyandırmıştı, Nobel Ödülü'nden söz ediliyordu.شعر الناس بالحماسة الشديدة، وكان هنالك حديث حول جائزة نوبل،
İnsanlarda büyük yankı uyandırmıştı, Nobel Ödülü'nden söz ediliyordu.アリスは大急ぎで
İnsanları beslemek, kundaliniyi mi uyandıracak?Come può il fatto di nutrire la gente innalzare la KUNDALINI?
İş başvurusunun amacı, işverenin ilgisini uyandırarak iş görüşmesine çağrılmaktır.Työhakemuksen tarkoitus on herättää työnantajan mielenkiinto, niin että pääset työhaastatteluun.
İş başvurusunun amacı, işverenin ilgisini uyandırarak iş görüşmesine çağrılmaktır.Вы подаёте заявление для того, чтобы заинтересовать работодателя и попасть на собеседование.
İş başvurusunun amacı, işverenin ilgisini uyandırarak iş görüşmesine çağrılmaktır.الهدف من طلب العمل هو إثارة الاهتمام لدى رب العمل بحيث تَعْبُر إلى مقابلة العمل.
İşte, biz ona kundalini nasıl uyandırılır dediğimizde, cevabı bu olurdu.Questa era la risposta alla domanda relativa a come raggiungere la KUNDALINI.
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.Eso es lo que harían, bastante impresionante.
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.Fascynująca metoda.
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.Zo ging dat dus, verbazingwekkend.
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.זה מה שהם עשו, זה היה ממש מדהים.
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.وهذا ما سيقمن به .. شيء مثير للاهتمام
İşte böyle yapmışlar. Hayranlık uyandırıcı.残念ながら今は分解されて存在しません
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Była na nogach od paru dni bez przerwy.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin? -Gerek yok, gerek yok.Ha estado trabajando varias noches seguidas. - ¿Quieres que la despierte?
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Ha lavorato senza sosta per giorni.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Hän on työskennellyt kellon ympäri.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Trabalhou noites inteiras, vários dias seguidos.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Δούλευε ασταμάτητα πολλές νύχτες στη σειρά.
Kaç gündür geceleri çalı,sıyor. -Uyandırmamı ister misin?Она работала несколько ночей подряд.