Kendimizi eğitmeli, uyanmalı ve bununla ilgili bir şeyler yapmalıyız.O să facă furori,trebuie să îi promovăm și să fim atenți cu creșterea lor.
Ancak daha sonra gerçekten uyanıyorum ve 32 yaşında olduğumu görüyorum.Așa se face că sunt iezuit de 32 de ani.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Apoi se trezește din visul său.
Shih-Tzu uyanık ve cesur bir köpektir.Shih Tzu este un excelent câine de pază.
Uyandığında bir operasyon odasındadır.Se trezește într-un pat de spital.
Zor uyandım, ama geçti.A tăiat, dar bine c-a apărut.
Filmin sonunda Şurik uyanır ve karısının kendisini terketmesi de dahil her şeyin rüya olduğunu anlar.În finalul filmului, fiul de crai se trezește și își dă seama că totul fusese doar un vis.
Arkadaşımın iki küçük oğlunun sesleriyle uyandım.Ea a avut în închisoare compania celor doi mici fii ai ei.
Eski şehir tarafındaki kule, dünyada en hayret uyandırıcı Gotik tarzı yapı olarak sık sık vurgulanır.Turnul din Orașul Vechi este considerat una dintre cele mai uimitoare clădiri civile în stil gotic din lume.
Uyanınca çok sevindim.Ea s-a trezit.
"Artık Uyanın!".Înscrie-te acum”.
Her zaman sabah uyanır, ve kendi hava durumu sunuculuğuna yetişmek için arabasına atlar.El se trezea în fiecare dimineață, se încărca la soare și pleca să-și îndeplinească sarcina.
Enkazın kendisinin yanına inmek Cameron ve ekibinde "o gerçeklik seviyesine ulaşma" isteği uyandırdı.Călătoria subacvatică l-a făcut pe Cameron și echipa sa „să se simtă foarte în viață....
Hastanın uyandırılamaması söz konusudur.Acest test nu produce disconfort pacientului.
Uyandıñ mı?A înviat?
Lisa, bir sabah güçlü bir depresyon ile uyanır.Nuvela debutează într-un decor rustic, într-o dimineață liniștită de duminică.
Suyun altında yapılan araştırmalar bütün dünyada büyük heyecan uyandırdı.Știrea morții sale provoacă o vie emoție în întreaga lume.
O gece Nica, uyandığında annesini evde bıçaklanmış halde bulur.Aceasta se trezește în Casa Nopții, unde a fost adusǎ de bunica ei.
Bu sırada annesi onu bulur ve uyandırmaya çalışır.La scurt timp după aceea, iubitul său o găsește și încearcă să o resusciteze.
Videoda bir küvette uyanan Kesha, lavaboda diş fırçası aramaya koyulur.În cazul contactului cu ochii, se recomandă spălarea acestora într-un jet de apă.
Bu kayıtlar içerisinde, "That Feeling in the Moonlight" ve "Harriet" büyük yankı uyandırdı.În acest context ceea ce Metallica a făcut pe “Ride the Lightning” a surprins pe toată lumea.
Mereb'in itirazlarına uyan Aida, Radames'i terk etmeye karar verir ("How I Know You (Reprise)").Eugenia Bulat semnează eul ce îi aparține, dar îi aparține drumul pe care și l-a ales. (…).
Sabah uyandığı zaman kendini Olimpos'ta buldu.Când crescu, acesta se-ntoarse în Olimp.
Arapları dini değil, siyasi yönde uyanışları.Pe ei nu-i interesau dogmele religioase, ci rebeliunea politică.
Ledger, hapları alsa da kısa bir süre sonra uyandığını ve zihnini durduramadığını belirtti.Breuer a observat că simptomele bolii se reduceau sau dispăreau după ce aceasta își verbaliza trăirile.
Annesi kızını uyandırıyor.Mama îşi trezeşte fiica.
Alarm çalmasına rağmen uyanamadım.Cu toate că alarma a sunat, nu am reușit să mă trezesc.
Alarm çalmasına rağmen uyanamadım.Cu toate că alarma a sunat, nu am putut să mă trezesc.
Uyandığımda, kendimi bağlanmış buldum.Când m-am deșteptat, m-am trezit legat.
Yaklaşık saat altıda uyandım.M-am trezit aproximativ la ora șase.
Uyanık kalmamız gerek.Trebuie să rămânem treji.
Uyanmak için zahmet etme.Nu te obosi să te trezești.
Uyanmak için zahmet etme.Nu te deranja să te trezești.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ön altatta el, Ön ébressze is fel!”
1 - İnsanlar Hildórien'de uyanır.Az első emberek felébrednek Hildórien öblében.
Sonraki sabah, Nina yalnız uyanır ve provaya geç kalır.Másnap reggel Nina egyedül találja magát az ágyban és késésben is van.
"Ağlayarak uyanıyorum".Sírva ébredtem.
Giles ertesi sabah uyandığında kolundaki yaranın tamamen iyileştiği, kafasında da saçların çıktığını görür.Másnap reggel Giles észreveszi, hogy a karján a friss seb begyógyult, és a haja is kinőtt kissé.
Lisa, bir sabah güçlü bir depresyon ile uyanır.Lise egy reggelen rossz hangulatban ébred.
Uyanınca çok sevindim.Mielőtt felébredek.
Bu hikâye Charles'ta büyük bir merak uyandırır.Valami ronda dolgot kellene mondanom Gaz-re.
Bununla beraber gece uykusu esnasında sık sık uyanma durumları görülür.Ébredés után kis ideig általában kipihentség tapasztalható.
Ancak, Doktor gerçekten uyanmadıklarını anlar.Senki ne gondolja azt, hogy valójában egész éjjel ébren voltak.
Rüyaların büyük bir bölümü uyanıldığında unutulmuş olur.A legtöbb álmunkat már ébredés után elfelejtjük.
Ancak daha sonra gerçekten uyanıyorum ve 32 yaşında olduğumu görüyorum.Csakhogy miután kilép az ajtón, döbbenten veszi észre, hogy megfiatalodott: újra 20 éves.
Buna uyan Azucena kontun küçük kardeşini kaçırmıştı.Azucena, a lánya szót fogadott és elrabolta a gróf kisebbik gyermekét.
Rory, sabah uyanır ve lavaboya gider.Raest felébred, és Darujhisztán felé indul.
Albümün ilk klibi Uyandırma’ya çekilmiştir.Az album első kislemeze az Ébredj fel.
Korkuyla karışık bir saygı uyandırır.Félelemmel vegyes tiszteletet és csodálatot keltenek.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Itt ébred föl álmából.
Sarsıntılar vatandaşları uyandırdı ve binalar sallanıyordu, "çığlıklar ve sesler duyuluyordu".A már alvó lakosok felébredtek, a mozogni kezdő épületekből „sikoltást és jajgatást lehetett hallani”.
Uyandığınızda yine teğmen arayacak.Azután az utazó felébred.
İlhan bu soruyu Çünkü bir millet uyanıyor.Az asszony hozzárohan, a férfi felébred.
Geleneksel yapılara uyan parçaları da vardır.Hagyományos építészeti elemeket őrző utcaképek.
Odin uyanır.Zanetto felébred.
Uyandığında kendini bir gemide bulur.Mikor magához tért egy csónakban ül.
Mahmut Uyanık (d.Az Uyan (Ébredj!)
Bir gece uyanır ve tüm kapıların açık olduğunu fark eder.Egy éjjel felébred és észreveszi, hogy a szabadban eleredt a hó.
"Siegfried Brünnhilde'yi uyandırır."Siegfried csókkal ébreszti fel Brünnhildét.
Artık iki tekerin üzerinde ilerleyen üvendire üçüncü defa görünür ve A'yı uyandırmaya çalışır.A taraja csőrnél kezdődik, a harmadik recénél szétválik és egy duplatarajt képez.