Tom nihayet uyandığında nerede olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know where he was when he finally woke up.
Uyanma vakti.It's time to wake up.
Dün gece 2.30'da uyanık mıydın?Were you awake at 2:30 last night?
Gerçekten uyanık mısın?Are you really awake?
Onların uyanık olduğunu düşünüyor musun?Do you think they're awake?
Biz uyanığız.We're awake.
Tom öğleden sonra geç saatlere kadar uyanmadı.Tom didn't wake up until late in the afternoon.
Ben soğuk bir ter içinde uyandım.I woke up in a cold sweat.
Polis bu tanıma uyan bir kamyon buldu.The police found a truck matching that description.
O uyanık.He is awake.
Onları uyandırdım.I woke them up.
Onu uyandırdım.I woke him up.
Benim için onları uyandırabilir misin?Can you wake them up for me?
Benim için onu uyandırabilir misin?Can you wake him up for me?
Onları uyandırmak istemiyorum.I don't want to wake them up.
Onu uyandırmak istemiyorum.I don't want to wake him up.
Onları uyandırmamak için dikkatli olun.Be careful not to wake them up.
Onu uyandırmamak için dikkatli olun.Be careful not to wake him up.
Onları uyandırmak istemedim.I didn't mean to wake them up.
Onu uyandırmak istemedim.I didn't mean to wake him up.
Onları kendim uyandırmak istiyorum.I'd like to wake them up myself.
Onu kendim uyandırmak itiyorum.I'd like to wake him up myself.
Onu kendim uyandırmak istiyorum.I'd like to wake her up myself.
Onları uyandırmak zorundayım.I have to wake them up.
Onu uyandırmak zorundayım.I have to wake him up.
Birazdan onları uyandırmak zorundayım.I have to wake them up soon.
Birazdan onu uyandırmak zorundayım.I have to wake him up soon.
Onları uyandırdım mı?Did I wake them up?
Onu uyandırdım mı?Did I wake him up?
Onları uyandırmaya git.Go wake them up.
Onu uyandırmaya git.Go wake him up.
Onları uyandırmaya gideceğim.I'm going to go wake them up.
Onu uyandırmaya gideceğim.I'm going to go wake him up.
Onları uyandırmaya gidelim.Let's go wake them up.
Onu uyandırmaya gidelim.Let's go wake him up.
Onları uyandırsak iyi olur.We'd better wake them up.
Onu uyandırsak iyi olur.We'd better wake him up.
Onları uyandırsam iyi olur.I'd better wake them up.
Onu uyandırsam iyi olur.I'd better wake him up.
Onları uyandırmak için git.Go and wake them up.
Onu uyandırmak için git.Go and wake him up.
Onları uyandıramadım.I couldn't get them to wake up.
Onu uyandıramadım.I couldn't get him to wake up.
Onların uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for them wake up.
Onun uyanmasını beklemek zorundaydım.I had to wait for him wake up.
Sanırım Tom'u uyandırmamak en iyisi.I think it's best not to wake Tom up.
Tom bir hastane odasında uyandı.Tom awoke in a hospital room.
Tom Mary'den onu ilk trene yetişmesi için vaktinde uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up in time to catch the first train.
Tom Mary'den onu saat altıda uyandırmasını istedi.Tom asked Mary to wake him up at six.
Uyanık kalmaya çalış.Try to stay awake.
Dan çocukları uyandırdı.Dan woke up the children.
Tom'un uyandığı anı bana bildir.Let me know the moment Tom wakes up.
Beni uyandırdığın için teşekkür ederim.Thank you for waking me up.
Eve geldiğinde beni uyandır.Wake me up when you get home.
Tom çocukları uyandırdı ve onlara kahvaltı zamanı olduğunu söyledi.Tom woke up the children and told them it was time for breakfast.
Tom bebeği uyandırmamak için sessizce konuştu.Tom spoke quietly so he wouldn't wake the baby.
Ne kadar süredir uyanıksınız?How long have you been awake?
Eve geldiğinde ben uyuyorsam beni uyandır.Wake me up when you get home if I'm asleep.
Ben saat 2.30'dan hemen sonra uyandım.I woke up just after 2:30.
Sabaha kadar uyanık kaldım.I stayed awake until morning.