Tom zaten üç saattir uyanık.Tom has been awake for three hours already.
Uyanık kalmaya çalışmak zorundasın.You have to try to stay awake.
Tom bebeği uyandırmasın diye sesini kıstı.Tom lowered his voice so he wouldn't wake the baby.
Seni uyandırdığımda ne rüya görüyordun?What were you dreaming about when I woke you?
Tom erken uyanır.Tom wakes up early.
Beni uyanık tutan kişi Tom değil.Tom isn't the one keeping me awake.
Tom mışıl mışıl uyuyor ama Mary uyanık.Tom is sound asleep, but Mary is awake.
Tom eve geldiğinde beni uyandır.Wake me up when Tom gets home.
Tom şimdi uyanık.Tom is awake now.
Tom çok yakında uyanıyor olmalı.Tom should be waking up pretty soon.
Tom çok yakında uyanacak.Tom is going to wake up pretty soon.
Tom ben uyandığımdan beri gitmiş.Tom has been gone since I woke up.
Tom asla uyanmayacak.Tom is never going to wake up.
Hala uyanık mısın? Bulunduğunuz yerde zaten saat üç, değil mi?Are you still awake? It's already three where you are, right?
O, Tom'u uyandırdı.He woke Tom.
Tom geceleyin göğsünün ortasında yanan bir ağrı ile uyandı.Tom woke up in the night with a burning pain in the middle of his chest.
Tom genellikle her sabah çalar saati çalmadan önce uyanır.Tom usually wakes up every morning before his alarm clock goes off.
Alarm Tom`u uyandırmadı.The alarm didn't wake Tom.
Tom ameliyattan sonra uyandığında bir süre hayal dünyasındaydı.Tom was away with the fairies for a while when he woke up after his surgery.
Neden hepiniz hâlâ uyanıksınız?Why are you all still awake?
Sizi uyandırdım mı arkadaşlar?Did I wake you guys?
Tom yasalara uyan bir vatandaştır.Tom is a law-abiding citizen.
Yarın sabah erken uyanmak istiyorum.I want to wake up early tomorrow morning.
Uyan ve daha özenli ol!Wake up and be more attentive!
Tom güçlükle uyanık kalabildi.Tom is barely able to stay awake.
Seni uyandırdıysam üzgünüm.I'm sorry if I woke you.
Günaydın, uyanma zamanı.Mornin', time to wake up.
Uyanık olduğunu bilmiyordum.I didn't know you were awake.
Seni uyandırdığımda ne hakkında rüya görüyordun?What were you dreaming about when I woke you up?
Göz kapakların kapalı, ama uyanık olduğunu biliyorum.Your eyelids are closed, but I know you're awake.
Tom'u uyandırmayı unuttun, değil mi?You forgot to wake Tom up, didn't you?
Git Tom'u uyandır ve ona kahvaltının hazır olduğunu söyle.Go wake Tom up and tell him breakfast is ready.
Her sabah zamanında uyanmak için çalar saate güvenirim.I depend on the alarm clock to wake up on time every morning.
Bütün gece uyanıktım.I was awake all night.
Ağır bir içki içtikten sonra Tom bir sersemlik içinde uyandı.Tom woke in a stupor after a night of heavy drinking.
Tom çığlık atarak kabustan uyandı.Tom woke from his nightmare, screaming.
Bu uyandırma çağrısıdır.This is your wake-up call.
Bir gürültü beni uykumdan uyandırdı.A noise aroused me from my sleep.
Ben yerde uyandım.I awoke on the floor.
Tom sıçrayarak uyandı.Tom woke with a start.
Tom aniden uyandı.Tom woke up quite suddenly.
Uyanık kaldığım sürece iyi olacağım, değil mi?I'll be OK as long as I stay awake, won't I?
Tom derin bir uykudan uyandı.Tom awoke from a deep sleep.
Telefon seni uyandırdı mı?Did the phone wake you?
Merakım uyandırıldı.My curiosity was aroused.
Sen aradığında zaten uyanıktım.When you called, I was already awake.
Tom'un uyanmasını beklemek zorunda kaldım.I had to wait for Tom wake up.
Tom henüz uyanık değil.Tom isn't awake yet.
Yarın ne zaman uyanacağımı merak ediyorum.I wonder when I'll wake up tomorrow.
Tom hâlâ uyanık mı?Is Tom still awake?
Bugün ne zaman uyandın?When did you wake up today?
Senin yorgun olduğunu biliyorum ama uyan!I know you're tired, but wake up!
O, ertesi sabah çok erkenden uyandığında, hava hala karanlıktı.When she woke next morning, very early, it was still dark.
Ben kanepede uyandım.I woke up on the sofa.
Ben divanda uyandım.I woke up on the couch.
O uyanıyor.She's waking up.
Sık sık bütün gece uyanık yattım.As often as not, I lay awake all night.
Tom, Mary'nin hala uyanık olmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary was still up.
Tom dün gece çok geç yattı, bu yüzden onu henüz uyandırma.Tom went to bed very late last night, so don't wake him up yet.
Tom Mary'nin henüz uyanık olup olmadığını merak ediyordu.Tom wondered if Mary were awake yet.