uyanık ile cümle
uyanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O-li se probudím, budu být rozrušený, Environed všechny ty odporné obavy?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, nếu tôi thức dậy thì tôi không được quẫn trí, Environed với tất cả những nỗi sợ hãi ghê gớm?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, om jag vaknar ska jag inte vara upprörd, Environed med alla dessa ohyggliga rädsla?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, se mi sveglio, non mi sono sconvolto, con molto tutte queste paure orrende?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, si je me réveille, je ne pas être désemparé, environnée de toutes ces craintes hideuse?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, si me despierto, no sería yo angustiado, ambientados con todos estos temores horribles?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, wenn ich aufwache, werde ich nicht verzweifelt, Environed mit all diesen schrecklichen Ängste?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, αν ξυπνήσει, θα μου δεν είναι τρελός, πλαισιώνονται με όλα αυτά τα αποτρόπαια τους φόβους;
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O, ако се събудя, не мога да се объркан, Environed с всички тези отвратителен страхове?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?O ، إذا استيقظ يجب ، وأنا لا ذهول ، Environed مع كل هذه المخاوف البشعة؟
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?О, если я просыпаюсь, мне не обезумел, окружает со всех этих отвратительных страхи?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?הו, אם אני מתעורר, אני כאמור לא להיות מוטרד, Environed עם כל הפחדים האלה מחריד?
O, ben uyanıklık halinde, ben bütün bu iğrenç korkuları ile Environed, perişan olmayacak olacaktır?と狂ったように私たちの祖先のジョイントで遊ぶ?と彼のシュラウドからマングルティバルトをむしる?
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Då sade han till dem: »Min själ är djupt bedrövad, ända till döds; stannen kvar här och vaken med mig.»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da sier han til dem: Min sjel er bedrøvet inntil døden; bli her og våk med mig!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da siger han til dem: "Min Sjæl er dybt bedrøvet indtil Døden; bliver her og våger med mig!"
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Da sprach Jesus zu ihnen: Meine Seele ist betrübt bis an den Tod; bleibet hier und wachet mit mir!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Disse loro: «La mia anima è triste fino alla morte; restate qui e vegliate con me»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ekkor monda nékik: Felette igen szomorú az én lelkem mind halálig! maradjatok itt és vigyázzatok én velem.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Então lhes disse: A minha alma está triste até a morte; ficai aqui e vigiai comigo.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Entonces les dijo: --Mi alma está muy triste, hasta la muerte. Quedaos aquí y velad conmigo
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Il leur dit alors: Mon âme est triste jusqu`à la mort; restez ici, et veillez avec moi.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››이에 말씀하시되 내 마음이 심히 고민하여 죽게 되었으니 너희는 여기 머물러 나와 함께 깨어 있으라 하시고
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ngài bèn phán : Linh_hồn ta buồn_bực cho_đến chết ; các ngươi hãy ở đây và tỉnh thức với ta .
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Ngài bèn phán: Linh hồn ta buồn bực cho đến chết; các ngươi hãy ở đây và tỉnh thức với ta.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedaj jim reče: Žalostna je duša moja do smrti; ostanite tukaj in čujte z menoj.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedy im rzekł Jezus: Smętna jest dusza moja aż do śmierci; zostaócież tu, a czujcie ze mną.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Tedy řekl jim: Smutnáť jest duše má až k smrti. Pozůstaňtež tuto a bděte se mnou.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Vtedy im povedal: Moja duša je smutná až na smrť; zostaňte tu a bdejte so mnou!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Τοτε λεγει προς αυτους Περιλυπος ειναι η ψυχη μου εως θανατου μεινατε εδω και αγρυπνειτε μετ' εμου.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››И като взе със Себе Си Петра и двамата Заведееви сина, захвана да скърби и да тъгува.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Тогда говорит им Иисус: душа Моя скорбит смертельно; побудьте здесь и бодрствуйте со Мною.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››Тодї рече до них: Тяжко сумна, душа моя аж до смертї. Підождіть. тут, і не спїте зо мною.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››ויאמר להם נפשי מרה לי עד מות עמדו פה ושקדו עמי׃
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››فقال لهم نفسي حزينة جدا حتى الموت. امكثوا ههنا واسهروا معي.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便 對 他 們 說 、 我 心 裡 甚 是 憂 傷 、 幾 乎 要 死 . 你 們 在 這 裡 等 候 、 和 我 一 同 儆 醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, benimle birlikte uyanık durun.››便對 他 們說 、 我心裡甚 是 憂傷 、 幾乎 要死 . 你 們在這裡 等候 、 和 我 一同 儆醒
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››A povedal im: Moja duša je smutná až na smrť. Zostaňte tu a bdejte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››e disse-lhes: A minha alma está triste até a morte; ficai aqui e vigiai.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››El le -a zis: ,,Sufletul Meu este cuprins de o întristare de moarte; rămîneţi aici, şi vegheaţi!``
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››És monda nékik: Szomorú az én lelkem mind halálig; maradjatok itt, és vigyázzatok.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Gesù disse loro: «La mia anima è triste fino alla morte. Restate qui e vegliate»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I dí jim: Smutnáť jest duše má až k smrti. Počekejtež tuto a bděte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Il leur dit: Mon âme est triste jusqu`à la mort; restez ici, et veillez.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››In jim reče: Žalostna je duša moja do smrti; ostanite tu in čujte.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››I rzekł im: Bardzo jest smutna dusza moja aż do śmierci; zostaócie tu, a czujcie.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ja hän sanoi heille: "Minun sieluni on syvästi murheellinen, kuolemaan asti; olkaa tässä ja valvokaa".
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››말씀하시되 내 마음이 심히 고민하여 죽게 되었으니 너희는 여기 머물러 깨어 있으라 하시고
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng : Linh-hồn ta buồn_rầu lắm cho_đến chết ; các ngươi hãy ở đây , và tỉnh thức .
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Ngài phán cùng ba người rằng: Linh-hồn ta buồn rầu lắm cho đến chết; các ngươi hãy ở đây, và tỉnh thức.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Och han sade till dem: »Min själ är djupt bedrövad, ända till döds; stannen kvar här och vaken.»
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››og han sier til dem: Min sjel er bedrøvet inntil døden; bli her og våk!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Og han siger til dem: "Min Sjæl er dybt bedrøvet indtil Døden; bliver her og våger!"
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Und sprach zu ihnen: Meine Seele ist betrübt bis an den Tod; bleibet hier und wachet!
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Y les dijo: --Mi alma está muy triste, hasta la muerte. Quedaos aquí y velad
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››Και λεγει προς αυτους Περιλυπος ειναι η ψυχη μου εως θανατου μεινατε εδω και αγρυπνειτε.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И казва им: Душата Ми е прескръбна до смърт; постойте тука и бдете.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››И сказал им: душа Моя скорбит смертельно; побудьте здесь и бодрствуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››і рече їм: Тяжко сумна душа моя аж до смерти. Підождіть тут і пильнуйте.
Onlara, ‹‹Ölesiye kederliyim›› dedi. ‹‹Burada kalın, uyanık durun.››ויאמר אליהם נפשי מרה לי עד מות עמדו פה ושקדו׃
İlgili Sayfalar