uyanık ile cümle

uyanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Dar adevărul e că mi-am petrecut fiecare clipă de veghe de atunci, urmând acea viziune.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.De az igazság az, hogy azóta szinte minden ébren töltött percemet ennek az álomnak a kergetésére szántam.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.하지만 사실 전 그 순간부터 매 순간 그 목표를 쫓고 있습니다.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Lecz od tego czasu prawie każdą minutę mojego życia spędziłam na realizacji tej wizji.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Maar de waarheid is, dat ik sindsdien bijna al mijn tijd besteed aan het najagen van die visie.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Mais la vérité est que j'ai passé chaque minute de veille depuis à poursuivre cette vision.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Ma la verità è che da allora ho passato praticamente ogni minuto ad inseguire quell'idea.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Men sandheden er at jeg har brugt hvert vågne minut, nærmest siden da, på at forfølge den vision.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Nhưng sự thật là Tôi đã dành gần như mỗi phút đi bộ từ khi đó theo đuổi tầm nhìn đó
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Pero la verdad es que he pasado cada minuto desde entonces persiguiendo esa visión.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Αλλά η αλήθεια είναι πως αφιέρωσα κάθε λεπτό από τότε κυνηγώντας αυτό το όραμα.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Но истината е, че прекарах всяка минута оттогава, преследвайки тази идея.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.Но правда в том, что с тех самых пор каждую свободную минуту я проводила в преследовании своей цели.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.אבל האמת היא שכל דקה בחיי מאז אני רודפת אחר החזון הזה.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.لكن الحقيقة هي انني قضيت كل لحظة استيقاظ تقريبا منذ ذلك الحين اطارد تلك الرؤية.
Fakat, gerçek şu ki, ondan sonra, neredeyse uyanık olduğum her dakikayı bu hayali kovalayarak geçirdim.私はそれ以来ほぼ毎日 起きている時間のほとんどを費やして そのビジョンを追って来ました 私たちは皆この国の医療について
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"Az elme azt mondja: "Az ébrenléti állapot az enyém!"
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"Il dit, "L'état de veille m'appartient."
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"No está ni siquiera...dice, 'El estado de vigilia me pertenece a mí.'
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"Non e' neanche....dice "Lo stato di veglia mi appartiene"
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"И даже... он [ум] говорит "Пробуждённое состояние принадлежит мне."
Hatta... şöyle diyor, "Uyanıklık hali BANA ait"הוא אפילו לא... הוא אומר, "מצב העירות שייך לי."
Her zaman uyanıksınız.Ihr seid immer wach.
Her zaman uyanıksınız.Te mindig ébren vagy. Az Önvaló fénye mindig az, ami.
Her zaman uyanıksınız.Vedno si prebujen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Geen ontwaakte zal politicus worden, omdat hij er niet naar verlangt zijn ego te vervullen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ingen uppvaknad person kommer att bli politiker, därför han har ingen önskan att tillfredsställa sitt ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Kein erwachter Mensch wird ein Politiker, weil er kein Verlangen hat, sein Ego zu befriedigen.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Ninguna persona despierta será un político, porque él no tiene el deseo de satisfacer su ego.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.Κανένα αφυπνισμένο άτομο δεν θα γινόταν πολιτικός , επειδή δεν έχει καμία επιθυμία να εκπληρώσει το εγώ του.
Hiçbir uyanık insan politikacı olamaz, çünkü egolarını tatmin emek için hiç arzuları kalmamıştır.政治家にはならない なぜなら 彼には自分のエゴを 満たそうという欲がない
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Az imádságban állhatatosak legyetek, vigyázván abban hálaadással;
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Blijf altijd bidden. Verslap daarin niet en toon de Here uw dankbaarheid.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Haltet an am Gebet und wachet in demselben mit Danksagung;
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Hendaklah kalian berdoa dengan tekun dan siap siaga, sambil mengucap syukur kepada Allah
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.기도를 항상 힘쓰고 기도에 감사함으로 깨어 있으라
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Na modlitbě buďtež ustaviční, bdíce v tom s díků činěním,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Na modlitbe zotrvávajte bdejúc v nej s ďakovaním
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Olkaa kestäväiset rukouksessa ja siinä kiittäen valvokaa,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Perseverad siempre en la oración, vigilando en ella con acción de gracias
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Perseverai na oração, velando nela com ações de graças,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Perseverate nella preghiera e vegliate in essa, rendendo grazie
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Persévérez dans la prière, veillez-y avec actions de grâces.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Phải bền đổ và tỉnh thức trong sự cầu nguyện, mà thêm sự tạ ơn vào.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Phải bền đổ và tỉnh thức trong sự cầu_nguyện , mà thêm sự tạ ơn vào .
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Stăruiţi în rugăciune, vegheaţi în ea cu mulţămiri.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Værer vedholdendene i; Bønnen, idet I ere årvågne i den med Taksigelse.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Vær vedholdende i bønnen, så I våker i den med takksigelse,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Varen uthålliga i bönen och vaken i den under tacksägelse.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.V molitvi bodite stanovitni in čujte v njej z zahvaljevanjem;
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.W modlitwach trwajcie, czując w nich z dziękowaniem,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Εμμενετε εις την προσευχην, αγρυπνουντες εις αυτην μετα ευχαριστιας,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.Будьте постоянны в молитве, бодрствуя в ней с благодарением.
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.В молитві кріпіть ся, пильнуюча в ній з подякою,
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.התמידו בתפלה ושקדו בה בתודה׃
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.واظبوا على الصلاة ساهرين فيها بالشكر
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.你 們 要 恆 切 禱 告 、 在 此 儆 醒 感 恩
Kendinizi duaya verin. Duada uyanık kalın, şükredin.你 們要 恆切 禱告 、 在此 儆醒 感恩
Masada uyanık ve hatta tedaviyi izleyen bir hasta varken yani.Denn der Patient liegt mit vollem Bewusstsein auf dem Tisch und kann die Behandlung beobachten.
Masada uyanık ve hatta tedaviyi izleyen bir hasta varken yani.Když máte na stole pacienta který je bdělý a může sledovat léčbu.
İlgili Sayfalar