utandırma ile cümle

utandırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'yi utandırmak istemiyordu.Tom didn't want to embarrass Mary.
Seni utandırmak istemedim.I didn't mean to embarrass you.
Kendimi utandırmak istemiyorum.I don't want to embarrass myself.
Tom sadece onu utandırmamı istemiyor.Tom just doesn't want me to embarrass him.
Beni utandırma.Don't embarrass me.
Lütfen kendini utandırmayı kes.Please stop embarrassing yourself.
Beni öyle utandırmaya nasıl cesaret edersin!How dare you embarrass me like that!
Arkadaşlarının önünde seni utandırmak istemiyorum.I don't want to embarrass you in front of your friends.
Arkadaşlarının önünde seni utandırmak istemedim.I didn't want to embarrass you in front of your friends.
Sen beni arkadaşlarımın önünde utandırmak mı istiyorsun?Do you want to embarrass me in front of my friends?
Tom'u utandırmak istemiyorum.I don't want to embarrass Tom.
Üzgünüm. Seni arkadaşlarının önünde utandırmak istememiştim.I'm sorry. I didn't mean to embarrass you in front of your friends.
Liderliği alarak, harekete geçerek kendini utandırmak istemiyor.She doesn't want to embarrass herself by taking the lead. Taking action.
Sizi utandırmamak için, doğru cevabı ben veriyorum.Just so you don't embarrass yourselves, I'll give you the right answer:
Hasta olduğumu biliyorsun, beni bu şekilde utandırmamalısın.You know I'm sick! You shouldn't embarrass me like this.
Onu utandırmak mı istiyorsun?You aren't shy, are you?
Saçmalıkların karşısında sussun mu insanlar? Sen alay edince kimse seni utandırmasın mı?Should your boastings make men hold their peace? When you mock, shall no man make you ashamed?
Ey Tanrım, sana güveniyorum, utandırma beni, Düşmanlarım zafer kahkahası atmasın!My God, I have trusted in you. Don't let me be shamed. Don't let my enemies triumph over me.
Ya RAB, sana sığınıyorum, Utandırma beni hiçbir zaman!In you, Yahweh, I take refuge. Never let me be disappointed.
Öğütlerine dört elle sarıldım, ya RAB, Utandırma beni!I cling to your statutes, Yahweh. Don't let me be disappointed.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.I don't write these things to shame you, but to admonish you as my beloved children.
Ya RAB, sana sığınıyorum. Utandırma beni hiçbir zaman! Adaletinle kurtar beni!In thee, O LORD, do I put my trust; let me never be ashamed: deliver me in thy righteousness.
(Kulların) diriltilecekleri gün, beni utandırma.And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
Lut, bunlar benim konuklarım dedi, onlara karşı utandırmayın beni.Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
Utandırma beni insanların dirilecekleri günde.And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
Lût dedi: "Bunlar benim konuklarımdır, aman beni utandırmayın!"Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
"Herkesin diriltileceği gün beni utandırma."And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
(Lut) onlara "Bunlar benim misafirimdir. Sakın beni utandırmayın;Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
"Bunlar konuklarımdır, sakın beni utandırmayın."Said Lot: "These are my guests; do not put me to shame,
"Diriliş gününde beni utandırma."And do not disgrace me on the day when they are raised from the graves,
Sakın beni utandırmayın;Affront me not!
O gün Allah, peygamberi ve onunla birlikte inananları utandırmayacaktır.On the Day of Judgment, God will not disgrace the Prophet and those who have believed in him.
O gün Allah, Peygamberini ve onun beraberindeki müminleri utandırmaz.On the Day of Judgment, God will not disgrace the Prophet and those who have believed in him.
Zigiç, "Maksimum [çaba] göstereceğiz ve kendimizi kesinlikle utandırmayacağız." dedi."We will give our maximum [effort] and will not embarrass ourselves for sure," he said.
Miron Białoszewski gibi Polonya değerlerini utandırmakla suçlandı.She was accused, like Miron Białoszewski, of disgracing Polish values.
(Utandırma eylemleri yapılır.)(رسالة في أفعال الصلاة).
(Utandırma eylemleri yapılır.)(Ájtatossági gyakorlatok.)
(Utandırma eylemleri yapılır.)(Huom. viuhkaformaatti).
(Utandırma eylemleri yapılır.)("Hentikan penyensoran!").
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.Kurangnya penyesalan, tidak ada rasa malu.
Çok çalışıp, mücadele ederek beni sevenleri utandırmayacağım.Sungguh aku sedih dan prihatin, kepada siapa aku mengadu.
(Utandırma eylemleri yapılır.)(騒乱罪適用)。
Çok çalışıp, mücadele ederek beni sevenleri utandırmayacağım.心配症なため、悩みが尽きない苦労人。
(Utandırma eylemleri yapılır.)」(參見:訴諸厭惡)。
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.大義不須言,求之人理,實所不忍。
Azarlama, utandırma ya da cezalandırma doğru değildir.겸손 겸손이란 진실하고 가식이 없으며 거만하거나 뽐내지 않는 것이다.
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değil Gerçekten benim yokJudy erittäin huonosti teidän liian älykäs tietää mitä teet
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değil우리는 나에게 당황하게하려고해서는 안됩니다 당신이 이의를 제기 할 확신 흰색이 없습니다
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değillåtsas vara något
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilMluvím o tom, že jste židovský vyzvat a velmi
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilNemali by sme sa snažiť uviesť do rozpakov mi to biela veria vám napadnúť nie sú
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilTényleg én nem
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilVi bør ikke forsøge at genere mig dette hvid sikker på du vil bestride er ikke jeg virkelig ikke
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilМи не повинні намагатися збентежити мене це білий впевнені, що ви будете заперечувати не
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilМы не должны пытаться смутить меня это белый уверены, что вы будете оспаривать не
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilאנחנו לא צריכים לנסות להביך אותי זה לבן בטוח שיהיה תחרות אינם
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değilلا ينبغي لنا أن محاولة إحراج لي هذا أبيض على ثقة أنك سوف خوض ليست
Biz bana bu utandırmak denememelisiniz Eğer itiraz eminiz beyaz değil本当に、私はしないでください
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Ce n`est pas pour vous faire honte que j`écris ces choses; mais je vous avertis comme mes enfants bien-aimés.
Bunları sizi utandırmak için değil, siz sevgili çocuklarımı uyarmak için yazıyorum.Detta skriver jag, icke för att komma eder att blygas, utan såsom en förmaning till mina älskade barn.

İlgili Sayfalar