ut ile cümle
ut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Ben onu utandırdım.I embarrassed him.
Sen çok utangaçsın.You're very shy.
Çok utangaçsın.You are very shy.
Bana öyle bakmayı kes, beni utandıracaksın.Stop looking at me like that, you'll make me blush.
Ütü fazlaca elektrik kullanır.The iron uses a lot of electricity.
Ütü çok elektrik harcar.The iron uses a lot of electricity.
Tom'un bugün burada olamaması gerçek bir utançtır.It's a real shame that Tom can't be here today.
Onların davranışları utandırıcıydı.Their behavior was disgraceful.
Neden utanıyorsun?Why are you ashamed?
Tom çok utangaç.Tom is very bashful.
Senin davranışın utanç verici.Your conduct is disgraceful.
Utanılacak bir şey yapmadım.I've done nothing to be ashamed of.
Kesinlikle utanç vericiydi.It was definitely embarrassing.
Bildiğin utanç verici.This is simply embarrassing.
Utanmış olmalısın.You should be embarrassed.
Süper utanç vericiydi.It was super embarrassing.
Ne utanç ama!What an embarrassment!
Bunun utanç verici olduğunu düşünüyorum.I think it's disgraceful.
Ben utangaç bir çocuktum.I was a shy child.
O acı verici bir biçimde utangaçtı.She was painfully shy.
Dan kendini utanmış bile hissetmiyor.Dan didn't even feel ashamed.
Utanç içinde yaşamaktansa onurlu ölmek daha iyidir.It is better to die honorably than to live in disgrace.
Evet, utangaç bir kızdı.Yes, she was a shy girl.
Rus olmaktan utanıyorum.It's a shame to be Russian.
O utangaç, güvensiz, aşırı duyarlı bir kız.She is a shy, insecure, overly sensitive girl.
O, halk içinde emzirmeye utanıyor.She is embarrassed to breastfeed in public.
O utanç verici olabilirdi.That could've been embarrassing.
Ben utangaçtım.I was shy.
Eğer soramayacak kadar çok utangaçsanız, yolunuzu kaybedersiniz.If you are too shy to ask, you will lose your way.
Mary çok utangaç bir kız.Mary is a very shy girl.
Meryem ön dişlerinin ayrık olmasından utanıyor.Mary's self-conscious about the gap between her front teeth.
Kızlar utangaçtır.The girls are shy.
Utanma nedir bilmez misin sen?Does your shame know no bounds?
Bu giysileri benim için ütüler misin?Can you iron these clothes for me?
O, utancını saklamaya çalıştı.He tried to hide his shame.
Senin davranışın utanç vericiydi.Your behavior was shameful.
Utangaç çocuk adını mırıldandı.The shy boy mumbled his name.
Utangaç mürit onun cevabını mırıldandı.The shy disciple mumbled his answer.
Ben bundan utanmıyorum.I'm not ashamed of that.
Donald Trump, bir utanç kaynağıdır.Donald Trump is an embarrassment.
Kes şunu. Beni utandırıyorsun.Stop it. You're embarrassing me.
Tom utangaç görünüyordu.Tom seemed shy.
Finlandiya ütopya değildir.Finland is no utopia.
Erkek kardeşi ile karşılaştırıldığında o utangaçtı.In comparison with his brother, he was shy.
Bazı insanların hiç utanması yok.Some people have no shame.
O beni görmezden gelmiyor, o utangaç.She's not ignoring me; she's shy.
O, Tom'u utandırırdı.That would embarrass Tom.
Söyleyecek bir şeyin olmadığında sessiz kalmaktan utanma.Don't be ashamed of staying silent when you don't have anything to say.
Elimi tut. Sen ve ben yeni bir ütopya inşa edeceğiz.Take my hand. We'll build a utopia, you and me.
Gömleğini ütüledi.He ironed his shirt.
Hiçbir şey daha utanç verici değil.Nothing is more disgraceful.
Tom eskisi gibi utangaç çocuk değil.Tom is not the shy boy he used to be.
Tom eskisi kadar utangaç değil.Tom is not as shy as he used to be.
Tom'un davranışı utanç vericiydi.Tom's behavior was shameful.
Bunu itiraf etmekten utanmıyorum.I am not ashamed to admit it.
Utanç verici!Shameful!
Tom her zaman utangaç değildi.Tom hasn't always been shy.
Utangaç hissediyorum.I feel shy.
Ben oldukça utangacım.I'm rather shy.
Hiç utanman yok mu?Don't you have any shame at all?