ut ile cümle
ut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Kız kardeşin için, o utangaç bir tip.For your sister, she's the shy type.
Beni arkadaşlarımın önünde utandırdın!You embarrassed me in front of my friends!
Onunla utanmadan flört etti.She flirted with him shamelessly.
O biraz utangaç ama güven bana o çok güzel.He's a little shy, but trust me, he is adorable.
O utangaç bir kız, ama çok sevecen.She's a shy girl, but very affecctionate.
Mary eteğini ütüledi.Mary ironed her skirt.
Tom sadece biraz utangaç.Tom is just a little shy.
Tom bir çocuk olarak hayli utangaçtı.Tom was sort of shy as a kid.
O gerçek bir utançtır.That's a real shame.
Odam o kadar darmadağın ki birini eve davet etmek için çok utanıyorum.My room is so cluttered that I'm too embarrassed to invite anyone in.
Mary utangaç ve çekingen bir genç kadındır.Mary is a shy and reserved young woman.
Tom utangaç ve çekingen bir genç adamdır.Tom is a shy and reserved young man.
Tom bir çocuk olarak biraz utangaçtı.Tom was sort of bashful as a kid.
Saçımı ütüyle düzeltmek sonsuza kadar sürüyor.Flat ironing my hair takes forever.
Utanacak bir şeyimiz yok.We have nothing to be ashamed of.
Bundan utanmıyorum.I'm not ashamed of it.
Tom çok utangaç bir çocuk.Tom is a very shy boy.
Biz hepimiz utandığımız şeyleri yaptık.We've all done things we're ashamed of.
Tom utangaç görünmek istemiyordu.Tom didn't want to seem shy.
Başlangıçta utangaç hissettim.I felt embarrassed at first.
Onun hakkında bu kadar utangaç olmanız gerekmiyor.You don't have to be so shy about it.
Ondan hiç utanmıyorum.I'm not ashamed of that at all.
Ütü patladı.The iron exploded.
Kendilerinden utanmaları gerekir.They should be ashamed of themselves.
Şu anda hiç utanma hissetmiyorum.I don't feel any shame right now.
Utanç neredeyse dayanılmazdı.The shame was almost unbearable.
Ortaokuldayken çok utangaçtım.I was very shy in middle school.
Utanç verici bir dönemdi.It was an embarrassing episode.
Utanç verici bir olaydı.It was an embarrassing episode.
Bundan korkunç bir şekilde utanıyorum.I'm terribly ashamed of this.
Tom utanç verici olduğunu düşünüyor.Tom thinks it's embarrassing.
Tom onu yapma konusunda utangaç değildir.Tom isn't shy about doing so.
Hepimiz için ne kadar da utanç verici.How embarrassing for us all.
Onu itiraf ettiğime utanıyorum.I'm ashamed to admit that.
Onların utanmaları gerekir.They should be ashamed.
Senden utanıyorum, Tom.I'm ashamed of you, Tom.
Gerçekten utanç verici.It really is shameful.
Tom utangaç bir biçimde elini kaldırdı.Tom shyly raised his hand.
Mary utanarak elini kaldırdı.Mary shyly raised her hand.
Beni öyle utandırmaya nasıl cesaret edersin!How dare you embarrass me like that!
Elbiselerimi benim için ütülediğiniz için teşekkürler.Thanks for ironing my clothes for me.
Utanarak "özür dilerim, geç kaldım" dedi."I'm sorry I was late," he said shyly.
Bu utançla asla yaşayamam.I'll never be able to live this down.
Ne kadar utanmazsın!How shameless you are!
Matthew utanarak "Bu senin için bir Noel hediyesi, Anne" dedi."That's a Christmas present for you, Anne," said Matthew shyly.
Fadıl çok utangaç bir çocuk değildi.Fadil wasn't a very shy boy.
Tom halk içinde şarkı söyleyemeyecek kadar utangaçtır.Tom is too shy to sing in public.
Hiç utangaç değildim.I never was shy.
Utanmış hissettim.I felt ashamed.
Çocukken çok utangaçtım.I was very shy when I was a kid.
Tom çok utangaç bir oğlandı.Tom was a very shy boy.
Utanmaya başladım.I began to blush.
Yeni yıl iki ülke arasındaki utanç verici bir diplomatik krizle başladı.The new year started with an embarrassing diplomatic crisis between the two nations.
Sadece utangacım.I'm just shy.
Pas ütüyü yiyor.Rust eats away the iron.
Gömleğini senin için ütülüyeyim.Let me iron your shirt for you.
Ben çok utangaç bir kişiyim.I'm a very shy person.
Babamızın yoksulluğundan utanıyoruz.We're ashamed of our father's poverty.
Gidiyor olman böyle bir utanç.It's such a shame you're leaving.
Performansı acı verici derecede utanç vericiydi.Her performance was painfully cringeworthy.