Ana içeriğe geç
Sözlük

usulsüzlük ile cümle

usulsüzlük kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Observers noted irregularities in the election.
Usulsuzlük ^ Joseph Potvin.Roppolo, Joseph Patrick.
Aliyev, ciddi usulsüzlüklerle gölgelendikten sonra, 1998 yılında 5 yıllık bir süre daha seçildi.Aliyev won re-election to another 5-year term in 1998.
Koalisyon temsilcisi İsmet Kryeziu, "Manipülasyon ve usulsüzlükler, seçim sürecine gölge düşürdü."Manipulation and irregularities have damaged the election process.
Seçimlerde usulsüzlük bildirilmedi.No irregularities were reported.
Luşta, tekrar seçimleri sırasında usulsüzlük fark etmediğini söyledi.Lushta said she was not aware of irregularities during the re-vote.
Asi din adamı mali usulsüzlükleri önlememekten soruşturma altına alındı.The rebellious cleric is under investigation for failing to prevent financial wrongdoing.
Ancak bizim için, seçim sürecinde yaşanan ciddi usulsüzlükler olumsuz bir sürpriz oldu." dedi.But for us, the serious irregularities during the election process were a negative surprise."
Temmuz 2008’de yapılan parlamento seçimleri, şiddet ve oy verme usulsüzlükleri nedeniyle bozulmuştu.The previous parliamentary elections, in July 2008, were marred by violence and voter fraud.
Geçen yıl açılan bir önceki ihale usulsüzlükler nedeniyle iptal edilmişti.An earlier tender procedure last year was cancelled due to irregularities.
Anayasa Mahkemesi hakimleri kararı açıklarken muhakeme usulsüzlüklerine işaret ettiler.In announcing its decision, the Supreme Court judges cited procedural irregularities.
Bu üç seçim bölgesinde, 3 Temmuz seçimleri ya hiç yapılmadı ya da usulsüzlüklerle gölgelendi.At these three locations, the 3 July vote either did not take place or was marred by irregularities.
Oylama genelde sakin geçti ve büyük çaplı usulsüzlükler bildirilmedi.The voting was generally calm and no major irregularities were reported.
Seçimlerde yaşanan usulsüzlükler nedeniyle bazı belediyelerde oy verme işlemi yeniden yapıldı.Revotes had to be held in several municipalities due to various irregularities at the polls.
Bu belgede ülke, ulusal muhasebe prosedürlerinde "ağır usulsüzlükler" bulunmakla eleştirildi.That document accused the country of "severe irregularities" in its national accounting procedures.
DDD, mali usulsüzlüklerde suç duyurusunda bulunma hakkına da sahip olacak.The SAO would also be able to file charges in cases of financial irregularities.
Albpetrol'deki usulsüzlükler ise daha eskiye dayanıyor.The wrongdoing at Albpetrol goes back further.
Batılı seçim denetmenlerinin bildirdiğine göre, seçimlerde ciddi bir usulsüzlük yaşanmadı.Western election monitors said there were no serious ballot irregularities.
Roman Lobi Grubu ve sivil toplum örgütü MOST da herhangi önemli bir usulsüzlük bildirmedi.The Roma Lobby Group and the NGO MOST also noted no substantial irregularities.
Devam eden usulsüzlükler nedeniyle dört sandıkta 29 Haziran'da bir tekrar seçimi daha yapılacak.Four polling stations will see yet another revote on June 29th because of continuing irregularities.
Makedon nüfus sayımı usulsüzlükler yüzünden durdurulduMacedonian census stopped due to irregularities
Herhangi bir usulsüzlük tespit ettiği takdirde ise, meclis soruşturma başlatabiliyor.If it reports any irregularities, parliament can launch an investigation.
Şu anda vergi müfettişinin küçük usulsüzlükler için ağır cezalar yazmaya yetkisi var.Currently, the tax inspector has the power to set heavy fines for minor irregularities.
2003 yılında Schyman vergi usulsüzlüklerini takiben istifa etti.In 2003, Schyman resigned following tax irregularities.
İş birlikçilik Ofiste suistimal Devlet dairesinde usulsüzlük Siyasi yolsuzluk SabotajConnivance Malfeasance in office Misfeasance in public office Political corruption Sabotage
Mali üsulsuzlük suçlaması"Fiscal pedaling"
Usulsuzlük ^ Joseph Potvin.Le chemin des âmes, Joseph Boyden.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Les candidats de l’opposition s’étaient retirés pour protester contre les irrégularités du scrutin.
Avrupalı ​​gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Pero los observadores internacionales informaron de varias irregularidades en ambas elecciones.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Los partidos de oposición hicieron acusaciones acerca de graves irregularidades en las elecciones.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Os partidos de oposição, por sua vez, fizeram acusações de irregularidades sérias na eleição.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Opozycja ogłosiła, że wybory nie mają sensu.
Usulsuzlük ^ Joseph Potvin.Sułocki Józef ppor.
2014 yılının başlarında çıkan transferde usulsüzlük iddiaları yüzünden görevinden istifa etmiştir.I början av 2014 fick hon uppehållstillstånd.
Avrupalı ​​gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Спостерігачі від Євросоюзу суттєвих порушень на виборах не виявили.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
Avrupalı ​​gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Οι παρατηρητές του ΟΑΣΕ ανέφεραν πολλά προβλήματα κατά τη διαδικασία της ψηφοφορίας.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Avrupalı ​​gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Observatører fra EU rapporterte om grove uregelmessigheter i valget.
2003'te de personel alımlarında usulsüzlük yaptığı iddia edilerek hakkında soruşturma başlatıldı.בשנת 2001 דרש שתפתח חקירה לגבי זיופים בבחירות המקדימות במפלגת העבודה.
Görev yaptığı dönemde usulsüzlükleri mercek altına alınınca 1667 Kasım ayında Fransa'ya kaçar.משהבין כי אין תועלת במגעים, נמלט צ'ארלס משביו בנובמבר 1647.
Görev yaptığı dönemde usulsüzlükleri mercek altına alınınca 1667 Kasım ayında Fransa'ya kaçar.В негово отсъствие през ноември 1669 г. той поема управлението.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestujúci si stoja za tým, že voľby boli sfalšované.
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.Controlul cheltuielilor se efectueazăpe baza angajamentelor luate şi a plăţilor efectuate.
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.Komise plněinformuje Evropskýparlament o svémpostoji.
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.Os acórdãos do Tribunal de Justiça têm força executiva, nos termos do artigo III-307.º.
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.PROJET DETRAITÉ ÉTABLISSANT UNECONSTITUTION POURL’EUROPE
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.Proračunsko leto traja od 1. januarja do 31. decembra.
Bunu yaparken, özellikle tüm usulsüzlük durumlarıhakkında rapor verir.Tieto orgány alebo ministerstvá informujú Dvor audítorov otom, či sa majú vúmysle zúčastniťauditu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod