usul usul ile cümle
usul usul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Protestující si stojí za tím, že volby byly zfalšovány.
Soruşturma usulü, siyasi nitelikte değil, cezai niteliktedir.Odepřít výpověď je právo, nikoliv povinnost.
Her grupta takımlar çift devreli lig usulüne göre 6 veya 8 maç yapacaktır.Každý tým musí obsahovat 6 či 8 tanečních párů.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Osobní či skupinovou sounáležitost s Evropou také někdy označujeme jako evropanství.
Davada kimlerin taraf olabileceği, usul hukukunun konusudur.Vedou se tedy soudní spory o to kdo má pravdu.
İlk olarak oyun içi para üsülü ile satış yapılmaktadır.K hraní za peníze je nejprve potřeba je na herní účet vložit.
İki turdan oluşan yarışma puanlama usulünde yapılır.Zápasy z obou turnajů se považují za oficiální.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Právní odvětví je autonomní část právního řádu.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Insolvenční řízení je druhem občanského soudního řízení.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Pe acoperișul său se află minaretul moscheii Nabi Daud (Profetul David).
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.Sunt 140 de deputați în adunare, aleși în sistem proporțional pe liste de partid.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Adversarii săi s-au retras denunțând condițiile de organizare a votului.
Belediye meclislerinni seçiminde nispi temsil usulü kabul edildi.În momentul alegerilor s-a aplicat Tratatul de la Nisa.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Fost membru al Cenaclului Flacăra.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.Cum vom regreta aceasta într-un timp, dar va fi regret fără folos.
Buna ilişkin ilkeleri, esasları ve usulleri gösterir.Rațiunea se exprimă în principii, idei și idealuri.
Tüm işler imece usulü yapılır.Lelkiismeretesen végzem minden munkámat.
1637: Charles İskoçya Presbiteryen Kilisesine Anglikan Kilisesi usullerini dayatır.1653: Angol csapatok törnek be a Skót Presbiteriánus Egyház általános közgyűlésére.
(İngilizce O.S.) ve Yeni Usul (Y.U.)Oláh káté) és Noul testament (l.
Beyan-ul Usul: 10 cilttir.Nogaj járás (Ногайский) 10 szelszovjet.
Bu zaman usulü, yarışta tek kişi kalana kadar devam eder.Ez még addig folytatódik, amíg az egyik csapatban már csak egy fő marad.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.A felvett név nem sértheti mások érdekeit, jogait.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.A bővítési folyamatot szokták európai integrációnak is nevezni.
42 Bölgesel Amatör Lig takımı bu turda yarıştı ve tek maç eleme usulüne göre karşılaştılar.Ebben a fordulóban 42 amatőr csapat küzdött meg egymás ellen, hogy bekerüljenek a következő fordulóba.
Geleneksel destgâh usulünde meşkleriyle ün yaptı.A hagyomány szerint maga Konfuciusz állította össze.
Ancak bu usul, Trabzon halkının tepkisi nedeniyle çok uzun sürmedi.Ez alapján már nem kellett sokat várni arra, hogy megláthassuk Tuxot.
Birinci ve ikinci beste arasında belirgin bir usul ve karakter farklılığı bulunur.Az első kettő és a harmadik sorozat között komoly hangulati és stílusbeli különbségek vannak.
Sinagogda düğün, Bar Mitsva ve diğer dini törenler Aşkenaz usulüyle düzenlenir.A legtöbb indiai templomot, esküvőt, fesztivált és ünnepséget szvasztikákkal díszítik.
Cumhuriyet Kupası, 1998 yılından beri her yıl eleme usulü maç yapılarak düzenlenen turnuva.A bajnokság az FIA szervezésében zajlik, 1988 óta minden évben megrendezik.
Nihavend makamındaki şarkının usulü ise sofyandır.A Hozzád sóhajt egyházi ének a Túróci Cantionáléból.
O zamanki usule göre, tahnit edilen cesedi, Fransa'nın Türkiye'deki elçiliği vasıtasıyla Paris'e gönderildi.Ekkor indult egy francia nyelvű lap Isztambulban és létesült Párizsban a török nagykövetség.
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.Liikaa puhuvalle ei uskota salaisuuksia.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Nuorisotilojen suunnittelu ja käyttö.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Vangit esittivät protestinsa syyksi tyytymättömyyden oloihinsa.
Yemeğin yapımında İspanyol ve sömürge öncesi Meksiko usulü malzemeler ve pişirme yöntemleri kullanılır.Meksikolainen keittiö yhdistää asteekkien ja espanjalaisten vivahteikkaita ruoka-aineita ja ruokakulttuureita.
Bu yıllarda tek kitap usulü vardı.Kuitenkin viime vuosina show’lla on ollut vain yksi juontaja.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Aluksi tuoreet parit lähtevät häämatkalle valitsemaansa kohteeseen.
Gemiye usulca bindi.Aluksen maahanpaluu onnistui.
Görücü usulü ile evlendiği Suudi eşiyle, arasında büyük bir aşk doğuyor.Tytön ja komean upseerin välille syntyy rakkaussuhde, joka johtaa avioliittoon.
Mahkemelerin, kuruluş, işleyiş, görev ve yargı usullerinin ancak kanunla düzenlenmiş olmasını ifade eder.Oikeussubjekteille osoitetuin kielloin, käskyin, ohjein ja sanktioin taataan oikeusjärjestyksen toimivuus.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Hän on gifulainen palomies.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Η διαδικασία της διεύρυνσης αναφέρεται μερικές φορές ως ευρωπαϊκή ολοκλήρωση.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Η δικαστική εξουσία είναι ανεξάρτητη.
Verginin tarhı Vergi Usul Kanunun 20. maddesinde tanımlanmıştır.Η έννοια της δικαστικής προστασίας του άρθρου 20 Συντ.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Οι παρατηρητές του ΟΑΣΕ ανέφεραν πολλά προβλήματα κατά τη διαδικασία της ψηφοφορίας.
Muhalefet adayları seçimlerde usulsüzlük olduğu yönünde iddiaları gündeme getirmiştir.Οι ανεξάρτητοι παρατηρητές εκφράζουν την ανησυχία τους για τον τρόπο διεξαγωγής των εκλογών.
Usul ilminde geniş kapsamlı bir eserdir.Θεωρείται ευρέως καινοτόμος στον τομέα του.
1954 genel seçimlerinin sonuçları: Seçimlerde liste usulu çoğunluk sistemi kullanıldı.(Bemærk at ved folketingsvalget i 1915 blev der i langt de fleste valgkredse afholdt fredsvalg.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Utvidelsesprosessen er noen ganger omtalt som europeisk integrasjon.
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.Keiseren fulgte patriarkens råd og ble munk i et kloster.
İdare hukuku ^ İdari Yargılama Usulü KanunuRettslig handleevne Rettsevne
Bölüm 2, Bölüm 3, "Ceza İnfaz" başlıklı, ceza usul ve cezalar odaklanmıştır.Punkt 2 og 3 i bestemmelsen dreier seg om rettighetene til siktede i straffesaker.) 1.
Avrupalı gözlemciler, seçimlerde çeşitli usulsüzlükler buldu.Observatører fra EU rapporterte om grove uregelmessigheter i valget.
Genellikle eleme usulü yapılırdı.Vanligvis hadde de en ansats.
Çünkü Mafya usulüne göre toplantılara silahsız gidilirdi.Offisielt var lottene ubevæpnet.
Demokratik ülkelerde çeşitli seçim sistemleri, değişik usullerle uygulanmaktadır.I Storbritannia brukes forskjellige valgordninger i forskjellige regioner.
Bu grupta karşılaşmalar tek devreli lig usulüne göre oynanacak.Etter dette opptrer bandet kun sammen ved spesielle anledninger.
Gençlik çalışma ve projelerine ilişkin usul ve esasları belirlemek.Om forståelse og behandling av ungdom med volds- og aggresjonsproblemer.
Denetlemek, bir işin doğru ve usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını incelemektir.Ett utslag av dette er at de ikke greier å møte på fastsatt tid og sted til behandling.
Fusûl-ül-Bedâyi' fî Usûl-iş-Şerâyi:Şeriat usulünde yenilikler meydana getirme. .«Nå vil jeg ikke leke med teitinger mer» (Kjøtt) «Nei nei nei» (Et nytt og bedre liv!)