usul usul ile cümle

usul usul kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yemeğin yapımında İspanyol ve sömürge öncesi Meksiko usulü malzemeler ve pişirme yöntemleri kullanılır.Combina ingredienti e metodi di cottura dalla Spagna e dal Messico pre-coloniale.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.Nel 1960 fu girato a Ispica il film Divorzio all'italiana di Pietro Germi.
Bununla beraber, onun politikadaki bazı usulleri şaşırtıcı derecede başarılıydı.Tuttavia, in qualche modo la sua politica fu sorprendentemente remunerativa.
1954 genel seçimlerinin sonuçları: Seçimlerde liste usulu çoğunluk sistemi kullanıldı.Le votazioni del 1924 si svolsero con scrutinio di lista a sistema maggioritario a suffragio allargato.
Brands, Inc.'ın iştirakı olan Taco Bell'de Meksika mutfağı usulü fast food ürünleri bulunmaktadır.Taco Bell vende prodotti alimentari basati sulla cucina messicana, adatti all'industria del pasto veloce.
16 güreşçi arasında gerçekleştirilen turnuva eleme usulü yapıldı.Il torneo femminile è disputato tra 16 giocatrici.
Buna usul hukukunda "ihbarın tevalisi" denmektedir.Informalmente è definita "procura antimafia".
Bu zaman usulü, yarışta tek kişi kalana kadar devam eder.La gara continua così fino a quando non rimane una sola automobile in pista.
Demir kapının sürgüsü usulca çekildi.Le sezioni in ferro sono a travata reticolare.
Bölüm 2, Bölüm 3, "Ceza İnfaz" başlıklı, ceza usul ve cezalar odaklanmıştır.6, comma 2) per le tre pene principali: ergastolo, reclusione, arresto.
Bu, gelini karşılama ve hoşlama usulû olarak kabul edilir.Viene esaltata la loro delicatezza e grazia femminile.
Çoğunlukla büyük usullerle bestelenmiş saz eserleridir.Ha abitudini prevalentemente stanziali.
2012 yılında Usulca adlı single'ı yayımladılar.Nel 2012 pubblicano il singolo The Reason.
İtalyan buzu, sorbet ve kar konisine benzer, ancak Amerikan usulü şerbetten farklıdır.Il tabacco americano per uso orale è paragonabile allo snus, ma è un prodotto differente.
Uygulanan usuller bu geçiş evresinin bir önemli parçasıdır.La fotografia forense è una parte rilevante di questa disciplina.
Yemekler eski usula göre hazırlanır.I funghi si cucinano nel modo classico.
Usulsüz bir sözel türdür.La secrezione è di tipo mucoso.
Tom'un uyurken usulca çıkardığı sesler beni de sakinleştiriyor.Меня успокаивает ровное дыхание спящего Тома.
Emin Ongan'la repertuvar ve usul çalıştı.За этот поступок он был осыпан милостями и дарами.
Yoşiyahu'nun bedeni Yehuda usullerine uygun bir şekilde Davud'un yanına gömülmüştür.Tol dayoos!», что переводится как «О Аллах!
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.Иногда процесс расширения также называют Европейской интеграцией.
Eski usul bir itfaiyeci tulumbası.Знаменитый шлем пожарных.
Köy halkı bunu imece usulu yapar.И публика инстинктивно сознает это.
Gemiye usulca bindi.Машину развернуло бортом.
Play-off 1.,2. ve 3. turunda müsabakalar tek maç eleme usulüne göre tarafsız sahalarda oynanacak.Не смотря Dance Central 2 и 3, можно играть одному.
Birinci ve ikinci beste arasında belirgin bir usul ve karakter farklılığı bulunur.Между первым и вторым имеется определённая связь.
Usul hukuku, bağımsız bir hukuk dalıdır.Военный трибунал является независимым судом.
Usul hukuku, kişilerin haklarını, yükümlülüklerini vb. göstermez.Природа вещей не уступает своих прав.
İlk olarak oyun içi para üsülü ile satış yapılmaktadır.Чтобы сыграть на бирже, сначала нужно заработать определённую сумму денег.
10 Aralık 2008 tarihinde kabul edilen Vergi Usul Kanunu 1 Ocak 2009 tarihi itibarıyla yürürlüğe girmiştir.Налоговый кодекс был принят 10 декабря 2008 года и вступил в силу с 1 января 2009 года.
Bu usul ile mantarları pek çok yıl saklamak olanaklıdır.Эту высохшую гашёную известь можно хранить годами.
Bunlardan birincisi haşlama usulüdür.Первая из них — подкорковая область.
Medeni usûl hukuku, özel hukuk yargılama usulünü konu alan hukuk dalıdır.Обеспечение иска — специальная мера, предусмотренная гражданско-процессуальным законодательством.
Tüm işler imece usulü yapılır.Все они проходят обязательную постмодерацию.
Bu, zaman alan bir usul olabilir belki ama, hiçbir zaman başarısız olmayacaktır.Сегодня может быть невозможно, но… Завтра — это навсегда.
Götürü usule tabi mükellefler beyanname vermezler.По долгу службы они обязаны не выдавать тайн клиентов.
Askerler 25 yaşını geçmemiş, yiğit, asil, ve temiz ailelerden seçilir; bunlara önce usul ve erkan öğretilirdi.Вам нужны голодные, творческие и неопытные люди в возрасте от двадцати, чтобы сделать это, и у нас они есть.
Bu nedenle Batı ülkelerindeki Çin lokantalarının çoğunda servis edilen yemekler Kanton usulüdür.В прошлом большинство китайских ресторанов на Западе подавали в основном блюда кантонской кухни.
Son dönemlerde salon usulü düğünler öne çıkmaya başlasa da özüne uygun düğünlerin de yapıldığı görülmektedir.Означает, что свадебная церемония проводится вечером, что считалось наиболее удачным временем.
Final grubu karşılaşmaları tek devreli lig usulü oynandı.Обратный предел остаточно конечных групп является остаточно конечным.
1961'de Pietro Germi İtalyan Usulü Boşanma (Divorzio all'italiana) filmini çekmişti.В 1960 году здесь проходили съемки фильма «Развод по-итальянски» Пьетро Джерми.
Usule dair kısa ama son derece meşhur bir eserdir.В искусстве также произошёл кратковременный, но яркий расцвет.
Demir kapının sürgüsü usulca çekildi.Закрывалось укрепления железными воротами.
Kızlar genelde görücü usulü ile evlendirilmektedirler.Девушек часто выдавали замуж против их собственной воли.
Meclis'te liste usulü nispi temsil sistemi ile seçilen 140 milletvekili bulunmaktadır.هناك 140 نائبا في الجمعية، والذي يتم انتخاب من خلال القوائم الحزبية نظام التمثيل النسبي.
İkinci eser ise İbrahim Müteferrika'nın Usûl el-Hikem fî Nizâm el-Ümem isimli eseridir.القول الثاني: أن مقام إبراهيم الحرم كله، (وهو قول مجاهد).
Usûl-i Fıkıh ve Fenarî de takrir ettiği dersler arasındadır.ثم يُصلي ركعتي الزيارة بما فيها من ذكر وتسبيح.
İdare usûlü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına müstenittir.إحالة "العليمى" لهيئة مكتب "الشعب" لسبه "المشير" و"حسان".
Devranın usul usul değiştiğinin farkına vardım.اعلم انهم اختلفوا في وجود الحركة.
Liste usulü çoğunluk seçim sisteminin uygulandığı seçimlerde yaklaşık 9 milyon seçmen oy kullanmıştır.شارك في تنظيم الانتخابات حوالي 3 ملايين شخص.
Playoff maçları tek maç üzerinden eleme usulüyle yapılmaktadır.1 لاوس استبعد بسبب مشاركة لاعب فوق السن.
Farklı yorumlama usulleri disiplinler arası bir açıdan da meydana gelmektedir.ويتم تغطية الخلافات المنطقية على أساس مذهبي.
Usule dair kısa ama son derece meşhur bir eserdir.ومعظم ادواره قصيرة لكن كانت بارزة.
Meşhur bir tabirle, kopyala ve yapıştır usulüyle." dedi ."إنه فيلم بغيض وملتو ويحمل دعاية حربية".
İmparator, usulüne uygun olarak patriğin tavsiyesini izledi ve keşiş oldu.O imperador obedientemente seguiu o conselho do patriarca e se tornou um monge.
Genişleme usulleri bazen Avrupa bütünleşmesi olarak adlandırılır.O processo de alargamento é algumas vezes referido como Integração Europeia.
Telhis-i Usûl-i Maliye, Maliye metodunun özeti.Prazo médio de recebimento, conceito de finanças.
Yargılama usulüne ilişkin de mahkemenin ihtisasına göre düzenlemeler getirilmiştir.Por conhecimento público, a data do julgamento do processo ainda está a ser determinado.
DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.Os idiomas de trabalho são aqueles que decida a Corte a cada ano.
Khao tom - Tayland usulü genellikle domuz eti, tavuk ya da karidesle pişirilen bir pirinç çorbası.Khao tom: É uma sopa de arroz feita geralmente com carne de porco, frango, peixe ou camarão.

İlgili Sayfalar