Filler, Gotik kiliseleri yapan taş ustaları tarafından sıklıkla kullanılan bir motiftir.Gajah umumnya digambarkan dalam motif yang dibuat oleh tukang batu di gereja-gereja Gotik.
Bilinen ilk minyatür trenler, 1830'larda Alman ustalar tarafından teneke kullanarak yapılmıştır .Stasiun pengendali alarm anti pencuri didirikan pada awal tahun 1870 menggunakan teknologi kabel.
Bu yolculuk sırasında büyük İtalyan yağlı boya ustalarını keşfetti.Di Galeri Besar ada perapian bergaya Italia masa itu.
1997 yılında trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. ^ Ustanın Ustaları.Năm 1991 ông mất trong một tai nạn giao thông trên đường đi công tác tại tỉnh Phan Thiết.
Büyükusta, çok güçlü satranç ustalarına FIDE tarafından verilen bir unvandır.Danh hiệu Đại kiện tướng được trao tặng cho các kỳ thủ cờ vua mạnh bởi Liên đoàn Cờ vua Thế giới (FIDE).
Günümüzde bir elin parmakları kadar kalan "dülger" ustalar ile bu meslek devam etmektedir.手彫の型紙で一反ごとに手染めをする「型染め」を、現在でも続けている。
Aynı zamanda bütün ustaların bunu idrak etmeleri on yıllarca sürmüştür.世の中のみなさんはこういうことを何十年もやってるんだと思うと、すごいなと。
Binayı yaptıran Kral Nemrut ve maiyeti ise ustalardan daha büyük çizilmiştir.私の父祖である王たちがした以上に 私はその建物を強化し、完成させた。
Bronz çağında şehirler büyüdükçe, tuğla ve marangozlar gibi profesyonel ustaların bir sınıfı ortaya çıktı.在青铜器时期,随着城市的出现,也出现了砖瓦匠和木匠这些专业工匠。
Öğrencilerinin birçoğu oldukça ünlü Karate ustaları oldular.這些徒弟不少是後來的著名空手道武術家。
Riyâzî, 17. yüzyılda yaşayan nesir ustalarından biridir.雷恩是17世纪著名建筑学家。
General Heinrici, Alman silahlı kuvvetlerindeki en iyi savunma taktik ustalarından biri olarak görülüyordu.海因里希是德軍中其中一位最好的防守戰術專家。
Romalı taşlama ustaları bu yılı "Jül ve Sezar'ın konsüllüğü" olarak adlandırmışlardır.로마의 풍자가들은 이때부터 그 해를 "율리우스와 카이사르가 집정관이었던 해"라고 불렀다.
Bir ustanın alet ve edevatları asla kendi ustalarının evini sökmeyeceklerdir.כי כלי העבודה של האדון לעולם לא יפרקו את ביתו של האדון.
O'Sullivan gelecek sezon'un Ustalar ve Welsh Açık turnuvalarını kazandı.בעונה זו זכה אוסליבן בטורניר המאסטרס ובתחרות ויילס הפתוחה.
"Sende çok diliyorum, Ustaları hor görüp küçümseme."מקשיבים לך ואחר כך מתעלמים ממך בנימוס."
Fontana Rosello (Rosello Çeşmesi): 1606da Cenevizli ustalar tarafından yapılmıştır.מזרקת רוזלו (Fountain of the Rosello) נבנתה בשנת 1606 על ידי אומן מג'נובה.
Romalı taşlama ustaları bu yılı "Jül ve Sezar'ın konsüllüğü" olarak adlandırmışlardır.Римските сатирици винаги след това цитират годината като „консулата на Юлий и Цезар“.
Louvre'u ziyaret etmek için Paris'e geldiğinde, pek çok ressamın eski ustaları taklit ettiğine tanık oldu.Когато отива в Париж, за да посети Лувъра, Моне вижда как художниците копират старите майстори.
Yetenekli ustalar halen Dhow gemilerinin yapımına devam etmektedirler.Продължават непрекъснати проучвания за това как да се запази корабът за поколенията.
Kendisinden önceki ustaların verdiği eserleri taklit etmekte oldukça başarılı oldu.Той творчески преработва рисунки на карти, съществували преди него.
Babasının adı İsmail'dir. Babası ve dedesi Yusuf'un ilk güreş ustaları oldu.Баща му Исмаил и дядо му Юсуф били първите му треньори по борба.
Aynı zamanda bütün ustaların bunu idrak etmeleri on yıllarca sürmüştür.Politička vlast već desetljećima zaustavlja sve pokušaje njihova pronalaženja.
İngiliz edebiyatının büyük yergi ustalarından biridir.Spada među temeljna djela engleske književnosti.
Sadece deneyimli ustalar tarafından yapılan İskilip dolması yapılışı zor ve zahmetlidir.Samim tim, napredak prema zajedničkim institucijama bio je spor i težak.
Büyükusta, çok güçlü satranç ustalarına FIDE tarafından verilen bir unvandır.Veľmajster je najvyšší šachový titul udeľovaný Medzinárodnou šachovou federáciou FIDE.
Ayrıca köy çalışkan bir köy olarak bilinir, karşı köylerin bütün inşaatlarını mahalledeki ustalar yapmıştır.Projekt poznačila aj korupcia úradníkov a snaha budovať strategické dediny za každú cenu.
O'Sullivan yeni sezona Şanghay Ustalar turnuvası zaferiyle başlamış, finalde Liang Wenbo'yu 10-5 yenmiştir.Turnir je osvojil Ronnie O'Sullivan, ki je v finalu premagal domačina Lianga Wenboja z izidom 10-5.
Adı, "Türk tiyatrosunun ustalarından" olarak anılır.Jis buvo pramintas „turkų tapytoju“.
Louvre'u ziyaret etmek için Paris'e geldiğinde, pek çok ressamın eski ustaları taklit ettiğine tanık oldu.Pariisis külastas kunstnik Louvre'i ning õppis maalimist suurmeistrite teoseid kopeerides.
Bu alanda yetişmiş büyük ustalar, yerlerini alacak olan çıraklara işin bütün inceliklerini öğretirlerdi.Hea tasemega õpilaste pingutused kandsid aga vilja kõiges, milleks neid suunati.
Dans ustalarının teknikleri onlar için bir limit olamazdı.Uuendusena reeglites ei võinud võistelda professionaalsed tantsupaarid.
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.Ik hoop dat je insecten nu een beetje anders gaat bekijken.
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.다음부터는 곤충들을 좀 다른 시각으로 보시기를 바랍니다.
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.Vậy nên tôi hy vọng bạn sẽ nghĩ về côn trùng chút ít khác biệt hơn từ nay
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.אז אני מקווה שתחשבו מעט אחרת על חרקים בעתיד,
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.وأتمنى أن تغيروا من تفكيركم حول الحشرات مستقبلا،
(Alkış) fakat böcekler, bunun asıl ustaları bence.今度ハエたたきを振り回す前に 今日の話を思い出してください
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Aber einige Leute nennen mich eher so eine Art...Internet Guru oder -- Swami OnScreen:
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Algumas pessoas referem-se a mim como um guru da Internet ou... (Risos) ... um swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ampak nekateri me imajo bolj za... nekakšnega internetnega guruja ali... [butca] (smeh) swamija.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.(멍청이) 하지만 몇몇 사람들은 절 인터넷 구루 같은 걸로 언급하더군요. (웃음) (실패자)스승이었죠.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Ma alcuni mi considerano più -- una specie di guru di Internet oppure -- (Risate) uno swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Maar sommigen noemen me een internetgoeroe... Rotzak (Gelach) ..of swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Men nogle mennesker referer mere til som en -- som, en slags, en internet guru eller -- (Latter) swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Mówią o mnie jako o internetowym guru albo... [KRETYN] mistrzem duchowym.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Unii oameni ma vad insa mai mult ca pe un fel de guru al internetului... (Râsete) - pe ecran: Idiot. Swami.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Некоторые говорят обо мне, скорее как о некоем интернет-гуру (Смех) или наставнике.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.Но повечето ме познават като гуро в интернет или - (Смях) свами.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.אבל יש כמה אנשים שמעדיפים לקרוא לי גורו אינטרנט או... [אידיוט] סוומי.
Ama bazı insanlar bana daha çok internet gurusuymuşum gibi başvurdular ya da (gülüşmeler) ustaları olarak.لكن بعض الناس يشيرون إلي أكثر كـ - خبير انترنت أو - (ضحك) سوامي
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristote était ainsi très intéressé par l'observation du travail des artisans autour de lui.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristóteles estaba muy interesado en ver cómo trabajaban los artesanos a su alrededor.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristóteles mostrava muito interesse em observar como os artesãos à sua volta trabalhavam.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles preto so záujmom pozoroval ako robotníci okolo neho pracovali.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles s obrovským zaujetím pozoroval, jak pracovali řemeslníci kolem něho.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles war also sehr interessiert daran zu beobachten, wie die Handwerker um ihn herum arbeiteten.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristoteles was daarom erg geïnteresseerd in hoe de ambachtslieden werkten.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Aristotle cảm thấy rất thú vị khi quan sát phương pháp làm việc của các thợ thủ công xung quanh ông ấy.
Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı.Arystoteles bardzo lubił obserwować rzemieślników podczas pracy.