ustabaşı ile cümle

ustabaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Αυτοί θα ήταν το φυτώριό του, οι αυριανοί του επιστάτες.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Они были его испытательной группой, будущими мастерами.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.Те трябвало да бъдат основната група, бъдещите му майстори.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.הם עמדו להיות הקבוצה הראשונית שלו, מנהלי העבודה העתידיים שלו.
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.كانوا سيكونون مجموعة جديده ,رجاله في المستقبل .
Bu adamlar onun gelecekteki çekirdek grubu, ustabaşıları olacaktır.キングスマウンテン近郊の ある使われなくなった店舗に
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Anh là thợ nề, chỉ là một người thợ bình thường, không phải là đốc công, tham dự khóa đào tạo của chung tôi.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.El este zidar, doar un lucrător în construcţii, nu este maistru, care a avut parte de instrucţia noastră.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Er ist ein Maurer, ein einfacher Bauarbeiter, kein Vorarbeiter, der an einer unserer Schulungen teilnahm.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Es albañil, un trabajador de la construcción, no un capataz, que recibió una capacitación.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.É um pedreiro, apenas um homem das obras comum, não um capataz, que teve uma das nossas formações.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Hij is metselaar, een gewone bouwvakker, geen ploegbaas. Hij volgde een van onze trainingen.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Il est maçon, un simple ouvrier du bâtiment, pas un contremaître, qui a suivi une de nos formations.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Jest murarzem, zwykłym pracownikiem ogólnobudowlanym, nie majstrem, który przeszedł jeden z naszych treningów.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.그는 현장 주임이 아니라 일반적인 공사장 노동자인 석조공입니다. 그는 우리의 교육을 받았습니다.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Он каменщик, простой разнорабочий, не бригадир, который прошел один из наших курсов.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.Той е строител, просто общ строителен работник, не е майстор, който участва в едно от нашите обучения.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.הוא בנאי, עובד בניין כללי, לא מנהל עבודה, שעבר אחת מההכשרות שלנו.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.وهو عامل بناء، فقط عامل بناء عادي و ليس رئيس عمال، وقد أخذ أحد دروسنا التدريبية.
O bir ustabaşı değil, bizim eğitimlerimizden birine katılmış olan sıradan bir inşaat işçisi.普通の いちレンガ職人です 我々の訓練の1つに参加しました そして、棟梁との最後の仕事で
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Adok neked egy állást, művezető leszel az ablakosoknál.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum. Çalış bakalım."자네를 위해 집짓는팀의 십장으로 자리를 마련했네. 이제는 떠날 때가 되었네" 했습니다.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum. Çalış bakalım."Tenho um trabalho para ti como capataz de uma equipa de madeiramento"
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum. Çalış bakalım."השגתי לך עבודה בתור מנהל עבודה בצוות מסגור. זה הזמן שלך ללכת."
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum. Çalış bakalım."لقد حصلت لك على وظيفة مشرف على طاقم عمل الإطارات. حان الوقت لك لتذهب "
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum. Çalış bakalım."「ダン 僕にはまだ早いよ」
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Ho un lavoro per te come caposquadra in una squadra di costruzioni.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Ich habe einen Job für dich als Aufseher von ein paar Fensterbauern.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Ik heb een baan voor je als voorman van de timmermannen.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.J'ai un poste pour toi comme contremaitre d'une équipe de charpentiers.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum."Jim, vamos... ...te conseguí un trabajo como capataz de unos carpinteros.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Mám pro tebe práci stavbyvedoucího.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Ţi-am obţinut o slujbă ca supraveghetor al unei echipe de montare.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Tôi có một việc cho anh đó là quản đốc cho một đội đóng khung cửa.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Znalazłem ci robotę jako nadzorcy ekipy stolarskiej.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Имам работа за теб като майстор на строителен екип.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Я знайшов тобі роботу прорабом в бригаді столярів.
Şantiye çalışanlarına ustabaşı olma işini sana veriyorum.Я нашел тебе работу прорабом в бригаде столяров.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var. Hesaplarda iyi iş çıkardı.Ho detto al tuo caporeparto che poteva mettere una bottiglia sul mio conto.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var. Hesaplarda iyi iş çıkardı.Ich versprach deinem Chef 'ne Flasche auf meinen Bezugsschein.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var. Hesaplarda iyi iş çıkardı. Kapanmadan gidip alın.Řekl jsem vedoucímu, že si může koupit láhev na můj účet.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var. Hesaplarda iyi iş çıkardı. Kapanmadan gidip alın.Rozmawiałem z twoim kierownikiem, możesz na mnie doliczyć butelkę.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var. Hesaplarda iyi iş çıkardı.Prometí a tu jefe una botella de coñac... de mi cartilla de racionamiento.
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var.Svensson!
Ustabaşına bir şişe konyak sözüm var.- Σβένσον. - Το ίδιο κάνει.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Átnyomja a nyelvét egy résen, ahol a foga lenne, ha ő maga egész lenne.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Empuja su lengua a través de hueco donde estaría su diente, si él estuviera completo.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Enfia a língua por um buraco onde estaria o seu dente, se existisse.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Hij duwt zijn tong door een gat waar zijn tand zou zijn, als hij heel was.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Il pousse sa langue à travers un trou où sa dent devrait se trouver, s'il était entier.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.In diese Lücke die Zunge er streckt, wo sein Zahn wäre, wäre er komplett.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Îşi împinge limba printr-o gaură unde ar fi fost dintele lui, dacă ar fi fost întreg.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.울고 있는 것을 상상합니다. 온전한 것처럼 빠진 이빨구멍 사이로 혀를 내밉니다.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Spinge la lingua in un buco dove dovrebbe esserci un dente, se fosse sano.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Wciska język w szczelinę, gdzie miałby ząb, gdyby nie brak.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Xa khuất tầm nhìn của đốc công Ông đặt lưỡi mình qua cái lỗ Nơi là răng, nếu ông ta trọn vẹn.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Він пропихає свій язик крізь дірку, де мав би бути його зуб, якби він був цілий.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Он просовывает свой язык сквозь дыру, где был бы его зуб, будь он цел.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.Той пъха езика си през една дупка, където би бил зъбът му, ако беше цял.
Ustabaşının göremediği yerlerde, dilini, eğer sağlam olsaydı dişlerinin olduğu yerden uzatan, adam.הרחק מעיני המשגיח. לתוך חור הוא דוחף את לשונו אילו היה שלם, הייתה שם השן שלו.
İlgili Sayfalar