usta ile cümle
usta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oysa usta biniciler yalnızca ayağın tarak kemiği hizasından üzengiye basarlar.ولم يخلف إزالة خاتم الأسقف من إصبعه سوى العظام.
Uluslararası satranç büyük ustası.الأستاذ الدولي في الشطرنج.
Jason Statham (Lee Christmas): Bıçak atışlarında ustadır.جيسون ستاثام بدور لي كريسماس: خبير السكاكين في الفريق.
Dünya üzerideki en iyi kılıç ustasıdır.من أقوى السيوف في العالم ..
89-93 Özçağlar Ali, Coğrafyaya Giriş, Hilmi Usta Matbaacılık.الخراط -, pp. 89-91 طوبى لكم يا أهل الشام!
Riyâzî, 17. yüzyılda yaşayan nesir ustalarından biridir.اعتبرت كرستينا واحدة من النساء المتعلمات في القرن السابع عشر.
Usta bir tenis oyuncusudur.وهو لاعب تنس محترف.
Dikkat çekici bir başka husus da filmin kahramanı olan Lütfi Usta'daki değişimdir.وتتضمن تلك التغييرات من سيكون بطل الفيلم المحلي المقبل.
Boyutları çok çok küçük bir araba ya da bisiklete ustalıkla binerek kullanabilirler.إذ يمكن الزائر إستئجار قارب صغير، أو دراجة...
Anthony Mann ve Jonathan Demme gibi ünlü film yapımcıları, B filmleri çekerek ustalık kazanmışlardır.تعلم منتجو أفلام مشاهير مثل أنتوني مان وجوناثان ديم حرفتهم في أفلام الدرجة الثانية.
Halit Usta, Turgut Bey’in fabrikasında ustabaşıdır.مكتب السيد المهري على توِتر.
İki yıl sonra Büyük Usta, uykusunda öldü.بعدها بأسبوعين، قتلت أميلي زوجها أثناء نومه.
John Simm'in Usta'sı sonunda affedilemez davrandı ama yedi yıl önceki ahmak değildi.O Mestre de John Simm é um bastardo implacável até o fim, mas não a penumbra de sete anos atrás.
Brown tilki avcılığı yapmaktan hoşlanır ve kendi tilki avcılığı kulübünün ustabaşısıdır.Brown gosta de caça à raposa e dirige o Fox Hunt Club.
Hanım, usta'ya sarılırken ona "Sen olmayı seviyorum" demiştir.Quando Missy abraça o Mestre, ela diz: "Adorei ser você".
1996 yılında San Antonio, Teksas ve Kaliforniya'da ustasının çalışmaları izledi.Em 1996 estudou em San Antonio, Texas e na Califórnia.
Gureviç, 1985 yılında Uluslararası Usta unvanıyla ödüllendirildi ve 1986 yılında Uluslararası Büyük Usta oldu.Gurevich recebeu o título de Mestre Internacional em 1985, e tornou-se Grande Mestre em 1986.
Aynı zamanda bir savaşçı ve rüzgarın ustasıdır.Era também o senhor dos ventos e do ar.
Turati: Karizmatik İtalyan büyük usta.Turati: O suave grande mestre de xadrez italiano.
"Cemil Usta'yı ebediyete uğurladık"."Sou eternamente agradecido ao Walcyr .
Sör Rodney Savaş okulununun başkanı ve savaş sanatlarının ustası.Foi comandante da Escola Militar do Rio de Janeiro e diretor do arsenal de guerra.
Dövüş konusunda ustadır.Aprendendo na Luta.
Antik dönemde Suriye'de yaşayan ustalar E. m. asurus'un fildişlerinden oyma eserler vermiştir.Os artistas da Síria antiga utilizavam as presas do E. m. asurus para fazer esculturas de marfim.
Peter Isaak ve Joseph Heinz’a ustalık yaptı.Seus aprendizes foram Peter Isaak e Joseph Heinz.
Shockwave: Usta bir Decepticon ajanı olan Shockwave Megatron'un en sadık askerlerinden birisidir.Shockwave: Um dos soldados mais leais de Megatron.
Fabrikadaki ustabaşı ve onun adamları kendisi dahil diğer tüm çalışanlara kötü davranmaktadır.O problema é que o diretor e sua esposa maltratam todos à sua volta.
Daha öncesinde Ukraynalı kadın büyük ustası Kateryna Dolzhikova ile evlenmişti.Karjakin é casado com a ucraniana GM Kateryna Dolzhikova.
Usta'nın bu yüzünü Michelle Gomez oynamıştır.Esta encarnação é interpretada por Michelle Gomez.
Necef’te değerli birkaç üstaddan dersler aldı.Precisou aprender rápido algumas lições.
Alexander Valeryevich Khalifman (18 Ocak 1966, Rusya), FIDE şampiyonu Rus satranç büyük ustası.Alexander Valeryevich Khalifman (18 de Janeiro de 1966) é um jogador de xadrez russo.
Oltayla balık avlamak ustalık ister.Favorece a pesca na Patagônia.
Bilinenin aksine aslında Kung-Fu ustası değil, bir dansçıdır.Acredite ou não, ele é um mestre do kung-fu.
John Gregory, Hayalet, Tom'un ustası.Tom é o aprendiz de John Gregory, o Caça-feitiço.
Ustaşa birlikleri sivil Sırplara, Yahudilere ve Çingenelere karşı sistemli bir soykırım yürüttüler.Os nazistas também travaram uma guerra de extermínio racial contra os civis eslavos, ciganos e judeus.
Gece Nöbetçileri'nin yeminli üstadı.O guardião da meia noite.
Filmdeki klarnet soloları Klezmer üstadı Giora Feidman tarafından kaydedilmiştir.Os solos de clarinete foram gravados por Giora Feidman, especialista em Klezmer.
Daha önce birden fazla Usta'nın olduğu hikâyeler; dramalar, kitaplar ve çizgi romanlarda geçmişti.Anteriormente, houve histórias multi-Mestre em áudio dramas, livros e quadrinhos.
Çinli kılıç ustası Sven-Ole Thorsen ....Guarda Sven-Ole Thorsen ....
Tümülüs dikkatli, ölçülerek ve sıkça kontrol edilerek ve ustalıkla yapılmıştır.Tudo é devidamente absorvido, controlado e classificado.
Ertuğrul adlı tablosunun ise daha olgun döneminde ve biraz daha ustaca yapıldığı görülmektedir.Está naquela fase em que se considera mais adulta e madura do que realmente é.
1950'de kendisine Uluslararası Büyük Usta unvanı verildi.Em 1950 recebeu o título de Grande Mestre.
Karloff: Metal elementinin ustasıdır.Karlof é o mestre elemental do Metal.
Fandral;Yakışıklı ve kılıç ustası savaşçı.Fandral é um mestre espadachim e um excelente guerreiro no campo de batalha.
Latin Amerikalı yazarların en tanınmış ve ustalarındandır.O estudo dos principais e mais difíceis escritores latinos.
Ayrıca ressamlığa da adım atmış, özellikle peyzaj konusunda ustalaşmıştır.Ele ainda manifestou interesse pela arte, sobretudo pela pintura.
Fransa'da "Usta Yönetmen" derecesini aldı.Em Portugal conduzindo à atribuição do grau de mestre.
Daha sonra ustadan çırağa aktarılmaya başlandı.Ele começou então a passar para o lado do crime.
Trenler bir ustan öteki uca gider ve gelir.É preciso descer e pegar outro trem, na direção oposta.
4 karanlık ustadan 2.'si.Digital Circuit (Escuridão) 2.
O hem çok büyük bir alim hem de usta bir şairdir.Incrivelmente bem-dotada , é também uma mestre espadachim.
Şarkılarının yaklaşık % 80 'i usta, becerikli mimikleri içerir.Aproximadamente metade da música representada era de natureza vocal.
Flex-Able, Amerikalı gitar ustası ve besteci Steve Vai'ın bireysel sanatçı olarak çıkardığı ilk albümdür.Flex-able é o álbum de estreia de Steve Vai como artista solo.
Anakin, kolunu kaybeder ve çaresiz ustasının yanına yığılır.Frisk cai inconsciente e acorda cercado por seus amigos.
Üstad'ın yeğeni.O sobrinho do general.
Türkler gerçekten çok usta okçulardır.”Acho que o público português é muito vivo."
(M.USTA, 2004, Danışman: Yrd.Doç.(Coleção Big Bang) Bunge, M.(2002) Ser, saber hacer.
O bir ip atlama ustasıdır ve kendisi ile yanındakilerin etrafında ip ile bir güç alanı yaratabilir.Projeta raios de pura energia mental ou pode criar um campo de força telecinético em torno dele e de outros.
Çok güçlü bir şamandır ve siniri kontrol etmede ustadır.É um competidor extremamente forte e domina as provas de potência com os seus grandes músculos.
Her ikisi de benim ustam.Ambos são uma porcaria ao pé de mim.
Şairliğin yanı sıra ok atmada, kılıç ve tüfek kullanmada ustalaştı.Ele é muito bom com o uso de punhal e cordas.