uslu uslu ile cümle
uslu uslu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Kullandığı üslüp genellikle kışkırtıcıdır ve ağzı bozuk bir dil kullanır.Μια από τις συνήθειές της είναι να μιλάει με στόμα γεμάτο.
Genellikle usludur ama hırçınlaşabilir.Είναι γενικά καλός και ευεργετικός , αλλά μπορεί και να εξαγριωθεί .
Bununla birlikte kemençeyi kendine özgü bir üslupla çaldı.Ωστόσο, η πολίτικη λύρα χτύπησε με ένα διακριτικό στυλ.
Bu üslup aynı zamanda Palladyanizm'in devamı olan neoklasik mimarinin de bir özelliği oldu.Det skulle også blive et træk ved den neoklassiske stil, der fulgte efter palladianismen.
Farklı bir ifadeyle sanat denebilecek bir üsluplaşma görülmektedir.Må noe være unikt for å kalles kunst?
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.Resten av bilen ble stort sett uforandret.
Zaten benim üslubum değildir.Han er ingen av delene.
Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor.Også skriftspråket kan variere noe.
Üsluplarından da anlaşılabilir.Også kombinasjoner er mulig.
Sanat üslubu, stüdyonun ticari markasıdır.Markedskommunikasjon er et fagfelt innen markedsføring.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Tiga karya tersebut menampilkan sebuah progresi dalam agay artistik van Gogh setelah ia datang ke Paris.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.Secara keseluruhan mobil tetap hampir tidak berubah.
Müze binası neo-klasik bir üslupla yapılmıştır.Terowongan ini dibangun dengan gaya Neoklasik.
Ampir üsluptaki türbe beyaz mermerlerle kaplıdır.Seluruh dinding bagian dalam ditutupi dengan marmer putih.
Bu üç resim, van Gogh'un Paris'e gelmesinden sonra resim üslûbunun nasıl geliştiğini göstermektedir.Ba tác phẩm thể hiện sự phát triển trong phong cách nghệ thuật của Van Gogh sau khi ông đến Paris.
Zaten benim üslubum değildir.Nó không phải là một phần của ta.
Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor.Việc La tinh hoá chữ viết cũng có khác biệt.
Sonunda kendine özgü bir üslûp geliştirmiştir.Cuối cùng cũng tự mình tạo nên khoảng trời riêng.
Ampir üsluptaki türbe beyaz mermerlerle kaplıdır.Kỳ lân biển có quan hệ rất gần với cá voi trắng.
Power tower (üslü kule), ara sıra kullanılır.Thuốc diệt cỏ đôi khi cũng được sử dụng.
Rüya Uslu: (Nuray Uslu) İzmir'lidir.〔完〕 伊井田 鈴(いいだ すず) 主人公。
Karahisari'nin bu üslubu "Yâkût-ı Rûm" diye anılmıştır.^ ヨハンナはハインリヒの裕福で非凡な様子に惹かれていたと言われる。
Bazı takılarda «İskit hayvan» üslübü göze çarpar. ^だがある日、突然「動物の力」が発現してしまう。
Başbakan sert üslupla konuşmalarını sürdürdü.その時、校長先生が重い口を開いた。
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.偽とは自己を偽るのである。
Anne ve babası onun uslu, tatlı ve söz dinleyen bir kız olduğunu düşünürler.カリスたちは美や愛嬌、優雅といった美しい若い娘の姿であるとされる。
Mabel, kendi üslubuyla ezber bozmuş." yorumunu yaptı.「どうしたのさ、マクシムおじちゃん?」私はゆっくりと息を吐いた。
Genellikle usludur ama hırçınlaşabilir.普段は不器用だが、温厚。
Gerçekçi bir üslupla kaleme alınmıştır.文句治に比べて現実的な面がある。
Bu şekilde O, kendi üslubuna uygun bir yenilik yapmış sayılıyordu.彼女は自ら正しい道を選択したと主張した。
Fakat bu samimi üslubu, renkli tasvirleri, okuyucuyu sürükleyecek kadar çekici ve canlıdır.その姿は妖艶で流麗であり、読者にかなり人気が高い。
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.なお体型は全編通してほとんど変わらなかった。
Genelde sakin, uslu ve kibardır.常に冷静で、穏やかで礼儀正しい。
Hüzünlü bir üslûbu vardır.涙脆い一面がある。
Avrupa’nın barok ve ampir üslûplarının karma bir şekilde uygulandığı görülür.ヨーロッパでは投げゴマとぶちゴマがほぼ半ばする様相である。
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.再现部几乎完全不变。
Üsluplarından da anlaşılabilir.連環可解也。
"Sebk-i Hindî (Hind Üslûbu)".』」 梵 我 (印度教)
Eserleri zengin bir hayal gücüyle yazılmış, ince ve duyarlı bir üsluba sahiptir.3.讓你的夢擁有積極而富創造力的結果。
Bu denemelerin üslubu dolayısıyla aksi tabiatlı ve kızgın üsluplu bir yazar olma şöhreti kazandı.對於獲勝最醜,作者表示不會生氣。
Rüya Uslu: (Nuray Uslu) İzmir'lidir.彦升,蜀人也。
Ancak Emre Uslu bu iddiayı yalanladı.악혜(惡慧)는 부정지(不正知)의 다른 말이다.
Çeviren Hakan Uslu.유능한 번역가.
Power tower (üslü kule), ara sıra kullanılır.엔슈(遠州 (えんしゅう))라고도 하며, 현재도 가끔 사용되고 있다.
IEEE 754 kayan nokta aritmetiği standartında, sıfır değerleri üslü olarak gösterilir.대부분 IEEE 754 표준에 따라 설계되며, 고성능의 CPU에 사용된다.
Genellikle usludur ama hırçınlaşabilir.평소에는 개불의 모습으로 있지만 원래 모습은 청룡.
Dempsey'in saldırgan üslubu ve olağanüstü boks gücü onu tarihin en popüler boksörlerinden biri yaptı.סגנונו התוקפני של דמפסי ועוצמת האגרופים שלו הפכו אותו לאחד מהמתאגרפים הפופולריים ביותר בהיסטוריה.
Birçok başarılı kitap, farklı üslup sahibi profesyonel yazarlar tarafından kendine özgün yazılmış kitaplardır.הייתי שמח לו נכתבו ספרים דומים על ידי סופרים בעלי דעות שונות.
Edebi üslubu üzerinde David Lynch filmleri ve Uzak Doğu sinemasının etkileri vardır.יש המשייכים את סרטיו של דייוויד לינץ' לסרטים המושפעים מן הסגנון האפל.
Akıcı üslup kolaycı ve basit anlamına gelmez.לא יכול להיות שעקירת עץ היא דבר כה קל ופשוט.
Köyde bulunan bazı evlerde aynı Rus mimari üslubunda yapılmıştır.באזור הבניין נמצאים גם שרידי מבנים הרוסים.
Çeviren Hakan Uslu.תרגום אופירה רהט.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.מאז המנגנון נותר כמעט ללא שינוי.
Üslubu hemen hemen hiç değişmemiştir.Кометата почти не се е изменила от формирането си.
Yazıların üslubu da farklılık arz ediyor.Ръкописната може да изглежда различно.
Sorgularda olayları rahat bir tavır ve daha eğlenceli , komik bir üslupla anlatır.Сериала става по-забавен, с повече смешни ситуации.
Buna Atina'da Otho üslubu denmektedir.В известен смисъл той е изпълнителният орган на Атина.
Klasik Osmanlı Türk üslubunda bir yapıdır.Вътрешността е в типичен османски стил.
Ancak Roma Cumhuriyeti boyunca Roma mimarisi üslup bakımından Yunan mimarisiyle neredeyse aynı olmuştur.По време на Републиката стилът на строене бил почти идентичен с гръцките образци.
Genelde sakin, uslu ve kibardır.Obično su prijazni, dobroćudni i ljubazni.