Köye adını vermiş olan urgancılık artık geçerliğini kaybetmiştir.The Castle which gave the reserve its name no longer exists.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Except there is a slight tether here, which keeps it from going over the top of its field.
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Woe to those who draw iniquity with cords of falsehood, and wickedness as with cart rope;
Eşi de boynunda bükülmüş urgan olarak,o ateşe odun taşıyacak.And his wife, the portress of fire wood,
Urganchuzbekistan. kgmUrganch
Yediden yetmişe bütün Vani halkı urganla denizi beline bağlasa bile, deniz gene de çekip giderdi.Sie sehen im Vollmond eine fette Kuh mit sieben weißen Färsen (Kälbern) über’s Wasser kommen.
Yöneteceği grup Urgalları ve insanları içerir.Was Bürgerstiftungen bewegt und was sie bewegen.
Maya Urgarlığı'nın tarihi ile ilgili araştırmalar yapmıştır.Sie forscht über Themen aus der Geschichte Afrikas.
Köye adını vermiş olan urgancılık artık geçerliğini kaybetmiştir.Le nom que ce peuple se donnait est perdu.
Finali ise İvan Urgant ve Alsu sundu.Les présentateurs de la finale furent Alsou et Ivan Ourgant.
Finali ise İvan Urgant ve Alsu sundu.Ведущими финала были Алсу и Иван Ургант.
Seçim sonuçları, 22 Ekim 2016'da Pervıy Kanal'daki Evening Urgant'ta açıklandı.Os resultados da eleição foram anunciados em 22 de outubro de 2016 no Perviy Kanal.
İlçenin en önemli turistik tesisi Urganlı Kaplıcaları'dır.O Oklahoma tem a maior taxa de grandes tornados super destruidores.
Urgallar savaş yapmak için doğmuşlardır ve savaştaki kahramanlıkları çok önemlidir.Orcs zijn grote oorlogszuchtige wezens, geboren voor oorlog en vechtpartijen.
Köye adını vermiş olan urgancılık artık geçerliğini kaybetmiştir.Mossen, som gav förorten sitt namn, existerar inte längre.
Çince'de Tien Kang (göklerdeki urgan) olarak adlandırılmıştır.Även i Kina användes hästarna som kallades Tien Ma (himmelska hästar).
Sabahattin Eyüboğlu ve Mina Urgan.Ack! si, jag arma stoft och mull.
Finali ise İvan Urgant ve Alsu sundu.Programledarna för finalen var Alsou och Ivan Urgant.
Maya Urgarlığı'nın tarihi ile ilgili araştırmalar yapmıştır.Provádí výzkum v oblasti makroekonomie.
Ancak 1922 yılında bilinmeyen bir sebeple Urganlı olarak ismi değiştirilmiştir. ^Už v roce 1932 se však rodina z neznámých důvodů stěhuje z Kadaně zpět do Plzně.
Burası birçok kişiyi korkutan ve Urgalların evi olarak düşünülen gizemli bir yerdir.Je to záhadné místo, kam se mnozí lidé bojí vkročit.
Yağlı urganla asılarak boğulma 10 saniye içinde bilinç kaybına yol açıyor.Suotuisissa oloissa liivit kääntävät tajuttoman ihmisen selkäasentoon noin 10 sekunnissa.
Finali ise İvan Urgant ve Alsu sundu.Τον τελικό παρουσίασε ο Ιβάν Ούργκαντ, με την Αλσού.
Maya Urgarlığı'nın tarihi ile ilgili araştırmalar yapmıştır.Forskere har nylig kartlagt artens migreringsmønster.
Seçim sonuçları, 22 Ekim 2016'da Pervıy Kanal'daki Evening Urgant'ta açıklandı.Hasil pemungutan suara diumumkan pada 22 Oktober 2016 dalam acara Malam Urgant di Perviy Kanal.
Büyülü Urgan (Sihirli Halat): İstenildiği kadar uzar, bu uzunluğu kendisi ayarlar.Ia kemudian menjustifikasi ukuran keras itu ditegakkan, menjelaskan hal itu sebagai ukuran sementara.
Ancak 1922 yılında bilinmeyen bir sebeple Urganlı olarak ismi değiştirilmiştir. ^名称からネガティブな印象を除くために1996年に改名されている。
Durza'nın ölümünden sonra, Urgallar onun efsunundan kurtulurlar ve kendi aralarında savaşmaya başlarlar.לאחר מותו של דורזה, האורגלים משתחררים מהקסם שאחז בהם, ומתחילים להלחם בינם לבין עצמם.
Finali ise İvan Urgant ve Alsu sundu.Finaali õhtujuhtideks olid Alsou ja Ivan Urgant.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Außer der dünnen Leine hier, die es davon abhält sich aus dem Feld zu bewegen.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Doar că există aici o ușoară priponire care o împiedică să iasă din limitele câmpului.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.여기 묶어놓은 것을 제외하고 말이죠. 자기장의 영역을 넘어가는 것을 방지하기 위해 묶어놨죠.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Ngoại trừ một dây nối mảnh ở đây, giữ nó khỏi bay vọt lên.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Salvo que tiene una ligera atadura por aquí que le impide traspasar la cima de su campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Sauf qu'il y a une petite longe ici, qui l'empêche sortir de son champ.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Só que há aqui uma ligeira corrente, que a impede de sair para fora do topo do seu campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Tranne per una catenella qui, che le impedisce di andare al di fuori del suo campo.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Tu jest mała linka, która utrzymuje to w polu magnetycznym.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Εκτός του ότι υπάρχει ένα μικρό σχοινάκι εδώ που το συγκρατεί από το να πηγαίνει στην κορυφή του πεδίου
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Кроме этого, здесь есть небольшая привязь, которая держит его внутри поля.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.Освен че тук има лека свръзка, която го пази да не се издигне над края на полето си.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.אלא שיש כאן ריסון קל, ששומר עליו שלא יזוז מתוך השדה.
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.إلا أن هناك حبل صغير هنا، والذى يمنعه من تخطي مجاله المغناطيسي
Sadece burada onun alanın en üst noktasından gitmesini engelleyen bir urgan bulunuyor.磁場を離れないように付けられています 磁場の波頭を
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.삼손이 그에게 이르되 만일 쓰지 아니한 새 줄로 나를 결박하면 내가 약하여져서 다른 사람과 같으리라
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.Người đáp: Nếu người ta cột ta bằng dây lớn mới, chưa hề có ai dùng, thì ta sẽ trở nên yếu như một người khác.
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.ויאמר אליה אם אסור יאסרוני בעבתים חדשים אשר לא נעשה בהם מלאכה וחליתי והייתי כאחד האדם׃
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.فقال لها اذا اوثقوني بحبال جديدة لم تستعمل اضعف واصير كواحد من الناس.
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.參 孫 回 答 說 、 人 若 用 沒 有 使 過 的 新 繩 捆 綁 我 、 我 就 軟 弱 像 別 人 一 樣
Şimşon, ‹‹Beni hiç kullanılmamış yeni urganla sımsıkı bağlarlarsa sıradan bir adam gibi güçsüz olurum›› dedi.參孫 回答 說 、 人 若 用 沒有 使過 的 新 繩捆綁 我 、 我 就 軟弱 像 別 人 一 樣
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Biada tym, którzy ciągną nieprawość powrozami marności, a grzech jako powrozem wozowym!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Ai dos que puxam a iniqüidade com cordas de falsidade, e o pecado como com tirantes de carros!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!¡Ay de los que arrastran la iniquidad con cuerdas de vanidad, y el pecado como con coyundas de carreta
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Běda těm, kteříž táhnou nepravost za provazy marnosti, a jako provazem u vozu hřích;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Beda tým, ktorí ťahajú neprávosť za lano márnosti a jako za povraz u voza hriech!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Celakalah kamu yang berdosa terus-menerus
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Gorje jim, ki vlečejo za seboj krivico z vrvmi ničemurnosti, greh pa kakor z debelo žrdjo!
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Guai a coloro che si tirano addosso il castigo con corde da buoi e il peccato con funi da carro
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Jaj azoknak, a kik a vétket hazugságnak kötelein vonszák, és a bûnt mint szekeret köteleken;
Suçu yalanla örülmüş iplerle, günahı araba urganıyla çekenlerin vay haline!Khốn thay cho kẻ lấy sự dối trá làm dây kéo sự gian ác theo sau, và như dùng đỏi xe kéo tội lỗi;