Bu durum hala uranyum araştırmaları için hükümet desteği alma ihtiyacını ortadan kaldırmadı.This still left the problem of getting government support for uranium research.
Daha sonra bir reaktör oluşturmak için büyük miktarlarda karbon ve uranyuma ihtiyaçları oldu.They then needed large quantities of carbon and uranium to create a reactor.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında elektrik üretimi için uranyum bazlı nükleer reaktörler inşa edildi.After World War II, uranium-based nuclear reactors were built to produce electricity.
Yakıt, verimli uranyum ve transuranikler içeren metal veya nitrür bazlıdır.The fuel is metal or nitride-based containing fertile uranium and transuranics.
Kömür, Uranyum ve petrolun sadece izlerine rastlanmıştır.Kohle, Uran und Erdöl sind bisher nur in Spuren gefunden worden.
Ülkenin iç kesimlerinde mangan, uranyum, demir cevheri ve altın çıkartılmaktadır.Im Landesinneren werden Mangan, Uran, Eisenerze und Gold gefördert.
Ernest Rutherford, uranyumun alfa ve beta ışını yaydığını açıkladı.Ernest Rutherford charakterisiert die Alpha-, Beta- und Gammastrahlung.
Uranyum-238'in yarı ömrü 4.51 milyar yıldır.Die Halbwertzeit von Plutonium-239 beträgt 24.000 Jahre.
Çok saf uranyum ise halojenlerinin termal yanması ile elde edilir.Sehr reines Uran kann durch die thermische Zersetzung von Uranhalogeniden an einem Glühdraht erzeugt werden.
Uranyum madeni boldur (yaklaşık 400 000 ton rezerv).Die Uranreserven der gesamten Mine liegen bei rund 24.000 Tonnen Uranerz.
Ülkenin Namibya sınırına yakın güne bölgelerinde 1975 yılında Uranyum'da bulunmuştur.1975 wurden zusätzlich Uranvorkommen an der Grenze zu Namibia entdeckt.
Kalutron, uranyum izotoplarını ayırmak için kullanılan bir kütle spektrometresidir.Un calutron est un spectroscope de masse utilisé pour la séparation isotopique de l'uranium.
Süpernova patlaması sırasında demirden uranyuma kadar elementlerin oluşumu, saniyeler içinde gerçekleşir.La production des éléments du fer à l'uranium se produit en quelques secondes dans une explosion de supernova.
Bu durum özellikle uranyuma dayalı enerji üretim planları açısından dikkate alınması gereken bir faktördür.C'est en particulier le cas de l'uranium destiné au combustible nucléaire des centrales électrogènes.
Çıkartılan uranyum Fransa ve Avrupa'da elektrik üretimi için kullanıldı.L’uranium fut utilisé pour alimenter des centrales nucléaires en Europe et au Japon.
Uranyum açısından çok zengin bir bölgedir.Le sous-sol est très riche (uranium).
Aktinyum elementi, doğada uranyum cevherlerinde az miktarlarda bulunur.On en trouve de petites quantités dans les urines.
Aktinyum serisi: Bu seri uranyum 235 ile başlar ve kurşun 207'ye dönüşerek biter.La chaîne de désintégration de l'uranium 235 comporte 15 membres et se termine sur le plomb 207.
2006 - İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, uranyum zenginleştirdiklerini açıkladı.2006: en Irán, el presidente Mahmoud Ahmadinejad anuncia que su país está enriqueciendo uranio.
Tabanca metodunda ise yakıt olarak sadece uranyum kullanılır.Además, el método de la pistola sólo funciona si el uranio se utiliza como combustible.
Kaliforniyum pratik uygulaması olan birkaç uranyum ötesi elementten biridir.El californio es uno de los pocos elementos transuránicos que tiene aplicaciones prácticas.
İçe doğru patlama metodunda uranyum veya plütonyumdan herhangi biri yakıt olarak kullanılabilir.El método de implosión puede usar uranio o plutonio como combustible.
Az zenginleştirilmiş uranyum, içeriğindeki 235U konsantrasyonu %0.9 ila %2 arasında olan uranyum yakıtıdır.El uranio ligeramente enriquecido tiene una concentración de 235U entre 0,9 % y 2%.
Uranyumu elde etmeyi amaçlaması, İsrail’in Nükleer Silahlanmasını güçlendirmekti.El ataque de Israel aumentó la determinación de los árabes para producir armas nucleares.
Uranyum, radyoaktif bir kimyasal elementtir.Californio, elemento químico radioactivo.
Krypton, uranyum fisyonunun ürünlerinden biridir.Il kripton è uno dei prodotti ottenuti dalla fissione nucleare dell'uranio.
Kleviyet uranyum içeren radyoaktiv bir mineraldir.La cleveite è un minerale fortemente radioattivo contenente uranio.
Bu da uranyumdan nasıl enerji elde edildiğidir.Si può ottenere il radio anche dal trattamento dei rifiuti dell'uranio.
Hindistan'ın azalan uranyum rezervleri ülkedeki nükleer enerjinin yıllarca büyümesini durdurdu.Истощающиеся запасы урана в Индии на протяжении многих лет стагнировали рост ядерной энергии в стране.
Hint-ABD nükleer antlaşması Hindistan'ın diğer ülkelerden uranyum ithal etmesini de kolaylaştırmıştır.Ядерное соглашение между Индией и США также проложило путь Индии к импорту урана из других стран.
Teknik uranyum için kullanıldı.Занимался поисками урана.
Atom bombalarında kullanılmak üzere uranyum izole etmekte kullanılan ekipman üzerinde çalıştı.Он также работал с оборудованием, ранее используемым для изолирования урана, для применения в атомных бомбах.
Ernest Rutherford, uranyumun alfa ve beta ışını yaydığını açıkladı.Эрнест Резерфорд выделил альфа- и бета-излучение.
Zayıflatılmış uranyum'un özkütlesi 19,050 g/m³'tür.Плотность металлического урана 19100 кг/м³.
Kalutron, uranyum izotoplarını ayırmak için kullanılan bir kütle spektrometresidir.Фактически, это был ускорительный масс-спектрометр для разделения изотопов урана.
1967 Arap-İsrail savaşından sonra Fransa, İsrail’in Dimona nükleer reaktörüne uranyum vermeyi kesti.بعد نكسة حزيران، قامت فرنسا بوقف إمداداتها لإسرائيل من وقود اليورانيوم من أجل مفاعل ديمونة النووي.
Böylece Roosevelt S-1 Uranyum Komitesi'ni oluşturdu.روزفلت يجيز إنشاء اللجنة الاستشارية لليورانيوم.
En sık kullanılan nükleer yakıtlar plütonyum-239 (239Pu) ve uranyum-235 (235U)'dur.كما أن "المواد النووية الخاصة" هي أيضا البلوتونيوم 239 واليورانيوم -233 واليورانيوم المخصب (يو 235).
2006 - İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, uranyum zenginleştirdiklerini açıkladı.في 11 أبريل 2006، أعلن الرئيس الإيراني محمود أحمدي نجاد أن إيران نجحت في تخصيب اليورانيوم.
Az zenginleştirilmiş uranyum, içeriğindeki 235U konsantrasyonu %0.9 ila %2 arasında olan uranyum yakıtıdır.اليورانيوم المخصب قليلا (SEU) لديه 235U تركيز 0.9٪ إلى 2٪.
Buradaki madenler uranyum açısından zengin olmakla beraber radyum ve radon da ihtiva etmektedir.كانت هذه المناجم غنية باليورانيوم مع الراديوم.
Kırk yıl boyunca Fransa Gabon'da uranyum için maden kazısı yaptı.Por 40 anos a França extraiu urânio do Gabão.
2006 - İran Devlet Başkanı Mahmut Ahmedinejad, uranyum zenginleştirdiklerini açıkladı.2006 — O presidente iraniano, Mahmoud Ahmadinejad anuncia que o Irã enriqueceu com sucesso urânio.
Takım o güne kadar keşfedilen altıncı uranyum ötesi elementin keşfini 17 Mart 1950'de duyurdu.Era o sexto elemento transurânico descoberto, anunciando o feito em 17 de março de 1950.
Bir nükleer santral kurmak için zenginleştirilmiş uranyuma ihtiyaç vardır.Estes requerem urânio enriquecido para operar.
Ülkenin Namibya sınırına yakın güne bölgelerinde 1975 yılında Uranyum'da bulunmuştur.Em 1975 foram localizados depósitos de urânio perto da fronteira com a Namíbia.
Uranyum-238'in yarı ömrü 4.51 milyar yıldır.A meia-vida do U-238 é de cerca de 4,5 bilhões de anos.
Böylece Roosevelt S-1 Uranyum Komitesi'ni oluşturdu.Trabalhou no Projeto Manhattan, membro do S-1 Uranium Committee.
Krypton, uranyum fisyonunun ürünlerinden biridir.É um dos produtos da fissão nuclear do urânio.
Toryum tabiatta uranyumdan yaklaşık üç kat daha fazla bulunur.Thorium komt in de Aardkorst ongeveer driemaal zoveel voor als uranium.
Uranyum-238'in yarı ömrü 4.51 milyar yıldır.Uranium-238 bezit een halveringstijd van 4,47 miljard jaar.
Doğadan çıkarılan uranyumun kütlece % 99,27'si 238U'den oluşur.Van nature op Aarde voorkomend uranium bestaat voor 99,27% uit de isotoop 238U.
Ernest Rutherford, uranyumun alfa ve beta ışını yaydığını açıkladı.Ernest Rutherford onderscheidt alfastraling en bètastraling.
Teknik uranyum için kullanıldı.Het wordt gebruikt als uraniumerts.
O zamanlar uranyum fizyonunun da nötron sayesinde başladığı henüz bilinmiyordu.Het systeem was gebaseerd op het toen nog niet bekende beginsel van het epicycloïdisch rad.
En sık kullanılan nükleer yakıtlar plütonyum-239 (239Pu) ve uranyum-235 (235U)'dur.De meest gangbare splijtbare kernbrandstoffen zijn uranium-235 en plutonium-239.
Aktinyum elementi, doğada uranyum cevherlerinde az miktarlarda bulunur.Bardzo małe ilości tego pierwiastka można znaleźć w rudach uranowych.
Bir LFTR'de, toryum ve uranyum-233, taşıyıcı tuzlar içinde eritilerek sıvı bir yakıt oluştururlar.Tor i uran-233 w reaktorze LFTR rozpuszczone są w solach nośnych, tworząc płynną postać paliwa.
Bu orana bazen silah düzeyi uranyum da denir.Czasami ta strzałka jest nazywana elektromagnetyczną strzałką czasu.
Doğadaki toplam doğal uranyumun kütle olarak yalnızca %0.72'si U-235'dir, geri kalanın çoğu U-238'dir.Naturligt uran består mest av isotopen U-238, men 0,7 % är U-235.