Beni unutmayacağınızı bilirim.Він підкреслив, що ми цього не забудемо.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Дописував до інших видань.
Necatigil bu deneyimi hiç unutmadı.Я ніколи не забуду цієї миті.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Вона плаче — у неї померла мати.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Незабаром він зрозумів, що не вистачає частини розповіді, позаяк відсутні декілька табличок.
Ve Yang unutma kolyseini alır.Припустимо, що ви хочете витягти кольорову фішку.
"Unutma ki dünya fani..."Ніколи не забувай про ельфів…».
Bize yazmayı unutma.Не забудьте написати нам.
Rusça öğrenmesi zor, kaybetmesi kolay ve unutması imkansız.Російську мову важко вивчити, легко загубити, - та неможливо забути.
O onu not etti böylece unutmadı.Він записав це, щоб не забути.
Lütfen faturayı unutma.Не забудьте чек, будь ласка.
Tom hakkında unutma.Не забувай про Тома.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Měli by jsme si i nadále pamatovat, že by jsme neměli soudit lidi podle barvy pleti, ale podle charakteru.
Utanarak oradan ayrılır ve olanları unutmasını söyler ve Quinn'e geri döner.Ztrapněný odchází a řekne Rachel, aby zapomněla, co se stalo a že se vrací ke Quinn.
Gidiyorum ama sakın unutma düğün gecende görüşeceğiz." der.Jeho poslední slova jsou: "Dobrá, půjdu, ale pamatuj si: o tvé svatební noci budu s tebou!"
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Ale nezapomínalo se ani na děti.
Bunu asla unutmayacağım."To mu nikdy nezapomenu.
“Kısa dönemli hafıza için unutmak işlemin bir parçasıdır.”Udivuje mě předčasné zapomenutí jeho díla."
Bunu unutmamak gerek.Na toho nesmím zapomenout.
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.Jeho vysílačky na volání o pomoc nereagovaly.
Bunu unutmak istemektedir.Na toho zapomeňte.
Onu unutmayacağız!.."Nezapomeňme!“.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Nezanedbává však ani další figurky.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Pro Havlovo žito netřeba stavěti stodol.
Bunu asla unutmayacağım."Nu am să uit niciodată asta.”
Karabayır'ın fındığını da unutmamak gerekir.Nu confundați cu Vasile Pușcaș.
Unutmayın ki hasta olan kişiden alınan mikroplar ömür boyu kalıcı hastalık haline dönüşebilir.Animalele care trec prin boală pot rămâne purtătoare de virus pe viață.
Tıfıl Garson’u unutma.Nu uitați trusa de cartare.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Amețit de mândrie, n-a vrut să mai asculte de Dumnezeu.
Bunu unutmamak gerek.Nu vreau să uit asta!
Öğrendiği bir şeyi bir daha unutmamaktadır.Treptat începe să uite tot ce știa.
Zamanı geldiğinde bana bildirmeyi unutma.Când va veni vremea, nu uita să mă anunți.
Unutmayın ki, bizler hep O'nun yaratısıyız."Emlékezzen, MIND az Ő teremtményei vagyunk.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Emlékezzünk továbbra is, hogy az embert ne bőrszíne, hanem jelleme alapján kell megítélni.
2003 yılında Gegen Vergessen (Unutmaya Karşı) Derneğinin başkanı oldu.2003-ban a „Felejtés ellen – Demokráciáért” (Gegen Vergessen – Für Demokratie) nevű egyesület elnöke lett.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Ilyenkor azt mondjuk, hogy a részecske nincs tömeghéjon.
Bunu asla unutmayacağım."Sohasem fogom elfelejteni ezt a napot”.
Bir Unutmabeni çiçeğinin yakından görünümü.A virágokkal ékesített emléktábla megkapó.
Bunu unutmamak gerek.Ezt nem tudja elfelejteni.
“Diğer karakterleri yazmayı unutmadım.Ez nem történt meg a többi figura állításainál.
Fakat Siebel onu unutmamıştır ve onu tek başına bırakmak istememetedir.Gloria rajta tartotta a szemét, nem merte egyedül hagyni őt, nehogy kárt tegyen magában.
Gururlu olmak, Tanrı olduğunu unutmaktır...Tiszta lelkűnek lenni, megtapasztalni Istent.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Amikor magukra maradtak, anyja elsírta magát.
İnsanlar gittikçe savaşa inanmakta ve skandalı unutmaktadırlar.Az emberek egyre jobban felejtik a vallást, tanítani kell őket.
Ve böyle bir unutma aslında bütün insanlığın, hepimizin yoksullaşması değil mi?Mi egyéb az, ha nem az egész ember és minden ember integrális fejlődése?
Onu unutmayacağız!.."Engem ki ne felejts!”
Başkasının unutmamı isteyebileceği ne biliyor olabilirdim?"Szerinted melyik akarja megmondani a másiknak, hogy mit hogyan kellene csinálni?”
Telefonunu unutma.Ne felejtsd el a telefonodat.
Temel'in maymunu Çaydanlık'ı da unutmamak gerek.Leopardigekon munia ei saa kastella.
Bunu asla unutmayacağım."Älkää koskaan unohtako niitä”.
Zor kısmın vokalleri kesmeyi unutmamak olacağını o anda anlamıştım.Lopulta Aku saa tietää, että jäyhä jököttäjä osaa noutaa keppejä.
Çocukların bakımını da unutmamak gerekir.Lapsen näkemyksiä on kunnioitettava.
Unutmamak için telefonuna alarm kurar.Se ylläpitää vastaamattomien puheluiden lokia.
Öldüğünde, asla unutmayacağım, annem ağlıyordu.Juuri ennen kuin hän menetti tajuntansa, hän pyysi äidiltään ettei tämä koskaan jättäisi häntä.
İnsanları derisinin rengine göre değil, karakterine göre yargılamayı unutmamamız gerek.Jatkakaamme muistaa olla tuomitsemasta ihmistä hänen ihonvärin takia, vaan hänen sisäisen luonteensa.
Sergen'in Münih Olimpiyat Stadı'nda beni nasıl geçtiğini hayatım boyunca unutmayacağım.Brundage muistetaan Münchenin olympialaisista.
Londra'ya varır varmaz bize iki satır yazmayı unutma.Älä unohda kirjoittaa meille muutamaa riviä heti kun saavut Lontooseen.
Yanına bir şemsiye almayı unutma.Älä unohda ottaa sateenvarjoa mukaasi.
Unutmamak için onun adını not ettim.Kirjoitin hänen nimensä muistiin, jotta en unohtaisi sitä.
Ben bu şeyleri unutmadım.Αυτό δεν μπόρεσα να το ξεχάσω.