Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.Regjeringen eier 100% av aksjene i selskapet.
Asıl ününü 1960'lı yıllarda Fransa'da yaptı.Hans versjon ble utgitt i Frankrike i 1960.
Sellers, BBC radyosundaki komedi programı The Goon Show ile ününü yükseltti.Sellers karriere startet på radioshowet The Goon Show på BBC radio.
Peres, Alumot Kibbutz’unun yapımcılarından biriydi.Han var også en av grunnleggerne av Kibbutz Alumot.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Din skjønnhet gjorde deg hovmodig, og fordi du var så strålende, forspilte du din visdom.
Artan ününe karşın hiçbir zaman ne eşini ne de işitme engellileri göz ardı etmedi.Så langt kjent omtalte hun heller aldri sine krigsopplevelser overfor familiemedlemmer eller venner.
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.I 2011 opptrådte Wek som gjestedommer i det amerikanske TV-programmet Next Top Model.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.Scenens kvalitet ble hyllet av Vasari som en av Botticellis topper.
Bu eser Werfel'in bir romancı olarak ününü pekiştirdi.Dette forsterker Hermes' rolle som ordkunstner.
Üçüncü ve son kısım ise Edgar Allan Poe'nun Kuzgun'unun uyarlamasıdır.Det tredje innslaget er en satire av diktet til Edgar Allan Poe.
Noro virüs, çocuklarda görülen vakaların %10’unun sebebidir.Norovirus adalah penyebab dari kira-kira 10% kasus pada anak-anak.
Bu sayede Gervinho ününü artırmıştır.Hal ini meningkatkan reputasi Darwin.
Kisuke Urahara, Gotei 13'ün 12inci Bölük'ünün eski bir kaptanıdır.Selain itu Shinji juga adalah mantan Kapten divisi ke-5 Gotei 13.
George Martin albümün sound'unun Beatles'ın Cavern Club tarzına benzetmeyi hedeflemiştir.Awalnya, George Martin ingin merekam LP (piringan hitam) perdana The Beatles di The Cavern Club.
Şarkı ayrıca Swift’in Red Tour’unun açılış parçasıydı.Swift juga menampilkan lagu ini dalam acara pembukaan The Red Tour.
Gene de Kar98k'in ününü hiçbiri geçememiştir.Israel juga menggunakan Kar98k.
Kuşkuşu: Bulgur ile unun küçük yuvarlaklar haline getirilmesiyle ve suda kaynatılmasıyla yapılan yemek.Makanan lain yakni mega mendhung, yaitu makanan kecil yang terbuat dari hungkwe berwarna biru dan putih.
Mçadi kelimesi de mısır unundan yaplan ekmeğin adı haline geldi.Selain itu, roti Manna juga disebut sebagai roti dari Surga.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.94% saham perusahaan dimiliki Grup SAS.
Yaklaşık %10'unun Bask kökenli olduğu tahmin edilmektedir.Hal ini terlihat pada sekitar 1% dari kehamilan..
Yine de Thorpe asıl ününü atletizm ile kazanmıştır.Selain itu, Gail juga pernah menjuarai lomba akustik di sekolahnya.
1960'lara kadar ununoktiyum eka-emanation (emanation radonun eski adıdır) olarak biliniyordu.Cho đến thập niên 1960 ununocti được gọi là eka-emanation (emanation là tên gọi cũ để chỉ radon).
Peres, Alumot Kibbutz’unun yapımcılarından biriydi.Peres là một trong những người sáng lập Kibbutz Alumot.
Afrika, Rommel'in komutan olarak en büyük ününü kazandığı yer oldu.Ở Châu phi, Rommel giành được danh tiếng cao nhất của mình trong lãnh vực quân sự.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Chừng 10% dân số là người nhập cư.
Soba, beyaz pirinç ve buğday ununa dayanan bir diyet için iyi bir besleyici gıdadır.Soba là một thực phẩm bổ sung dinh dưỡng tốt cho một chế độ ăn uống phụ thuộc vào gạo trắng và bột mì.
Ayrıca Japon bilimadamları da ununpentiyum elde ettiklerini bildirdiler.Tìm hiểu người Nhật để biết rõ những nhược điểm của ta.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Thành công này của nhóm làm tăng thêm sự nổi tiếng của nhóm.
Bu başarı, Yuanjia'nın ününü daha da artırdı.Điều này càng khiến cho thành công của Yamada trở nên ấn tượng.
Böylece trigonometrik bir mili-radyan bir dairenin 1⁄6283 ‘ünün hemen altındadır.Vì vậy 1 milliradian lượng giác xấp xỉ 1⁄6283 đường tròn.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Bỏng do nóng là nguyên nhân của khoảng 20-30% số ca bỏng ở trẻ em.
Ününü Mary Celeste isimli ticari geminin kaptanlığını yapmasına borçludur.Từng có giả thuyết cho rằng đó là xác của các thủy thủ chiếc Mary Celeste.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.企業の24%は女性が所有している。
Fakat 2yaşındayken ailesi Boston'unun 27 km güneyinde bulunan Stoughton'a taşındı.3歳の時に、家族はボストンの南17マイル (27 km)にあるストートンに転居した。
2012 yılı itibarıyla bu konutların 1.700'ünden 1.300'ünün halihazırda yıkılmıştır.2012年時点で、約1,700棟の建物のうち1,300棟以上が既に破壊された。
Leder ve Nirenberg bu yolla 64 kodondan 54'ünün dizilerini buldular.ニーレンバーググループは64コドン中54の配列を決定できた。
Brooke'un ününün bir nedeni de yakışıklılığıydı.ブラピの略称でもおなじみだった。
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.ティーン向けのテレビドラマ"The Secret Life of the American Teenager" に出演した俳優。
Deneylerde ununoktiyum atomlarından üçünün alfa bozunması gözlendi.実験では、3つのオガネソン原子のアルファ崩壊が観測された。
Halka sergilenmesi yasaklanan bu eserler onun ününü daha da arttırdı.このような誰にでも分け隔てのない彼の態度は、彼の評判をますます高めることとなった。
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.主に飛行しながら口を大きく開けて獲物を捕食する。
Deloitte ününü demiryolu sektöründe yaptığı çalışmalar aracılığı ile duyurur.首都デリーとは鉄道で非常に良好に連絡されている。
Ancak asıl ününü atletizmde sağladı.彼を私のオーケストラに紹介してよかった。
Köyceğiz Göl'ünün gideğeni ‘’Dalyan Boğazı’’dır.座右の銘は「杯中の 蛇影」。
Lale Andersen tarafından 1939'da Marlene Dietrich'in sesi ile kayıt edilmesi şarkının ününü arttırdı.拉莉·安德森(Lale Andersen)於1939年和玛莲娜·迪特里茜的唱片有助於提升歌的形象。
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.这些绘画为摩尔赢得了更多的国际声誉,特别是在美国。
Çölyak hastaları gluten unundan yememelidir.糖尿病患者則不宜吃西瓜。
Bu dizi Johnson'ın ününü arttırmasına yardımcı oldu.這首歌令Mr.Children變得更加出名。
1875 yılında ise Edgar Allan Poe'nun Kuzgun'unun Fransızca versiyonu için taşbaskılar yaptı.1875年,马奈为爱伦·坡的法国版的《乌鸦》做版画。
Bu ve diğer eserleri ününü öyle artırdı ki Rusya sarayından Sankt-Peterburg'a gelmesi için teklif geldi.他得到了该职位,并由此来到俄罗斯帝国圣彼得堡的附近地区。
Ulusal Basketbol Ligi (NBA) ilk zamanlarda ününü artıran bu ayakkabıların maçlarda giyilmesini yasaklamıştır.后来国际泳联禁止了运动员在比赛中身着此类泳衣。
Hastaların %23'ünün kan değerlerinde eozinofili, yani eozinofil hücre artışı mevcuttur.約23%的患者有嗜酸粒細胞增多症(Eosinophilia)。
Bu olay, ününü birden arttırdı.它立即成就了它的了名聲。
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.그것은 America's Next Top Model에도 몇번 등장한 적이 있다.
1992 Ağustos’unun başında bir Los Angeles hastanesine yattı.הוא מת מהתקף לב בבית החולים של לוס אנג'לס בשנת 1992.
Bu sayede Gervinho ününü artırmıştır.וכך, תהילתו של גרו יורדת.
1910'da büyük ününü getirecek ilk kitabını yayınladı.בשנת 1910 הוציא לאור את ספר מסותיו הראשון.
1875 yılında ise Edgar Allan Poe'nun Kuzgun'unun Fransızca versiyonu için taşbaskılar yaptı.ב-1875 תרגם לצרפתית את הפואמה העורב מאת אדגר אלן פו.
Orijinal uzunluğundan 4:36'ya kesilen klip, büyük bir popülarite kazanmış ve grubun ününe ün katmıştıır.את הסיבוב השלישי הם חצו בתוך 3:00.4 דקות, והקהל החל לשאוג, כשהוא מריח את שבירת השיא המתקרבת.
Ununoktiyum şimdiye dek sentezlenen en ağır elementtir.סדרת השטרות של השקל הייתה הגדולה ביותר שהונפקה אי פעם.