Ana içeriğe geç
Sözlük

unun ile cümle

unun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
1 Ocak - Huldrych Zwingli, İsviçre Protestan Reform'unun lideri (ö.1 januari – Huldrych Zwingli, schweizisk reformator.
Peres, Alumot Kibbutz’unun yapımcılarından biriydi.Han var också en av grundarna av Kibbutz Alumot.
Ününü Amerikan Pastası filminde kazanmıştır.Hon uppnådde popularitet under stumfilmseran i USA.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.Володіє 6 % компанії.
Kalan %74'ünün ise evrene dengeli bir şekilde yayılmış olan karanlık enerjiden oluştuğu kabul edilir.Решта 74% — це темна енергія, природа якої поки невідома.
Ünün artmasıyla dizinin çocuklar için uygunluğu tartışılmaya başlandı.Підкреслював необхідність діалогу з дітьми.
Beldenin baş azizi Francesco da Paola olup unun azizler günü 1-3 Eylül arasında kutlanır.Франциска з Паоли (місцевий святий покровитель, дні пам'яті якого святкують з 1-го по 3 вересня).
Bu eleştiriler kısmen kişiliğinin olumsuz algılanması ve bu algının ününe olan etkisidir.Це було частково пов'язано з негативним сприйняттям характеру По та його впливу на репутацію.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Контакт з гарячими предметами є причиною близько 20-30 % опіків у дітей.
Orayı Sevda Karaca Butik yaptı, isminin ününden faydalanmaya çalıştı.Він полюбив машини, став впевненішим у собі, купив мотоцикл.
Ununoktiyum, sıfır valanslı elementlerin bulunduğu 18. grubun bir üyesidir.Оганесон є елементом 18-ї групи, групи елементів із нульовою валентністю.
Sellers, BBC radyosundaki komedi programı The Goon Show ile ününü yükseltti.Sellers se stal známým vystupováním v BBC Radio v komediálním seriálu The Goon Show.
Sanatçının Red Tour'unun Kuzey Amerika ayağı Mart 2013'ten Eylül 2013'e kadar sürdü.Severoamerické turné Red Tour začalo v březnu roku 2013.
Bacteroides cinsine ait türler bağırsaklardaki bakterilerin %30'unun oluşturular.Výrazně nejčastější je rod Bacteroides, který tvoří 30 % všech bakterií v střevě.
Acem Şahı, şair olarak ününü arttırdı.Díky tomu se Chureca proslavil jako skladatel.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Kontakt s horkými předměty je příčinou přibližně 20-30 % případů popálenin u dětí.
Onun orkestrası genç Ella Fitzgerald'a ilk ününü kazandırmıştır.Právě zde Al Jolson slavil své první umělecké úspěchy.
Ancak asıl ününü atletizmde sağladı.Největších úspěchů ale dosáhl v atletice.
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.Cierra byla obsazena do role Kathy v seriálu Tajný život amerických teenagerů.
UNESCO'nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan kasaba, ününü kendine özgü mimari dokusuna borçludur.Město je zapsáno na seznamu světového dědictví UNESCO kvůli své jedinečné obytné i vojenské architektuře.
Ununoktiyum şimdiye dek sentezlenen en ağır elementtir.Deska se stala nejtvrdším albem jaké bylo do té doby nahráno.
Kaçamak ya da mamaliga, mısır unundan yapılan bir yemektir.Vhodná je propustná, humózní, nebo hlinitá výživná půda.
Artmakta olan ününden haberdar idi.El este o cunoștință veche de-al lui The Truth.
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.Ea moderează emisiunea TV, America’s Next Top Model.
Geriye kalan nüfusun %5.2'si inançsızken %0.9'unun inancı bilinmemektedir.Pentru 5,09% din populație, nu este cunoscută apartenența confesională.
Ununoktiyum şimdiye dek sentezlenen en ağır elementtir.Ricinoides atewa este cea mai mare ricinuleidă descoperită până în prezent.
128 milletvekilinin 124'ünün oyunu alması sonucunda 6 Nisan 2013'te hükümeti kurmakla görevlendirildi.La 6 aprilie 2013 a fost însărcinat cu formarea guvernului, cu sprijinul a 124 deputați din 128.
Küresel olarak, nüfusun %17,3'ünün yetersiz Çinko alımına sahip olduğu tahmin edilmektedir. [52] [53]La nivel global, se estimează că 17,3% din populație are un aport necorespunzător de zinc [9] [10]
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.A program hasonló, mint "Amerika következő top modellje".
İdari olarak Zenica-Doboj Kantonu'unun bir parçasıdır.Visoko közigazgatási szempontból a Zenica-Doboj kanton része.
Pirinç unundan yapılan gözleme de yaygın olarak yenir.A rizst az utolsó szemig meg szokás enni.
Asıl ününü Sapir-Whorf Hipotezine borçludur.Ez kapcsolódik a Sapir–Whorf hipotézishez.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.E lap szintén Botticelli munkájára emlékezteti az utókort.
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.Nuo piirustukset lisäsivät Mooren kansainvälistä mainetta etenkin Amerikassa.
Şirketin hisselerinin % 24'ünün sahibidir.Hän omistaa 49 prosenttia yhtiön osakkeista.
İdari olarak Zenica-Doboj Kantonu'unun bir parçasıdır.Hallinnollisesti se on osa Zenica-Dobojn kantonia.
15 yaşını aşmış Almanların %30'unun yurtdışında doğmuş en az bir ebeveyni bulunmaktadır.Vuonna 2008 30 prosentilla Saksassa syntyneistä lapsista ainakin toinen vanhemmista oli ulkomaalaistaustainen.
Kisuke Urahara, Gotei 13'ün 12inci Bölük'ünün eski bir kaptanıdır.(Entinen johtaja Kisuke Urahara, joka on entinen 12. Divisioonan kapteeni.)
Ancak dünya çapında ününü Emret Bakanım'da Sir Humphrey Appleby karakteriyle kazandı.Humphrey sai nimensä Kyllä, herra ministeri -sarjan Sir Humphrey Applebyn mukaan.
Ununoktiyum şimdiye dek sentezlenen en ağır elementtir.Painonpudotus on suurin koskaan taltioitu.
Bu sayede Gervinho ününü artırmıştır.Tämän ansiosta Cherubinin kansainvälinen maine alkoi kasvaa.
2004 yılında BBC'nin yapmış olduğu bir araştırma ABD halkının %10'unun Tanrı'ya inanmadığını ortaya koymuştur.BBC:n Isossa-Britanniassa vuonna 2004 tekemässä kyselyssä uskonnottomia oli 40 % väestöstä.
Bu olay, ününü birden arttırdı.Tapahtuman johdosta hänen hurja maineensa kasvoi entisestään.
Bu sayede Gervinho ününü artırmıştır.Αυτό ενίσχυσε τη φήμη του Δαρβίνου.
Ununoktiyum, sıfır valanslı elementlerin bulunduğu 18. grubun bir üyesidir.Το Ογκανέσσιο είναι μέλος της ομάδας 18, των στοιχείων μηδενικού σθένους.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Περίπου το 10% του πληθυσμού αποτελείται από μετανάστες.
Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.Μερικά ψωμιά παρασκευάζονται με άλευρο από άμυλο πατάτας.
Şarkı ilk olarak Jackson'un Bad World Tour'unun ikinci ayağında sergilenmiştir.Το τραγούδι εκτελέστηκε ζωντανά στο δεύτερο μέρος του Bad World Tour.
Sıcak nesnelerle temas, çocuklarda görülen yanıkların yaklaşık %20 ila %30’unun sebebini teşkil etmektedir.Η επαφή με ζεστά αντικείμενα προκαλεί περίπου 20-30% των εγκαυμάτων σε παιδιά.
Martina'nın kötü ününe rağmen imparator onu seferlere yanında götürürdü.Παρά τον γάμο του με την πριγκίπισσα Αλεξάνδρα, ο Εδουάρδος διατηρούσε και πολλές εξωγαμιαίες σχέσεις.
Küresel olarak, nüfusun %17,3'ünün yetersiz Çinko alımına sahip olduğu tahmin edilmektedir.Σε παγκόσμιο επίπεδο εκτιμάται ότι το 17,3% του πληθυσμού έχει ανεπαρκή πρόσληψη ψευδαργύρου.
Dünya Sağlık Örgütü, Kamboçya nüfusunun 64%'ünün verem mikro bakterisini taşıdığını açıklamıştır.WHO anslår at 64% af alle cambodjanere er bærere af bakterien tuberculosis mycobacterium.
2004 Ağustos'unun sonlarında son raporlar Paris ve Londra'nın 2012 oylamasında berabere olduğunu gösteriyordu.I slutningen af august 2004, forudså nogle rapporter en lige kamp mellem London og Paris.
Ölenlerin 3'ünün Türk, 3'ünün Kosova ve 1'inin Yunan vatandaşları olduğu belirtildi.Tre havde statsborgerskab fra Kosovo, et af ofrene var græker, tre var tyskere af tyrkisk herkomst.
Kalan %74'ünün ise evrene dengeli bir şekilde yayılmış olan karanlık enerjiden oluştuğu kabul edilir.De resterende ca. 70% formodes at bestå af mørk energi.
Nüfusun yaklaşık %10'unun göçmenler oluşturmaktadır.Mere end 10% af beboerne var indvandrere.
Fakat 2yaşındayken ailesi Boston'unun 27 km güneyinde bulunan Stoughton'a taşındı.Da han var 3 år gammel flyttede familien til Canton i Massachusetts, en by som ligger 25 km syd for Boston.
Cicero'nun ününün doruğuydu bu dönemler.Johan Ciceros humanistiske lærdom var berømt i hans samtid.
Bu çalışması evresnel olarak takdir gördü ve ününün temelini oluşturdu.Disse arbejder gjorde stor lykke og grundlagde hans ry.
Hobbes asıl olarak ününü siyaset felsefesindeki düşüncelerine borçludur.Hobbes har i sin filosofi især fokuseret på den politiske statslære.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
unun ile cümle - Sayfa 5 - unun kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App