Ana içeriğe geç
Sözlük

unun ile cümle

unun kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu çizimler özellikle Amerika'da olmak üzere Moore'un uluslararası ününün artmasına yardımcı olmuştur.Diese Zeichnungen machten Moore international bekannt, vor allem in den USA.
Şarkı ilk olarak Jackson'un Bad World Tour'unun ikinci ayağında sergilenmiştir.Der Song wurde live während des zweiten Teils von Jacksons Bad World Tour gespielt.
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.Seine erste Rolle war die Nebenrolle des Jesse in der Jugendserie The Secret Life of the American Teenager.
Ona asıl ününü getiren eseri, Rehnümâ-yı Muallimîn (Öğretmenler için Kılavuz) adını taşır.Der Betende wendet seinen Kopf nach rechts und spricht as-salāmu ʿalaykum (Der Friede sei mit euch).
12 Unciae bir Roma Pfund’unun bir araya gelmesinden oluşuyordu.Ein römisches Pfund setzte sich aus zwölf Unciae zusammen.
Asıl ününü 1960'lı yıllarda Fransa'da yaptı.Die gesamte Geschichte spielt im Frankreich der 1960er Jahre.
1948 yılında savaş sonrasında Venedik'te açılan ilk sergiye katılarak ününe tekrar kavuştu.In Venedig fand 1948 seine erste Einzelausstellung nach dem Krieg statt.
Yaklaşık %10'unun Bask kökenli olduğu tahmin edilmektedir.Man geht davon aus, dass ungefähr 10 % der Überreste gefunden wurden.
Ününü daha çok "Marie Grubbe" ve "Nils Lyhne" adlı iki romanına borçludur.Später schrieb er noch Novellen sowie die Romane „Fru Marie Grubbe“ und „Niels Lyhne“.
Şimdiye kadar herhangi bir ununoktiyum bileşiği sentezlenebilmiş değildir.Bislang konnte für keinen der Kometen eine Umlaufzeit bestimmt werden.
Bazı ekmekler de patates unundan yapılmaktadır.Nudeln werden auch aus Süßkartoffel gemacht.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Er führt ein klägliches Dasein; ständig friert und hungert er.
Artmakta olan ününden haberdar idi.Er war für seine hohen Sprünge bekannt.
Ayrıca Japon bilimadamları da ununpentiyum elde ettiklerini bildirdiler.Japanische Wissenschaftler nahmen dabei auch die Benennung vor.
Ancak yayımlandıktan sonra kendisine bugünkü ününü sağlayan eseri oldu.Nach diesem erhielt er auch den heute gebräuchlichen Namen.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Diese Begebenheit habe den Erfolg des Werks noch weiter gesteigert.
Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.À en juger par sa réputation, elle semble être la personne appropriée pour ce poste.
Artmakta olan ününden haberdar idi.Il était connu pour son falsetto très haut.
Kullananların neredeyse %99'unun olumlu duygularla bağlantıya geçtiği bilinmektedir.Plus de 99 % des membres déclarent leur expérience positive.
Asıl ününü Sapir-Whorf Hipotezine borçludur.Il est notamment connu pour la fameuse hypothèse Sapir-Whorf.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.L’action de saint Éloi l’a rendu plus célèbre encore.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.En Grande-Bretagne, l'amiante serait à l'origine de 2 à 3 % des décès d'hommes par cancer du poumon.
Tennesin veya Ununseptiyum, periyodik tabloda atom numarası 117 ve sembolü Ts olan kimyasal elementtir.Le tennesse, souvent désigné par son nom anglais tennessine, est l'élément chimique de numéro atomique 117.
Yaklaşık %10'unun Bask kökenli olduğu tahmin edilmektedir.On estime qu'environ 10 % de cette écorégion est encore intacte.
Ayrıca Japon bilimadamları da ununpentiyum elde ettiklerini bildirdiler.Je me souviens qu'ils m'avaient dit que le Japon avait une équipe fantastique.
Ününü Mary Celeste isimli ticari geminin kaptanlığını yapmasına borçludur.Ce nom est souvent donnée à tort au navire réel Mary Celeste.
Bunun yanında mısır unundan da yiyecekler yapılır.Notre nourriture est amenée de l’extérieur.
LeToya, albümdeki 14 şarkıdan 10'unun yazımına eşlik etti.LeToya coécrit 10 des 14 pistes.
Ününe Toronto eyaletinde kavuştu.Il tire son nom de la ville de Torone.
Asıl ününü 1960'lı yıllarda Fransa'da yaptı.Il immigre en France dans les années 1960.
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.Su embarazo fue escrito en la trama de The Secret Life of the American Teenager.
Bu, Huo Yuanjia'nın ününü daha geniş bir alana yaydı.Narra la vida de Huo Yuanjia de una manera muy novelesca.
Onları bu sahte Holokost'ununun cehenneminde yaktığı suçlamasından tamamiyle masumdur!!¡Es completamente inocente del precio de freidura de ellos en el infierno de su Holocausto falso!!
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Tu corazón se ha pagado de tu belleza, has corrompido tu sabiduría por causa de tu esplendor.
Bu sayede Gervinho ününü artırmıştır.De esta manera, su fama de guisandera aumentó.
Önceki yüzyıllardan beri bilinen baharat olan sarımsak, 1990'lardan sonra yeniden ününü artırmıştır.Este viñedo antiguo, cuyo renacimiento es innegable, progresó especialmente desde 1990.
Bu da oyunun diğer oyunlara olan farkını göz ününe koyar.Lo que lo diferencia de otros juegos.
Zoe / Sophia'nın bilinen son torunu Livonia'nın kral Magnus'unun karısı Staritsa'lı Maria'ydı.El último descendiente conocido de Zoe/Sofía fue María de Staritsa, esposa del rey Magnus de Livonia.
Bu çalışması evresnel olarak takdir gördü ve ününün temelini oluşturdu.Con dicha forma la pieza fue un éxito notable y sentó las bases de su reputación en Gran Bretaña.
Sellers, BBC radyosundaki komedi programı The Goon Show ile ününü yükseltti.Peter Sellers saltó a la fama en una serie de comedia de la BBC llamada The Goon Show.
Görev sırasında Sith Lord'unun çırağı Darth Maul tarafından öldürülürür.Fue asesinado a manos del Sith Darth Maul.
Anselmus asıl ününü ontolojik kanıtlama ile sağlamıştır.Janello creó su propio ecosistema objetual.
Ama Lorentz, Merkür’ün perihelion’unun değerinin çok düşük olduğunu hesaplamıştır.Sin embargo, calculó que el valor del avance del perihelio de Mercurio era muy poco.
Bu harekattaki başarısı, ününün daha da artmasını sağladı.Este hecho le facilitó más el camino a la fama.
Asıl ününü 1960'lı yıllarda Fransa'da yaptı.Ella comunicó su identidad verdadera en los años 70.
Victorias Secret " için Modellik de yapmış ve Ününe ün katmıştır.Ella ha modelado para L'Oréal y Victoria 's Secret.
2012 yılı itibarıyla bu konutların 1.700'ünden 1.300'ünün halihazırda yıkılmıştır.De acuerdo a Le Monde, un total de 1.173 vehículos fueron incendiados hasta el momento .
Tadını özel unundan almaktadır.Se considera una exquisitez por su sabor especial.
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.Además, audicionó para el programa de televisión America's Next Top Model en 2003.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.Los tipos femeninos que utiliza recuerdan claramente los de Botticelli.
Yaklaşık %10'unun Bask kökenli olduğu tahmin edilmektedir.Y, de esa cantidad, se estima que 10 por ciento de las víctimas quedan embarazadas.
Ancak katliamdan sonra ada, ticari ününü hiçbir zaman geri kazanamadı.A seguito del massacro, ad ogni modo, l'isola non riprese mai la sua prominenza in campo commerciale.
Leder ve Nirenberg bu yolla 64 kodondan 54'ünün dizilerini buldular.Leder e Nirenberg, grazie ai loro esperimenti, furono in grado di determinare le sequenze di 54 dei 64 codoni.
İngiltere'de, asbest akciğer kanserinde ölen erkeklerin %2-3'ünün sorumlusudur.In Gran Bretagna è stato stimato che il 2-3% dei casi di cancro mortale è causato dall'amianto.
Ama Lorentz, Merkür’ün perihelion’unun değerinin çok düşük olduğunu hesaplamıştır.Ma Lorentz calcolò che il valore per l'avanzamento del perielio di Mercurio era di gran lunga troppo basso.
Asıl ününü The Secret Life of the American Teenager dizisiyle elde etti.Voce principale: La vita segreta di una teenager americana.
Unun orta kısmı açılıp kabaran mayalı karışım dökülür ve hamura yedirilir.Nell'acqua su cui siede è visibile il suo riflesso dal quale ha inizio la trasformazione.
Bouguereau'nun Venüs'ünün pozu tıpkı Botticelli'ninki gibi asimetriktir.Già pochi anni dopo il Borghini la riteneva di Botticelli.
Amerika'da "America's Next Top Model" isimli televizyon programında ününü pekiştirmiştir.È nota per la sua partecipazione ad America's Next Top Model.
Onları bu sahte Holokost'ununun cehenneminde yaktığı suçlamasından tamamiyle masumdur!!Он совершенно невиновен в предъявленном обвинении в том, что жарит их в аду своего ложного Холокоста!!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod