Ana içeriğe geç
Sözlük

unsurlar ile cümle

unsurlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Avrupa’daki yönetim ilkeleri doğası gereği oldukça toplumsal olan destekleyici unsurlara sahiptir.Principiile managementului din întreaga Europă au fundamente care au o natură puternic socială.
Bu hızlı ilerleyen tanklar ve diğer zırhlı araçlar Blitzkrieg'ın kritik unsurları olmuşlardır.Aceste tancuri ușoare dar rapide, împreună cu alte vehicule blindate au fost suportul pentru Blitzkrieg.
Poe'nun birçok öyküsünde olduğu gibi, Kızıl Ölümün Maskesi'nin de otobiyografik unsurlar taşıdığı öne sürülür.Ca și multe din povestirile lui Poe, „Masca Morții Roșii” a fost interpretată și ea ca autobiografică.
Batman hikâyelerinde en bilinen unsurlardan biridir.Acesta este un personaj negativ al poveștilor cu Batman.
Kilise geç barok unsurlarıyla klasisizm tarzında inşa edilmiştir.Biserica a fost construită în stil baroc, cu influențe clasiciste.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.Elemente mai exotice și nocive de solide dizolvate sunt pesticidele provenite din scurgerile de suprafață.
"Suçun Unsurları".Fata Iadului”.
Sivastopol'de de yeni topçu unsurları getirilmektedir.În Belgia se produc tunurile Inopower.
Forehandleri de dikkate alınması gereken unsurlardandır.Atacurile pot fi, de asemenea, caracterizate de resursele de care au nevoie.
Bu kuvvetler, Alman ileri unsurlarına karşı 12 Temmuz’da taarruza geçti.Trupe israeliene suplimentare au sosit în zorii zilei de 12 iulie.
Sadece güçlü piyade unsurlarından söz etmektedir.Ele se referă aproape exclusiv la dispunerea infanteriei.
Bu unsurların büyüklüğü bu türün Deinonychus' tan iki kat daha büyük olduğunu düşündürmektedir.Egyes részei arra utalnak, hogy az állat kétszer nagyobb volt a Deinonychusnál.
Elenmesi gereken unsurlar elendi.Jobb szemét el kellett távolítani.
Modern Grönland müziği unsurlarıda jaz müzisyeni Kristian Blak tarafından kullanılmaktadır.A modern grönlandi zene elemeit alkalmazza Kristian Blak dzsesszzenész is.
Kilise geç barok unsurlarıyla klasisizm tarzında inşa edilmiştir.A templom késő barokk stílusban épült klasszicista elemekkel.
"So Happy I Could Die" europop unsurları içeren bir elektropop parçasıdır.A So Happy I Could Die egy közepes tempójú szintipop dal, amely az Europop elemeit tartalmazza.
Bonoda bulunması gereken unsurlar, TTK m.Bacsa-gól a válogatottban. dvtk.eu.
Kentin hava savunması, 6. Hava Ordusu ve Baltık Filosu hava unsurlarınca sağlandı.A légitámogatást a 6. Légihadsereg egységei és a Balti Flotta tengerészeti repülőegységei nyújtották.
Belgrad'da tarihte birçok değişik dinî grup yaşarken günümüzde kentin dinî unsurları genel olarak homojendir.Bár több történelmi vallási közösség is van Belgrádban, a város vallási szempontból meglehetősen homogén.
Çiftçilik devam etmekte olan köylülerin vazgeçilmez geçim unsurlarındandır.Azonban, a távoli területeken a farmerek még mindig rendületlenül folytatják ezeket a tevékenységeket.
Bu isme neden de doğanın bütün unsurlarını ve güzelliklerini bünyesinde bulundurmasıdır.Sőt úgy vélte, hogy az orosz nyelv egyesíti magában a fentiek összes szépségét és gazdagságát.
Demiryolu işçisi bu anlamda sınıfının en ileri unsurlarından birisi olarak değerlendirilebilir.A bérmunkásként végzett fizikai munka tehát az osztály egyik elsőrendű megkülönböztető jegye.
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Se a vadászoknak, se a vadőröknek nem kell fegyverviselési engedély.
Ancak bölgedeki tüm Kızıl Ordu unsurlarının kuşatılması sağlanamadı.Nagyon valószínűtlen azonban, hogy bármilyen észak-vietnámi erő lett volna a közelben e harc alatt.
Ayrıca, Alman ihtiyat birliklerinin en iyi unsurlarıydı.A németek legjobb tartalék-egységei közé tartoztak.
Finlandiya'da bulunan aşırı milliyeçi unsurlar "Büyük Finlandiya" hayalini kuruyordu.Bevándorlók generációi követték a „kaliforniai álmot”.
Program kapsamındaki son muharip unsurlar altı adet denizaltıydı.A tengeralattjáró elleni fegyverzetnek hat mélyvízi bomba vető volt elérhető a hajókon.
Klasik dönemin sonlarına doğru Meksika unsurlarının bölgeye sızmasının arttığı görülür.A történet végén látszik, amikor a mexikói belép a színre.
Bu tarihten başlayarak Rus yazarlarının eserleri üzerinde Türk unsurları ile bağlı araştırmalara başlamıştır.Tämä siitä huolimatta, että Venäjä esitti kirjallista todistusaineistoa rikosten silminnäkijöiltä.
Birkaç saat sonra Sovyet öncü unsurları limanı ele geçirdi.Yöllä Yhdysvaltain laivaston alukset valtasivat sataman.
Ortak kültürel unsurlarının bunların hangisinden geldiğini belirlemek neredeyse imkansızdır.On yhä vaikeampi erottaa mitkä kulttuurivaikutteet on peräisin mistäkin..
Hava unsurlarından savunma için FIM-92 Stinger füzesi entegre edilecektir.FIM-92Stingeristä on kehitetty AIM-92 Stinger, ilmasta ilmaan ohjus käytettäväksi taisteluhelikoptereissa.
Jackson'ın önceki çalışmalarına benzer şekilde bu albüm de R&B, pop ve rock unsurları içermektedir.Παρόμοιο με το προηγούμενο μουσικό υλικό του Τζάκσον, το άλμπουμ περιείχε R&B, Pop και Rock.
Üyeler aşağıdaki ülkelerin unsurlarını içerir.Οι τελευταίοι μοιράζονται τα εδάφη των ηττημένων.
TDS'nin daha egzotik ve zararlı unsurları, yüzey akışından kaynaklanan pestisitlerdir.Πιο επιβλαβή για τα TDS είναι τα παρασιτοκτόνα που προκύπτουν από την επιφανειακή απορροή.
Forehandleri de dikkate alınması gereken unsurlardandır.Όμως πρέπει να λαμβάνουμε υπόψη μας και τις συνθήκες κάτω από τις οποίες ήταν αναγκασμένος να δράσει.
HoloLens Kabuk programlama üzerinde taşır ve Windows masaüstü ortamından birçok unsurları uyarlar.Το κέλυφος HoloLens μεταφέρει και προσαρμόζει πολλά στοιχεία από το περιβάλλον εργασίας των Windows.
Modern Grönland müziği unsurlarıda jaz müzisyeni Kristian Blak tarafından kullanılmaktadır.Elementer fra moderne grønlandsk musik er også blevet brugt af jazzmusikeren Kristian Blak.
Baltık Filosu hava unsurlarının % 30'u, harekâtın son evrelerinde savaşa katılmıştır.Den Baltiske Flåde leverede 30% af flystyrkerne til det endelige angreb mod Wehrmacht.
Böylece, savaş bundan sonra üç haftadan fazla sürse de ileri unsurlar hareketsiz kaldı.Da krigen sluttede tre år senere, forblev grænsen nærmest uændret.
Puccini bestelediği Manon Lescaut'nun bazı unsurlarını daha önce bestelediği eserlerden almıştır.Puccini tog nogle af de musikalske elementer i Manon Lescaut fra værker, han tidligere havde skrevet.
Heydrich bu unsurları kategorilere böldü.Hooker afskaffede de store divisioner.
Luftwaffe esas unsurlarının harekâttaki görevi, Sovyet Hava Kuvvetleri'nin etkisiz hale getirilmesiydi.Luftwaffes opgave var at neutralisere det sovjetiske luftvåben.
Herodot'a göre bu rakama denk sayıda yardımcı unsurlar da orduya katılmıştır.Sawyer indser at skaden var blevet tilvejebragt af nogle i lejren.
Avcı ya da taarruz hava unsurları bulunmamaktadır.Hverken flykaprere eller gidsler kommer noget til.
Topçu unsurlarının çoğunda topları taşımak için gerekli araçlar yoktu.Artillerienheder manglede ofte transportmidler, så de kunne ikke flytte deres kanoner.
Kendi içinde şeytani unsurları da barındırır.Han kæmper med sine indre dæmoner.
Bu unsurları göz önünde bulundurduğumuzda, Tim aslında büyükbabasını öldürebilir.Hvis denne er forkert, vil han altså kunne dræbe sin morfar.
Ayrıca her dinde hakikatin çeşitli unsurları bulunmaktadır.Der vil derudover være forskelle i den enkelte stamme.
Kilise geç barok unsurlarıyla klasisizm tarzında inşa edilmiştir.Det nye slot blev opført i klassisk barok stil.
Kahve, ve özellikle de espresso, İtalyan mutfağının önemli unsurlarından biridir.Kaffe, særlig espresso, har blitt en viktige del av italiensk mat.
Birbirine benzetilen unsurlardan, varlıklardan özellik bakımından daha üstün, daha güçlü olan varlıktır.De som overlevde, var de sterkeste og mest tilpasningsdyktige (The survival of the fittest).
Ayrıca, Alman ihtiyat birliklerinin en iyi unsurlarıydı.Den tyske orden var hans viktigste fiender.
Fakat bazı iklim unsurları yakın çevreden farklıdır.Klimaet i høylandet er forskjellig fra det omliggende området.
Ve bu unsurlar siyasi bir kimlik kazanırlar.Dermed får vedtakene en politisk karakter.
Diğer yönden Pers süvari unsurları Atina ve diğer Grek kent devletlerini oldukça etkilemiş görünmektedir.Paradoksalt nok var kvinner mer undertrykt i Athen enn noen annen gresk bystat.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Således ble mennesker, dyr og planter forstått som andeler av et enkeltstående helhet.
Gemiler askerî birliklere erzak sağlamak için vazgeçilmez unsurlardı.Skip var vitale for forsyninger for styrkene.
Heydrich bu unsurları kategorilere böldü.Heydrich ble praktisk talt diktator for disse okkuperte områdene.
Günümüzde bilgi toplumunun unsurlarını hayatın her alanında görmek mümkündür.Man finner anvendelser av informasjonsvitenskap i nesten alle deler av dagens samfunn.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod