Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Obecnie staramy się zająć kolejnym problemem, który bezpośrednio związany jest z moim życzeniem.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Sekarang kami telah melakukan hal kedua, dan ini sampai ke keinginan saya.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Τώρα πήγαμε στο επόμενο βήμα, και αυτό οδηγεί στην ευχή μου.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Зараз ми взяли на себе ще одну справу, і це стосується мого бажання.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Сега се захванахме с второ нещо и това ме води към моето желание.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.Теперь мы взяли на себя ещё и вторую вещь, и тут мы приближаемся к моему желанию.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.בנוסף התגייסנו למאמץ נוסף, וזהו הבסיס לדבריי.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.الآن لقد أخذنا ثاني شئ، وهذا يصلني لأمنيتي.
Şimdi ikinci unsur üzerinde çalışmaya başladık ve benim dileğim de bununla ilgili.途上国での活動における私の経験から
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Até agora, os EUA têm sido o traço dominante do nosso mundo.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Egészen mostanáig az Egyesült Államok volt a világunk domináns szereplője.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Fino ad ora, gli Stati Uniti sono stati l'entità dominante del nostro mondo.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Începe să apară o lume multipolară.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Sie fangen an, das Hervortreten einer multipolaren Welt zu sehen.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Vidíme vznik multipolárního světa.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Μέχρι τώρα, οι Ηνωμένες Πολιτείες ήταν το κυρίαρχο χαρακτηριστικό του κόσμου μας.
Şimdiye kadar, ABD dünyamızın global dominant unsuru oldu.Досі Сполучені Штати були характерною ознакою нашого світу.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Der var en hæmmende faktor - - mellem alkymisten og energien.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Det fanns en hämmande komponent- -mellan alkemisten och energin.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Eso era probablemente la Piedra Filosofal que se extendió por la tierra.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Heidän ja energian välissä oli estävä tekijä.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Isso era, provavelmente, a Pedra Filosofal que se alastrou pela terra.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Między alchemikiem a energią tektoniczną stawał jakiś czynnik hamujący.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Probabilmente quella era la Pietra Filosofale diffusa per tutto il Paese.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Υπήρχε ένα ανασταλτικό συστατικό ανάμεσα στον αλχημιστή και την τεκτονική ενέργεια.
Simyacı ile tektonik enerji arasında engelleyici bir unsur vardı.Существовал тормозящий компонент между алхимиком и тектонической энергией.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.Alkemiassa ympyrä ohjaa voiman kiertoa.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.Em alquimia, um círculo é um factor importante que controla a circulação do poder.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.En cirkel? I alkemi är cirkeln en viktig faktor som gör att kraften cirkulerar.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.En la alquimia, el círculo es un factor importante que controla la circulación del poder.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.I alkymi er cirkelen vigtig, da den får kraften til at cirkulere.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.Krąg w alchemii jest ważnym czynnikiem, który kontroluje przepływ mocy.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.Nell'alchimia, un cerchio è un fattore importante, che controlla la circolazione del potere.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.Ο κύκλος είναι σημαντικός για την αλχημεία. Ελέγχει τη ροή της δύναμης.
Simyada, çember gücün döngüsünü kontrol eden önemli bir unsurdur.В алхимии круг - это важный фактор, который управляет движением власти.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.A limitação era que não tinham dinheiro.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.De beperking was dat ze geen geld hadden.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Die Einschränkung war Geldmangel,
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Hạn chế của họ là tài chính.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.제한조건은, 돈이 없었다는 것입니다.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.La limitación es que no tenían dinero.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.La limitation était qu'ils n'avaient pas du tout d'argent.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Limitarea era faptul că nu aveau bani.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.L'ostacolo era che non avevano un soldo.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Ograniczeniem był całkowity brak pieniędzy.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Ο περιορισμός ήταν ότι δεν είχαν χρήματα.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Обмеження - це відсутність грошей.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Ограничение состояло в том, что у них не было никаких денег.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.Ограничението било, че нямали никакви пари.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.המגבלה היתה שלא היה להם כסף כלל.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.المانع كان أنه لم يتوفر لديهم المال.
Sınırlayıcı unsur hiç paralarının olmamasıydı.彼らには物理的なネットワークに投資すべき資金が
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.Das letzte Element, was wirklich half, alles so zu schaffen, waren die Partnerschaften.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.El último factor que en verdad nos ayudó a desarrollar estas cosas fueron las asociaciones.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.Het laatste element dat veel bijdroeg aan de ontwikkeling deze zaken waren de partnerschappen.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.마지막 요소는 이 일을 키우는데 큰 도움이 되었던 파트너쉽입니다.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.La dernière chose qui nous permis de développer tout cela a été la mise en place de partenariats.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.L'ultimo aspetto che ci ha aiutato a sviluppare questo progetto è stata la collaborazione.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.Ostatnim elementem, którego potrzebowaliśmy, były spółki cywilne.
Son unsur, bu şeylerin gerçekten gelişmesine yardım eden, ortaklıklardı.O último elemento que ajudou de facto a desenvolver estas coisas foram as parcerias.