Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirirPrikaži notranjost postavk na koledarju v barvah koledarja in njihov rob v barvah kategorij
Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirirRita månadsobjekt med sina kalenderfärger inuti och kategorifärger på kanterna
Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirirTegn månedselementer med kalenderfarven indvendigt og kategorifarven til kanten
Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirirΣχεδίαση αντικειμένων του μήνα με το χρώμα ημερολογίου μέσα και το χρώμα κατηγορίας στο περίγραμμά τους
Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirirМалювати пункти місяця кольором їх календаря, для рамки ж використати колір категорії календаря
Aylık unsurları, takvim rengi içeride ve kategori rengi sınır çizgisinde olacak şekilde çizdirir予定表のアイテムの内部をリソース色で、枠をカテゴリ色で描画します
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Abba kell hagynunk az elmebetegség kriminalizálását.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Además, debemos dejar de criminalizar las enfermedades mentales.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Außerdem müssen wir aufhören, Geisteskrankheiten zu kriminalisieren.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Aussi, nous devons cesser de faire de la maladie mentale un crime.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Dále je třeba přestat kriminalizovat duševní nemoci.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.De asemenea, trebuie să încetăm să-i învinovățim pe bolnavii mintali.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Igualmente, temos que deixar de criminalizar a doença mental.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Inoltre, dobbiamo smetterla di criminalizzare la malattia mentale.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.또한, 우리는 정신병을 죄처럼 여기는 걸 멈추어야 합니다.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Ngoài ra, cũng cần phải ngăn chặn sự kì thị đối với những bệnh lý thần kinh.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Przestańmy też traktować choroby psychiczne jak przestępstwa.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Vi måste också sluta kriminalisera psykisk sjukdom.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.We moeten ook stoppen met het criminaliseren van geestesziekte.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Επίσης, πρέπει να σταματήσουμε να ενοχοποιούμε τις ψυχασθένειες.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Също така, трябва да спрем да криминализираме умствените заболявания.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.Также нужно прекратить криминализацию психических заболеваний.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.כמו כן, עלינו להפסיק להתייחס למחלות הנפש כאל פשע.
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.و علينا أن نتوقف عن تجريم المرض النفسي
Ayrıca, zihinsel hastalıkları bir suç unsuru gibi göstermeyi bırakmamız gerek.これは全国的な悲劇でありスキャンダルですが
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Also, das finde ich interessant, aber es fehlte ein gewisses menschliches Element.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Dat vind ik interessant, maar er ontbrak een menselijk element.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.E interesant, dar lipsește un anume element uman. (Râsete)
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Cela me semble intéressant, mais il manquait d'un certain élément humain.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)È interessante, ma manca di una certa componente umana.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Ezt érdekesnek tartom, de hiányzik belőle egy emberi alkotórész.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Hal ini menarik bagi saya namun masih kurang unsur kemanusiaan tertentu.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Toto ma zaujíma, no chýbal tomu určitý ľudský element.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Αυτό είναι ενδιαφέρον για μένα, αλλά στερούταν ενός βασικού ανθρώπινου στοιχείου.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Оце для мене є цікавим, але тут бракувало трохи людського елементу.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti. (Gülüşmeler)Това е интересно за мен, но му липсва определен човешки елемент.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Isto, para mim, é interessante, mas faltava-lhe um certo elemento humano.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.이 작품은 흥미롭긴 하지만 인간적인 요소가 일부 빠져있습니다.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Me resultó interesante, pero carecía de un cierto elemento humano.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Tôi hứng thú với chuyện này nhưng nó vẫn thiếu một số yếu tố con người.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Wygląda to interesująco, ale brakowało mi czynnika ludzkiego.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.Это, конечно, интересно, но не хватает человеческого элемента.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.זה מעניין אותי, אבל חסר בזה איזשהו אלמנט אנושי.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.لذا، هذا مثير للاهتمام بالنسبة لي، لكنها تفتقر إلى عنصر بشري معين.
Bana ilgi çekici gözüktü, ama özel bir insan unsuru eksikti.少し人間味に欠けていました (笑) せっかくのデジタル彫刻なので
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Acum, vreau să fie foarte clar de la început că acest discurs nu este o judecată.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Chcę, żeby to było jasne -- w tej przemowie nie ma osądów.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Chtěla bych, aby bylo jasné hned od začátku, že tahle přednáška neposuzuje.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Dari awal ini, saya ingin meluruskan bahwa pidato ini tidak bermaksud menghakimi.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Digo, desde já, que quero ser muito clara que com este discurso não faço juízos de valor.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Ich möchte am Anfang klarstellen, dass diese Rede frei von Urteilen ist.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Ik wil van bij het begin duidelijk stellen dat deze toespraak geen oordeel velt.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Jeg vil fra begyndelsen gøre det klart, at dette foredrag ikke vil komme med en endelig løsning.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Je veux que ce soit très clair dès le départ, je ne porte aucun jugement dans mon discours.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.우선 오늘 제가 드리는 말씀엔 어떠한 편견도 없다는 것을 처음부터 확실히 하고 싶습니다.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Még most az elején, szeretném leszögezni, hogy ez a beszéd nem ítélkezik majd.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Na začiatok chcem, aby bolo jasné, že táto reč neposudzuje.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Quiero ser clara desde el principio: no voy a emitir juicio de valor en esta charla.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Till att börja med vill jag vara väldigt tydlig med att detta tal inte är dömande på något vis.
Başlamadan şunu söylemek isterim ki, bu konuşmamnda herhangi bir yargılayıcı unsur yok.Trước hết, tôi muốn nói rõ rằng bài diễn thuyết này không hề phán xét điều gì hay ai.