un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un cevabı ani oldu.Tom's response was immediate.
Tom'un uçağı 14.30'da Boston'a hareket edecek.Tom's plane leaves for Boston at 2:30 p.m.
Tom'un ebeveynlerinin her ikisi de öğretmendir.Tom's parents were both teachers.
Tom'un fikirlerinin buralarda fazla ağırlığı yoktur.Tom's opinions don't carry much weight around here.
Tom'un operasyonu küçük bir servete mal olacak.Tom's operation was going to cost a small fortune.
Tom'un büyük kızı hâlâ bekardır.Tom's older daughter is still unmarried.
Tom'un annesi çok iyi bir aşçıdır.Tom's mother is a very good cook.
Tom'un annesi Tom üniversiteden mezun olmadan tam bir hafta önce öldü.Tom's mother died just one week before Tom graduated from college.
Tom'un annesi Tom'u holde çıplak gezdiği için kovaladı.Tom's mother chased Tom as he ran naked around the lobby.
Tom'un oturma odası zevkle döşenmiştir.Tom's living room was tastefully furnished.
Tom'un evi satılıktır.Tom's house is for sale.
Tom'un evini bulmak kolaydır.Tom's house is easy to find.
Tom'un kalbi birdenbire daha hızlı atmaya başladı.Tom's heart suddenly began to beat faster.
Tom'un şapkası uçtu.Tom's hat blew off.
Tom'un saç çizgisinden uzaklaşıyorsun.Tom's hairline is receding.
Tom'un saç çizgisi basıktır.Tom's hairline is receding.
Montaj hattı üzerinde çalışırken, Tom'un parmakları mahvoldu.Tom's fingers got smashed while working on the assembly line.
Tom'un ailesi Boston'da yaşıyor.Tom's family lives in Boston.
Tom'un yüzü kırmızı.Tom's face is red.
Tom'un gözleri kan çanağı.Tom's eyes are bloodshot.
Tom'un görevleri yaprakları tırmıkla toplamayı içermektedir.Tom's duties include raking the leaves.
Tom'un köpeği oynayarak onu ısırdı.Tom's dog bit him playfully.
Tom'un diyeti proteinden yoksun.Tom's diet is deficient in protein.
Tom'un ölümü bir sürpriz olarak geldi.Tom's death came as a surprise.
Tom'un günleri sayılı.Tom's days are numbered.
Tom'un şirketi petrol için sondaj yapıyor.Tom's company is drilling for oil.
Tom'un şirketi Hindistan'dan çay ithalatı yapıyor.Tom's company imports tea from India.
Tom'un şirketi Brezilya'dan kahve ithal ediyor.Tom's company imports coffee from Brazil.
Tom'un elbiseleri eski ama temizdi.Tom's clothes were old, but clean.
Tom'un işi çok iyi gidiyor.Tom's business is doing very well.
Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.Tom's bicycle was blue before he painted it red.
Tom'un davranışları kabul edilebilir değildi.Tom's behavior wasn't acceptable.
Tom'un tavsiyesi çok yararlı idi.Tom's advice was very helpful.
Tom'un tavsiyesi hiç yardımcı olmadı.Tom's advice didn't help at all.
Tom unutmamak için her şeyi not alır.Tom writes everything down so he won't forget it.
Tom bu yıl bir üniversite öğrencisi olacak.Tom will be a university student this year.
Tom'un sınavı geçmesi mümkün değildi.Tom wasn't able to pass the examination.
Tom'un hafta sonundan önce ev ödevini teslim etmesi gerekiyordu.Tom was supposed to hand in his homework before the weekend.
Tom'un üç hafta önce kaybolduğu bildirildi.Tom was reported missing three weeks ago.
Tom'un bu sabah acelesi vardı.Tom was in a hurry this morning.
Tom'un her inçi bir beyefendi idi.Tom was every inch a gentleman.
Tom'un bir bavul içine sahip olduğu her şeyi sığdırması mümkün oldu.Tom was able to fit everything he owned into one suitcase.
Tom, 24 yaşını doldurmadan önce üniversiteden mezun olmak istiyor.Tom wants to graduate from college before he turns 24 years old.
Tom üniversiteye girebilsin diye çok çalıştı.Tom studied hard so he could get into college.
Tom çok çalıştı böylece üniversiteye girebildi.Tom studied hard so he could get into college.
Tom'un daha dikkatli olması gerekirdi.Tom should have been more careful.
Tom'un yarın bir testi olduğu için bu gece yatmaya erken gitmeli.Tom should go to bed early tonight since he has a test tomorrow.
Tom'un suyu bitti.Tom ran out of water.
Tom'un zamanı bitti.Tom ran out of time.
Tom'un parası tükendi.Tom ran out of money.
Tom'un yiyeceği tükendi.Tom ran out of food.
Tom'un sorunu kendi dünyasında yaşamaktır.Tom's problem is that he lives in his own bubble.
Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip.Tom owns a lot of land just outside of Boston.
Tom'un sadece hafif bir yabancı aksanı var.Tom only has a slight foreign accent.
Tom'un acil bir telefon görüşmesi yapması gerekiyor.Tom needs to make an urgent telephone call.
Tom'un biraz uyumaya ihtiyacı var.Tom needs to get some sleep.
Tom'un konuşmak için birine ihtiyacı var.Tom needs someone to talk to.
Tom'un kendisine yardım edecek birine ihtiyacı var.Tom needs somebody to help him.
Tom'un keskin bir bıçağa ihtiyacı var.Tom needs a sharp knife.
Tom'un yeni bir çift gözlüğe ihtiyacı var.Tom needs a new pair of glasses.