un ile cümle
un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı insanlar savaştan önceki durumun nasıl olduğunu unutmuş görünüyor.Some people seem to have forgotten what it was like before the war.
Bazı öğrenciler ev ödevlerini yapmayı unutmuş gibi görünüyor.Some students seem to have forgotten to do their homework.
Ubuntu ünlü bir Linux dağıtımıdır.Ubuntu is a popular Linux distribution.
O ünlü şair kütüphanesinde kendini öldürmeyi planlanmış.That famous poet planned on killing himself in his library.
Köpekbalıkları kana susamış olmalarıyla kötü bir üne sahiptirler.Sharks are notorious for having a thirst for blood.
Üniversitede fizik dersini başaramadım ama kimyayı başardım.In college, I fared ill with physics and well with chemistry.
Ünlü şair kütüphanesinde intihar etme girişiminde bulundu.The famous poet attempted to commit suicide in his library.
Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım.I completed the university course comfortably.
5 ve 3'ün toplamı 8'dir.The sum of 5 and 3 is 8.
O, üniversitede tarih eğitimi alıyor.He is studying history at the university.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Tom'un arabasını ödünç almamalıydın.You shouldn't have borrowed Tom's car.
Tom'un sana söylediği her şeye inanmamalısın.You shouldn't believe everything Tom tells you.
Tom'un odasına girmeden önce her zaman kapıyı çalmalısın.You should always knock before entering Tom's room.
Tom'un dün niçin gelmediğini biliyorsun, değil mi?You don't know why Tom didn't come yesterday, do you?
Tom'un ne zaman geleceğini bilmiyorsun, değil mi?You don't know when Tom will come, do you?
Tom'un söylediğini yapmak zorunda değilsin.You don't have to do what Tom says.
Tom'un yardımına güvenemezsin.You can't count on Tom's help.
Her zaman Tom'un yardımını isteyebilirsin.You can always ask for Tom's help.
Tom'un ne zaman geleceğini bana bildirir misin?Would you let me know when Tom comes?
Bana Tom'un adresini verir misin?Would you give me Tom's address?
Tom'un bizimle kart oynamayı isteyip istemediğini niçin öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to play cards with us?
Niçin Tom'un bizimle gitmek isteyip istemediğini öğren miyoruz?Why don't we see if Tom wants to go with us?
Niçin Tom'un tavsiyesini sormuyoruz?Why don't we ask Tom's advice?
Tom'un bugün niçin okulda olmadığını düşünüyorsun?Why do you think Tom wasn't at school today?
Tom'un niçin sürücü testini geçemediğini düşünüyorsun?Why do you think Tom wasn't able to pass his driving test?
Tom'un niçin ağladığını düşünüyorsun?Why do you think Tom was crying?
Tom'un niçin kırsal alanda yaşamayı tercih ettiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom prefers living in the country?
Niçin Tom'un beyzbolu çok sevdiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom likes baseball so much?
Niçin Tom'un bir psikolog olmayı seçtiğini düşünüyorsun?Why do you think Tom chose to become a psychologist?
Tom'un gözünü kim morarttı?Who gave Tom that black eye?
Tom'un yumurta sarısı yiyip yemediği kimin umrunda?Who cares whether Tom eats egg yolks or not?
Tom'un söylediği anlamlıdır.What Tom says makes sense.
Tom'un yediği lezzetliydi.What Tom ate was delicious.
Tom'un yediği onun midesini bozdu.What Tom ate gave him an upset stomach.
Tom'un akşam yemeği için yediği pahalıya malolmadı.What Tom ate for dinner didn't cost much.
Tom'un yediği neredeyse onu öldürüyordu.What Tom ate almost killed him.
Gerçekten beni en çok şaşırtan Tom'un bir günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day Tom slept.
Sana Tom'un bir anadil konuşuru olmadığını düşündüren nedir?What makes you think Tom isn't a native speaker?
Tom'un gelmeyeceğini sana ne düşündürdü?What made you think that Tom wouldn't come?
Anlamadığım şey Tom'un niçin gitmediği ve bize yardım ettiğidir.What I don't understand is why Tom didn't stick around and help us.
Tom'un yeni arabası neye benziyor?What does Tom's new car look like?
Tom'un bu konuda yapması gereken nedir?What does Tom have to do with this?
Tom'un elinde ne var?What does Tom have in his hand?
Tom'un kız arkadaşı hakkında ne biliyorsun?What do you know about Tom's girlfriend?
Tom'un vize alamadığını duymak bizi hayal kırıklığına uğrattı.We were disappointed to hear that Tom couldn't get a visa.
Tom'un intihar ettiğini duyduk, ama biz ona gerçekten inanmadık.We heard that Tom had committed suicide, but we didn't really believe it.
Tom'un cinayeti işlediğine inanıyoruz.We believe that Tom committed the murder.
Tom'un küçük kızı evlidir.Tom's younger daughter is married.
Tom'un işi ikinci-el arabalar satmaktır.Tom's work is selling second-hand cars.
Eğer gerçeği bilseydi, Tom'un eşi muhtemelen onu terk ederdi.Tom's wife would probably leave him if she knew the truth.
Tom'un konuşma şekli sinirlerime dokunuyor.Tom's way of talking gets on my nerves.
Tom'un sorunçıkaran günleri bitti.Tom's troublemaking days are over.
Tom'un üçüncü evliliği mutsuzdu ve hâlâ bir kez daha boşanmayı düşünüyordu.Tom's third marriage was unhappy and he was considering yet another divorce.
Tom'un müzik zevki benimkine benzer.Tom's taste in music is similar to mine.
Tom'un konuşması oldukça ilginçti.Tom's speech was quite interesting.
Tom'un oğlu geçen kış bir trafik kazasında öldürüldü.Tom's son was killed in a traffic accident last winter.