un ile cümle

un kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Taro, üçünün en ünlü olanıdır.Taro is the most famous of the three.
Taro büyük olasılıkla üniversite giriş sınavını geçecek.Taro is very likely to pass the university entrance examination.
Uygunluk, homojen topluluğumuzun vazgeçilmez bir unsurudur.Conformity is an essential element of our homogeneous community.
Üniversitedeki ilk günüm oldukça sıkıcıydı.My first day in the university was rather boring.
Üniversitedeki hayat anlamlıdır.The life in the university is significant.
Üniversitemde bir tenis kulübü üyesiydim.I belong to a tennis club in my university.
Üniversitede hangi alanda uzmanlaşmayı planlıyorsun?What do you plan to major in in college?
Üniversitede ne yapacaksın?What are you going to do in college?
Üniversitede iktisat bölümünde uzmanlaşmayı hiç düşündünüz mü?Have you ever considered majoring in economics at college?
Bir üniversiteye girme hayatımın amacı değil.Entering a university is not the purpose of my life.
Ben üniversiteye girdiğimden beri birçok arkadaşlar edindim.I've made a lot of friends since I entered college.
Eğer üniversiteye girebilirsem, iki yabancı dil konuşmayı öğrenmeyi umuyorum.If I can get into university, I am hoping to learn to speak two foreign languages.
Bir üniversite işi çok sana daha çok istirahat zamanı verirdi.A university job would give you a lot more free time.
Üniversite öğrenimime para biriktirmek için çalışıyorum.I am working to save for my college tuition.
Bir üniversite vakfı onun büyük hırsıydı.The foundation of a college was her great ambition.
Bir üniversite profesörü olmak onun hayali oldu.It has been her dream to be a university professor.
Üniversite bu tür sınavı kaldırmaya karar verdi.The university decided to do away with this kind of examination.
Üniversitesi harika bir deneyimdi.University was a wonderful experience.
Bizim üniversite istasyondan uzaktır.Our college is far from the station.
Üniversite ona bir burs verdi.The college granted him a scholarship.
Üniversite ona fahri doktora unvanı verdi.The college bestowed an honorary degree on him.
Dört yıl boyunca üniversiteye gitmek zorundasın.You have to go to college for four years.
Üniversiteye mi gideceğimden ya da bir işe mi gireceğimden henüz emin değilim.I am not sure yet if I will go to a university or get a job.
Üniversiteye gitmek beyhude değildir.It isn't futile to go to university.
Üniversiteyi bitirdikten sonra ne yapmak istiyorsun?What do you want to do after you finish college?
Üniversiteden mezun olduktan sonra ihracat işiyle ilgilenmeyi umuyorum.I hope to be engaged in the export business after graduating from college.
Üniversiteden mezun olduğumda ne olmaya niyet ettiğim bana amcam tarafından soruldu.I was asked by my uncle what I intended to be when I graduated from college.
Üniversiteden mezun olduktan sonra, o bir öğretmen oldu.Having graduated from college, she became a teacher.
Üniversiteden mezun olduğum beş yıl önceydi.It was five years ago that I graduated from college.
Üniversiteyi bitirdiğimde, derhal çalışmaya başladım.On finishing university, I started working right away.
Üniversiteyi bitirdikten sonra, O Amerika Birleşik Devletleri'ne gitti.After her graduation from college, she went over to the United States.
Üniversiteden mezun olduğunda, o evlendi.On graduating from college, she got married.
Üniversite eğitimi bilginizi genişletmek için tasarlanmıştır.University education is designed to expand your knowledge.
Üniversite kampüsünün merkezinde kurucusunun heykeli duruyor.In the center of the university campus stands the statue of the founder.
Ben üniversitede iken bir İngilizce gazete aldım.I took an English newspaper when I was in college.
Üniversite günlerine dönüp baktığımda,sanki bir asır önceymiş gibi görünüyorlar.Looking back on our college days, it seems as if they were a century ago.
Kız kardeşim, bir üniversite öğrencisi, konuşma yarışmasında birincilik ödülü kazandı.My sister, a university student, won first prize in the speech contest.
Ben bir üniversite öğrencisiyim.I am a university student.
Sen bir üniversite öğrencisi misin?Are you a college student?
O bir üniversite öğrencisi olarak kabul edilmektedir.He passes for a college student.
Üniversite öğrencilerinin sayısı artmaktadır.The number of college students is increasing.
Öğrencilerin yüzde kaçı üniversitelere kabul edilmektedir?What percentage of the students are admitted to colleges?
Genellikle üniversite öğrencilerinin lise öğrencilerine göre daha fazla boş zamanı vardır.Generally speaking, college students have more free time than high school students.
Üniversite hayatından en iyi şekilde yararlanın.Make the most of your college life.
İşsiz üniversite mezunlarının sayısı 4000 den fazladırThe number of unemployed college graduates amounts to more than 4000.
Üniversite Yönetimi, New York'ta bir şube kampüs kurmaya karar verdi.The University Administration decided to set up a branch campus in New York.
Onu kimin söylediğini unutuyorum.I forget who said it.
Tom'un dışında kimle görüşmeliyim?Who should I meet but Tom?
Adam Tom'un sandalyesinin yanında durdu.He stopped by Tom's chair.
Teslim etmeden önce kağıdını kontrol etmeyi unutmamalısın.You must not forget to check your paper before you hand it in.
Sadako onu unutmak istedi.Sadako wanted to forget about it.
Işığı kapatmayı unutma.Don't forget to turn the light off.
Neredeyse şemsiyemi trende unutuyordum.I almost left my umbrella in the train.
Lütfen seni aramayı unuttuğum için beni affet.Please forgive me for forgetting to call you.
Lütfen okula gönderirken bu mektubu postalamayı unutmayın.Please remember to mail this letter on your way to school.
Cumartesi günü öğle yemeğini getirmeyi unutma.Don't forget to bring your lunch on Saturday.
Tokyo'nun nüfusu New York'unkinden daha büyük.The population of Tokyo is larger than that of New York.
Tokyo Üniversitesine girmeye çalışıyordum ama düşüncemi değiştirdim.I was going to try to get into Tokyo University, but I've changed my mind.
Aramızda kalsın, John'un fikri pek ilgimi çekmiyor.Between you and me, John's idea doesn't appeal to me very much.
Matematik ders kitabını tekrar unutmamalısın.You must not forget your math textbook again.

İlgili Sayfalar