"Bir umut var... ...bir gün... ...HIV ve AIDS'e karşı bu savaşı... ...kazanabiliriz."Есть надежда, надежда, что однажды мы победим в борьбе против ВИЧ и СПИДа.
"Bir umut var... ...bir gün... ...HIV ve AIDS'e karşı bu savaşı... ...kazanabiliriz.Има надежда, надежда, че един ден ще спечелим тази битка срещу ХИВ и СПИН.
"Bir umut var... ...bir gün... ...HIV ve AIDS'e karşı bu savaşı... ...kazanabiliriz.תקווה שיום אחד ננצח במאבק נגד HIV ואיידס.
"Bir umut var... ...bir gün... ...HIV ve AIDS'e karşı bu savaşı... ...kazanabiliriz.الأمل أنه يوماً ما سنربح المعركة ضد الإيدز و الHIV.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Chúng tôi đến từ đâu đó và chúng tôi hi vọng xê dịch suốt, di chuyển tới một nơi mới.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Jövünk valahonnan, és remélhetőleg folyamatosan úton vagyunk, mindig valami új hely felé elmozdulóban.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Kita datang dari suatu tempat dan kita bepergian setiap saat, berpindah menuju ke tempat baru.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.우리는 어디로부턴가 와서 항상 새로운 장소를 찾아 여행을 하고 있는 셈입니다
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Przychodzimy z jakiegoś miejsca i pełni nadziei wciąż podróżujemy w stronę nowego miejsca.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Veniamo da qualche posto, e - si spera - siamo sempre in movimento, in movimento verso un nuovo posto.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Venim de undeva şi, sper, călătorim tot timpul, mişcându-ne spre un loc nou.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Venimos de algun lado y viajamos esperanzados todo el tiempo, moviendonos hacia un nuevo lugar.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Viemos de algum lugar e estamos sempre a viajar, a mover-nos em direção a um novo lugar.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Wir kommen von irgendwoher und wir reisen hoffentlich die ganze Zeit, in Richtung eines neuen Ortes.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Ερχόμαστε από κάπου και ελπίζουμε ότι ταξιδεύουμε συνεχώς κινούμενοι προς ένα νέο μέρος.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Идваме от някъде и с надежда пътуваме през цялото време, премествайки се на ново място.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.Мы откуда-то приходим и путешествуем все время, направляясь к новому месту.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.באנו ממקום כלשהו ואנו נעים בתקווה כל הזמן, נעים לקראת מקום חדש.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.لقد أتينا من مكان ما ونسافر على أمل كل الأوقات، نذهب بإتجاه أماكن جديدة.
Biryerlerden geliyoruz ve umut dolu geziyoruz her zaman bir yerden bir yere.新たな場所へ移動するのです 自由とは一つの集団に縛られず 訪れる-
"Bittiği için mutlu musun şimdi?" dediğinde, umutsuzca ve çaresizce... ...başımı salladım.Acum, nu-i aşa că eşti fericită că s-a terminat?"
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Eine Herausforderung der Hoffnung, die es wert ist, gestellt zu werden.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Enquadrá-lo como um desafio de esperança ou seja, "criação de valor".
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Formulujme jej jako otázku naděje, to stojí za pokus.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Kami menggambarkannya sebagai tantangan harapan, dan sudah sepantasnya.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Khi cta đinh hình các vđề của CPhi là thách thức về sự hi vọng, đó sẽ là cách nhìn mới đầy giá trị.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.우리는 이것을 희망의 도전으로 구성해야 합니다. 그럴만한 가치가 있죠.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Lo formulamos como un reto de esperanza: creación de valor.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.My formujemy je jako wyzwanie nadziei, wartej tworzenia.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Nous le cadrons comme un défi d'espoir, qui est la création de richesses.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.O incadram drept o provocare a sperantei, adica a crearii bogatiei.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Se la si vede con l'occhio della speranza, si tratta di una cosa che vale la pena creare.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Vázoljuk fel úgy, mint a remény kihivása, mert ez megéri a megteremtést.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.We definiëren het als een uitdaging van hoop: creatie van welvaart.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Μια τέτοια πρόκληση ελπίδας, ως πλαίσιο, είναι δημιουργία αξίας.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Мы обрамляем это как задачу надежды, и это стоящий замысел.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.Ние очертаваме това като предизвикателен път към надеждата, който си струва да бъде извървян.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.אנחנו נגדיר זאת כאתגר של תקווה, וזה שווה יצירה.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.نؤطرها في تحديات الأمل، وهذا هو الصنيع الجيَد.
Biz bunu bir umut mücadelesi olarak adlandırıyoruz, ve bu değecek bir çabadır.アフリカに興味がある人々が直面している挑戦は、
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.우리는 이들이 인간과 비슷한, 때로는 똑같은 방식으로 감정을 우리가 말하는 기픔, 슬픔, 분노, 절망을 보여줍니다.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.Provano emozioni simili, o a volte uguali, a quelle che noi definiamo gioia, tristezza, paura, disperazione.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.אנחנו מגלים שהם מראים רגשות דומים -- אולי לפעמים זהים -- לאלו שאנחנו מתארים בעצמנו כשמחה, עצבות, פחד, יאוש.
Bizdeki mutluluk, üzüntü, korku, umutsuzluğa benzer- belki bazen aynı şekilde- duygular gösteriyorlar.感情を持ち合わせ 精神や肉体面の苦しみも わかっています
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.이것은 우리의 비전, 우리의 미래, 우리의 희망, 우리의 꿈에 대한 갈망, 우리의 고투와 우리의 공포입니다.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Obejmują nasze wizje, aspiracje na przyszłość, nasze nadzieje i marzenia oraz zmagania i lęki.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Onze visie, onze ambities voor de toekomst, onze hoop, onze dromen, onze strijd en onze angsten.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.Това е нашата визия, нашите желания за бъдещето, нашите надежди, нашите мечти, нашите борби и нашите страхове.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.זה החזון שלנו, השאיפות שלנו לעתיד, התקוות שלנו, החלומות שלנו, ההתחבטויות שלנו והפחדים שלנו.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.هذه هي رؤيتنا، تطلعاتنا للمستقبل، آمالنا، أحلامنا، معاناتنا ومخاوفنا.
Bizim görüşümüz, geleceğe dair planlarımız, umutlarımız, hayallerimiz, mücadelemiz ve korkularımızdır.希望や夢や 苦闘や恐れです 私達の成功も失敗も
Bizi sisteme bađlý kýlan yanlýţ umutlar neler?- Besonders in Nordamerika hatten die Pazifisten und Gewaltlosigkeits-
Bizi sisteme bađlý kýlan yanlýţ umutlar neler?- 특히 북미에서는 평화주의자들과 비폭력 옹호자들은
Bizi sisteme bađlý kýlan yanlýţ umutlar neler?- Particulièrement en Amérique du Nord, les adeptes du pacifisme et de
Bizi yaţanamaz durumlarla saran ve gerçek olasýlýklara karţý körleţtiren yanlýţ umutlar neler?사람들이 다양한 투쟁과 사회운동에 "어떻게" 참여해야 하는 지를 규정하거나
Bizi yaţanamaz durumlarla saran ve gerçek olasýlýklara karţý körleţtiren yanlýţ umutlar neler?la non-violence ont joué un rôle déterminant dans la censure et le contrôle de
Bizi yaţanamaz durumlarla saran ve gerçek olasýlýklara karţý körleţtiren yanlýţ umutlar neler?Και η απάντηση από το κοινό ήταν στ' αλήθεια προβλέψιμη.
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Ayudámos a personas sin hogar en la ciudad de Nueva York a compartir sus historias en Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.Kami menolong tunawisma di kota New York Berbagi tentang cerita mereka kepada Twitter
Biz New York şehrinin umutsuz sakinlerine yardım ederiz, onların hikayelerini Twitter'da paylaşırız.저희는 트위터에 뉴욕 노숙자들의 이야기를 공유해 돕고 있습니다.